Türkiye’de yaşarken başka ülkelerin, dinlerin, milletlerin, toplumların birbirlerinden farklı gelenekleri, kültürleri, kutlama biçimleri bugünkü kadar ilgimi çekmiyordu açıkçası. Bunda ülkemizin homojen bir nüfus yapısına sahip olmasının elbette etkisi var ancak bu tek etken değil tabii ki. Bir başka ülkede yaşayan yabancıyken, o ülkedeki yerel halkla ilişki kurduğunuz gibi, o ülkedeki yabancı toplumların bireyleri ile de ilişki kuruyorsunuz. Halbuki kendi ülkenizde dostlarınızın arasında böyle bir ihtiyacınız olmuyor, belki de işin kolaycılığına kaçıyorsunuz.

Continue reading

İtalya Ukrayna İşadamları Derneği Başkanı Giuseppe Masci, biz dostlarının ona seslenişiyle Pino ile bir Türk restoranında yemek yiyoruz. Pino, dünyanın tüm mutfaklarını bilir, araştırır, tam bir yemek tutkunudur ancak onun için Türkiye’nin ve Türk mutfağının yeri ayrıdır. Zira hem mutfağımıza hem de ülkemize müthiş bir hayranlığı vardır. Pino, beni Kiev’deki İtalyan restoranlarında ağırlarken ben ise her seferinde onu bir Türk restoranına davet ederim, ne yazık ki Dünya’nın bu bölgesinde benim seçeneklerim sınırlıyken onun seçeneklerinin daha çok olduğunu itiraf etmeliyim.

Continue reading

Ukrayna’nın en yeni ve en havalı alışveriş merkezi Ocean Plaza, geçtiğimiz yılın son ayında resmi açılışını gerçekleştirdi. Hem alışveriş merkezini hem de bu alışveriş merkezine adeta çıkarma yapan Türk perakendecileri yazmak için biraz zaman geçmesini bekledi. Şehrin merkezi ve prestijli caddelerinden Gorkova’da bulunan Ocean Plaza, Skymall ile birlikte Kiev’in çağdaş anlamda iki alışveriş merkezinden biri. Ancak Skymall şehrin sol yakasında kalıyor ve metro bağlantısına sahip değil. Halbuki Ocean Plaza metro istasyonun hemen üstünde yer alıyor.

Continue reading

[Birkaç gündür Türkiye ve Ukrayna medyasında kurgu bir video üzerinden üretilen haberler etrafında oluşan bir gündem hakim. Benim telefonlarım da, Türk Ukrayna İşadamları Derneği’nin telefonları, e-maili ve faksı da bu konuyla ilgili tepkilerle meşgul. Ukrayna’daki Türkiye, Türkiye’de ise Ukrayna imajına dönük olumsuz algı oluşturmayı planlayan bu girişim kısa vadede kısmen başarılı olmuş gözükse de gerçekler nihayetinde ortaya çıkmıştır. Bu düzmece video ve benzeri girişimler asla iki ülkenin bugün altın çağını yaşayan iktisadi, ticari, siyasi ve kültürel ilişkilerine gölge düşüremeyecektir.

Continue reading

Kiev’in sol yakasına Metro Köprüsü’nden geçtiğinizde yolun sol bölümündeki nehir adasında Hidropark kompleksi yer alır. 1968 yılında, Ekim Devrimi’nin 50. yılı anısına inşa edilen bu kompleks daha ziyade orta ve düşük gelirli Kievliler’in rağbet ettiği plajlara, cafelere, eğlence yerlerine ev sahipliği yapar. Hidropark’ta bir alan daha vardır ki bu alan, burada kullanılan spor aletlerini daha ziyade bu aletleri kullananların tasarladıkları adeta bir açık hava fitness parkıdır. Buradaki alıştırma aletleri ilkel görüntülerine rağmen, işlevsel olarak en lüks fitness salonlarını bile aratmazlar.

Continue reading

Çernovtsi geçtiğimiz günlerde Focus Dergisi tarafından Ukrayna’nın en yaşanılır yerleşim yeri şeçilmişti. Şehir, bu sıralamadaki birinciliğini hak ediyor doğrusu. Kiev’e 480 km mesafedeki bu kente yolum ilk düştüğünde hava artık kararmış, Batı Ukrayna’nın neredeyse tamamını kapsayan bir iş yolculuğunun sonunda, çalışma arkadaşım Saşa’dan direksiyonu devralmıştım. Biraz da doğaçlama gelişen bir seyahat olduğundan kalacağımız oteli önceden kararlaştırmamıştık. Bazıları tek yön olan, arnavut kaldırımı döşenmiş Çernovtsi’nin dar sokakları, Ukrayna’da değil de adeta bir Romen ya da bir Orta Avrupa kasabasında hareket ediyoruz hissi veriyordu bize.

Continue reading

Birkaç gün önce kaleme aldığım yazıda, 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın, Ukrayna’ya getireceği olası olumlu etkileri ele almıştım Bu yazımda ise şampiyonanın maliyetinden yola çıkarak, organizasyonu düzenlemiş olmanın Ukrayna’ya getirebileceği kısa ve orta vadeli olumsuzluklara değineceğim. Konuyu analiz ederken son dönemde düzenlenen benzer organizasyonların, ev sahibi ülkelere etkilerinden de yararlanacağım. Yazının sonunda ise artı ve eksileri beraber karşılaştırarak bir sonuç yargısına varacağım. 2004 Atina Olimpiyatları’nın Yunanistan’a, 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın ise Portekiz’e önemli negatif iktisadi etkileri oldu.

Continue reading

Rusça ile tanıştığım ilk kitap, iki Amerikalı yazar Peter ve Natalia Norman tarafından “ Руский Язык Быстро и Успешно ” adıyla yazılmış; ünlü şair ve Rus dili profesörü Ataol Behramoğlu’nun çevirisi ile Türkçe’ye kazandırılan “50 Derste Rusça’ydı”. Bu kitap, ülkemizde, Rusça’ya ilginin bu kadar yoğun olmadığı dönemlerde Rusça öğrenmeye dönük ender kaynaklardan biriydi ve o zamanlar 50 Derste Rusça’yı her kitabevinde bulmak da mümkün değildi. 60’lı yılların Moskovası’nın arka planında Rusya’da dönemin yabancı konuklarını ağırlamakla sorumlu ;İntourist firmasının müdürü ve sekreterinin iş ve günlük yaşamlarını konu olan kitapta, elli farklı dilbilgisi konusu, elli ayrı vaka ve dolayısıyla elli farklı dersle öğretilmeye çalışılıyordu.

Continue reading

** Nevruz’dan, Aziz Patrick Günü’ne Bahar Bayramları** Baharın gelmesi farklı ülkelerde ayrı isimlerle ama hemen hemen aynı tarihlerde kutlanıyor. Hintliler zorlu kış koşullarının geride kaldığı, doğanın canlandığı, bitkilerin çiçek açtığı ve tüm bunlara paralel insanoğlunun içindeki yaşama sevincinin artmasının başlangıcı olan baharın gelişini Renk Bayramı adıyla kutlarken, İrlandalılar bu bayramı Aziz Patrick Günü olarak isimlendiriyorlar. Haftasonu katıldığım Kiev’deki Nevruz Programı’nda, konuşma yapan Türkmenistan Büyükelçisi’nin işaret ettiği gibi Türki ve Farsi topluluklar ise bu önemli günü Nevruz Bayramı adıyla kutluyorlar.

Continue reading

Kiev’deki ABD Büyükelçiliği ve Georgetown Üniversitesi Mezunlar Derneği Geortgetown Üniversitesi, Türkiye’de Mülkiye ile benzerlik kurabileceğimiz bir kurum. ABD’nin başkenti Washington D.C.’de yer alan, 1789 yılında kurulan üniversitenin, özellikle uluslararası ilişkiler ve siyaset bölümleri çok güçlü. Georgetown’un ABD dışında İtalya, Katar ve Türkiye’de yardımcı enstitüleri var. Okul, Amerika Dışişlerleri Bakanlığı’na adeta diplomat yetiştiren bir fabrika. Nitekim ABD’nin Kiev Büyükelçisi John Teft ve eşi, büyükelçilikte çalışan birçok diplomat Georgetown Üniversitesinden lisans ve/veya yüksek lisans derecelerine sahip.

Continue reading

Geçtiğimiz pazar günü, Kiev’de yaşamımın en renkli günlerinden birini yaşadım. Renkli günlerinden biri derken hakikaten renkli bir günü kastediyorum. Farklı milletler değişik isimler vererek baharın gelişini bayramlaştırarak kutluyorlar. Orta Asya toplulukları bu bayrama Nevruz diyorlar, Hindistan’da çiçeklerin yeniden açtığı, doğanın canlandığı döneme Renk Bayramı ile hoş geldin deniyor, Avrupa ise başka isimlerle ile baharı selamlıyor. Kiev’de geçtiğimiz hafta sonu peş peşe iki farklı kültürün Hintliler’in ve Türkler’in bahar bayramları nedeniyle düzenlenen etkinliklere katılma imkanım oldu.

Continue reading

Cuma akşamı, Kiev’de, Bağımsızlık Meydanı’ndaki Çaykovski Müzik Akademisinin konser salonunu tıklım tıklım dolduranlar tarihi bir ana tanıklık ettiler. Amerika’da ve dünyada, 60’lı ve 70’li yıllara damgasını vuran, bugüne kadar 100 milyondan fazla plağı satılan efsanevi Supremes grubunun Diana Ross ve Florance Ballard ile beraber solistliğini yapan Mary Wilson Kiev’de ilk kez hayranları ile buluştu. Colin Powell’in dışişleri bakanlığı döneminde ABD kültür büyükelçisi olarak atanan Wilson, ABD’nin Ukrayna Büyükelçiliği’nin himayesinde ve Citibank ana destekleyiciliğinde bu konseri gerçekleştirdi.

Continue reading

Ukrayna’nın En Zenginleri 2010 Ukrayna’nın geleneksel zenginleri Sovyetler Birliği zamanında oluşturulan dev sanayi tesislerinin özelleştirme sürecinde sahipliklerini elde eden kişilerdir. Ancak son yıllarda özellikle tarım ve gıda sektöründen girişimciler de en zenginler listesinde boy gösteriyorlar. Bu yıl açıklanan listede metal, finans, tarım ve gıda ile emlak gibi alanlarda yatırımları olan işadamları ilk 50 sırayı paylaştılar.Tarım ve gıdasektöründeki yükselişi Ukrayna için önemsiyorum. Bu alanlarda ülkenin Allah vergisi toprağından kaynaklanan müthiş bir rekabet avantajı var.

Continue reading

Hayatımda ikinci kez bir Noel yemeğine iştirak ettim. Geçtiğimiz yıl Ortodoks bir aile ile beraberdim, bu sene ise bir Grek Katolik dostum beni onlar için çok önemli olan Noel yemeğine davet etti. Grek Katolikler ve Ortodoks Hıristiyanlar, Katolik ve Protestanlardan bağımsız olarak, takvim farklılıklarından ötürü Noel’i 24 Aralığı 25 Aralığa bağlayan gece değil, 6 Ocağı 7 Ocağa bağlayan gece kutluyorlar. Bu gece, yani Hz. İsa’nın doğduğuna inanılan gün, Hıristiyanlıkta var olan orucun da son günü.

Continue reading

Okurlar sakın yazının başlığına bakarak, bu yazıda ülkemizde giderek artan telefon dinlemelerine, teknolojideki gelişmelere yasaların yetişememesi ve art niyetli eylemler sonucunda özel yaşamın mahremiyetinin ihlal edilmesine değineceğimizi düşünmesinler. Bu yazıda Türk insanının 10 yıldan fazla bir süredir mobil iletişime bu kadar yüksek miktarda harcama yapmak zorunda bırakılmasına ve bu durumun iletişim özgürlüğümüz üzerindeki yarattığı baskıdan bahsedeceğim. Ukrayna özelinde ise iletişim maliyetlerinizi kısabilmeniz adına yararlı olacağını düşündüğüm birkaç sistem önereceğim. 17 Ağustos depreminden sonra, sanki cep telefonu bir lüksmüş gibi, nakit açlığı çeken devlet mobil iletişim üzerinde zaten yüksek olan vergileri daha da yükseltme yoluna gitti.

Continue reading

Kiev’de Haftasonu İçin Değişik Bir Alternatif, Aqua Park ve Carting Kiev’in ilk Aqua Park’ı, Kiev merkeze yaklaşık 25 km mesafedeki Brovary’de geçtiğimiz yıl açıldı. Uzun bir süredir bu komplekse uğramayı düşünüyordum, bu amacıma bu haftasonu ulaştım. Bu yaşta Aqua Park’a gidilir mi diye soranları duyar gibiyim ama bu sorunun cevabı evet, gidilir. Her yaşta Aqua Park’a uğranılır hem de eğlenilir. Komplekse şehrin sağ tarafından yanı merkezden gidilecekse, Metro köprüsünü nehrin sol yakasına doğru takip etmek ve 20 km kadar dümdüz Brovary istikametine gitmek gerekiyor.

Continue reading

Rusya’da, Federal Göçmen Servisi ve benim de bir ara ortak çalışma yürüttüğüm OPORA müşterek bir rapora imza atmışlar. OPORA, Rusya’da kobileri desteklemek için kurulmuş, bizim KOSGEB tarzı bir kuruluş ancak çok ciddi yetkileri var. Bizzat, Vladimir Putin’in himayesinde çalışmalarını yürütüyorlar.Rusya’da, Türkiye’deki gibi 50, 60 yılık Kobiler bulmak tabii ki mümkün değil. Bolşevikler, serbest girişim adına ne varsa 70 yıl bastırmışlar. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra geçen 20 yılda ise küçük ve orta boy işletmelerin boy göstermesi kolay değil.

Continue reading

Ukrayna, Dünyada En Çok Göç Veren 5. Ülke Ukrayna, Dünya Bankası’nın 2010 yılı göç raporuna göre dünyada en çok göç veren 5. Ülke. Göç verdiği nüfus, mevcut nüfusuna oranlandığında ise, en çok göç verme oranına sahip 1. Ülke. Ukrayna’nın göç sayısı olarak önünde olan ülkeler sırasıyla Meksika, Hindistan, Rusya ve Çin. Bırakın diğer 3 ülkeyi Rusya’nın bile nüfusu Ukrayna’nın 3 katından fazla. Bağımsızlığın ilanından beri ülkenin 6,6 milyon vatandaşı yurtdışına göç etmiş.

Continue reading

Ukrayna’ da Din

Ukrayna’ da Din Ukrayna, Sovyetler Birliği zamanında bile ortodoksluk dini konusunda kuzey komşusu Rusya’ya göre daha çok hassasiyet sahibi olmuş. Sovyetler Birliği’nin yıkılması ile dinin toplumdaki yeri her geçen yıl daha da artıyor. Bugün, ortodoksluk dininin gerektirdiği orucu, ibadetleri, kilise ziyaretlerini toplum gün günden güne daha çok yapıyor. Kısacası dinin toplumda zaman geçtikçe daha çok benimseniyor. Ülkede başlıca iki büyük kilise var. Bunlardan biri Moskova Patrikliği’ne bağlı olanların oluşturduğu Ortodoks Kilisesi.

Continue reading

Geçtiğimiz haftalarda dünyanın en prestijli ve tanınmış ödülü olan Nobel Ödülleri’nin bu seneki sahipleri açıklanmaya başlandı. Geleneğe göre sahipler daha önce açıklanmakla birlikte, ödüller Nobel ödüllerinin fikir babası ve Nobel Enstitüsünün kurucusu Alfred Nobel’in ölüm yıldönümü olan 10 Aralık’ ta veriliyor. Nobel ödülleri ve Nobel ödülü hakkında çoğumuzun az ya da çok bilgisi vardır.Öğrenim yaşamımızdan, gazetelerden, televizyonlardan bu ödül hakkında birçok bilgi duymuşuzdur. Nobel’ in dinamiti bulduğu, bu sayede müthiş bir servet edindiği ancak dinamitin insanlığın yararına kullanılmadığı için vicdan azabı çektiği ve tüm varlığını gelecek kuşakların yararlanması için insanlığa armağan ettiği onun hakkındaki en yaygın malumattır.

Continue reading

Birkaç hafta önce Kiev’ deki trafik sorunu üzerine bir yazı yazmıştım. Bu yazıya özellikle Kiev’de yaşayan okurlardan çok sayıda yorum geldi ve bu yorumların bazılarında sorunun başka yönleri de dile getirildi ve yazıya ciddi bir katkı sağlanmış oldu. Tabii her yazı gibi yazının tüm hatlarına katılmayan okuyucular da oldu. Bu da normal bir durum, aynı meselelere farklı açıdan bakmak, farklı düşünceler dile getirmek, meseleleri ele almakta zenginlik getiriyor, sürece ve çözüme katkıda bulunuyor kuşkusuz.

Continue reading

Anadolu İnsanı

Geçtiğimi hafta iki şeyi özlediğimi fark ettim biri Anadolu insanı, diğeri ise yazı yazmak. Yazı yazmayı gerçekleştirmek çok kolay ama ne yazık ki Anadolu insanını her yerde ve her zaman bulmak mümkün değil. Pazar günü referandumda oy kullanmak için Türkiye’ye gittiğimde, çoktandır Anadolu’da geçip halletmem gereken bazı işleri yapmak için Türkiye’ de bulunmamı fırsat olarak değerlendirdim ve iki günlük bir Anadolu seyahati yaptım. Bu seyahatte bazı şehirlerinde bulunduğum İç Anadolu, bana göre Anadolu insanının insanlığının yaşandığı en önemli bölgelerimizden biri.

Continue reading

Kiev’ de Trafik Sorunu

Kiev’ de trafiğin rahat olduğu yaz günleri artık geride kaldı. Yetersiz yolların, beceriksiz ve anlayışsız sürücülerin, olmayan park yerlerinin, alternatif güzergahların yokluğunun yarattığı trafik sıkışıklığı bu şehre geri döndü. 31 Ağustos bu anlamda, sıkıntıların zirveye çıktığı bir gün oldu. Padol’ daki ofisimden çıkmam, havalimanına gitmem ve dönüşte yemek yemek için Sagaydaçnava’ daki Tike restorana uğramam arasında dört saat geçti. Bu süre zarfında direksiyonun başından ayrılmam herhalde iki dakikayı geçmedi. Ukrayna’da hangi güne denk geldiğine bakılmaksızın okullar eski bir Sovyetler Birliği geleneği olarak 1 Eylül’ de açılıyor.

Continue reading

Artık yaz sezonunu bitiriyoruz, Kiev’ de sıcak ve kuru günler kendini yağışlı günlere bırakıyor. Eylül ayında hava nasıl olur bilinmez ama bu yıl Kiev’ in gözde havuz-klup’ ü Olmeca Pazar akşamı kapanış partisini veriyor. Kiev deniz kenarında bir şehir değil bununla birlikte yazları bunaltıcı sıcağı olan bu şehirde geniş bir nehir olan Dinyeper, Kievliler’in imdadına yetişiyor. Kiev’de Dinyeper nehrinin gece görünümü. Fotoğraf: ŶΣŅΡǾΧ Hafta sonları şehrin sakinlerinin büyük bölümü şehrin dışındaki daçalarına kaçıyorlar ya da Kırım, Odesa gibi sayfiye yerlerine gidiyorlar, buna karşılık şehirde kalanlar için Dinyeper’ in serin sularına kendilerini bırakmak çok rastlanan bir durum.

Continue reading

Türkiye, sağlık sektörünün gelişimi itibarıyla Dünya’da önemli bir devlet. SSK, Bağkur ve Emekli Sandığı gibi sosyal destek kuruluşlarına, bugün Dünya’nın en gelişmiş ülkelerinden olan Japonya, Güney Kore gibi ülkelerden önce sahip olmuş bir ülke. Günümüzde onlarca Tıp Fakültesi’nde binlerce doktor ve uzman eğitim alıyor, araştırma yapıyor. Dünya’nın en önemli kalp cerrahi Mehmet Öz’ün, en önemli beyin cerrahlarından Gazi Yaşargil’ in Türk olması bir tesadüf değil. Türkiye’deki tıp fakülteleri diğer fakültelerin aksine, uluslararası yayın sıralamasında Dünya’da ilk 25 ülke arasında yer alıyor.

Continue reading

İstanbul Harbiye’de şık otellerin, birbirinden lüks mağazaların, gösterişli lokantaların bulunduğu bölgede, Askeri Müze ve Kültür Sitesi, Dünya’nın ilk askeri bandosu, Mehteran Bölüğü’ne ev sahipliği yapar. 12-14 Haziran tarihlerinde Sivastopol’ daki Askeri Bandolar Festivali’ ne katılan Türk Mehteran Bölüğü bu festivalde eserlerini icra etti. Mehteran Bölüğü’nün repertuarında, köklerini yaşadığımız coğrafyadan alan, “Kırım’dan Gelirim” ve Mehteran Bölüğü’ nün kaldırılmasından sonra eserlendirilmesine rağmen “Sivastapol Marşı’ nın” olması beni bu yazıyı yazmaya sevk etti.

Continue reading

Author's picture

Burak Pehlivan


Kiev / Ukrayna