Kiev’in eski Suriçi bölgesinde, şehrin zarif ve özel binası Aktörler Evi ile, İstanbul’un yüzyıllarca yıl finans merkezi olan bugün ise gelişen turizmle her geçen gün yeni bir çehreye kavuşan Karaköy semtini birbirine bağlayan bir halk vardır ve bu halk Karay Türkleri’dir. Karaylar, Museviliğin Karai mezhebine bağlıyken, inanç ve ibadetlerinde yalnızca Museviliğin kutsal kitabı Eski Ahid’i yani Tevrat’ı göz önüne alırken, daha sonradan ortaya çıkan yazılı ve sözlü geleneği ve Tevrat’ın bir nevi tefsiri olarak nitelendirebileceğimiz Talmud’u kabul etmezler.

Continue reading

İstanbul-Taşkent uçağının ön kısmındaki takım elbiseli yolcuların, yeniden dünyaya açılan Özbekistan’da iş yapan ya da yapmayı planlayan Türk işadamları olduğu ilk bakışta belli olurken, aynı bölümdeki sayıları hiç de azımsanmayacak rahat giyimli Batılıların ise kim olduğunu ancak sohbete daldığımız koltuk komşum Münihli AB diplomatından öğreniyor, Özbekistan’a ve Taşkent’e ilişkin ilk bilgileri de ondan alıyorum. Yalnız Özbekistan’a değil, Ukrayna dahil eski Sovyet Coğrafyasına ilişkin ifadeleri şaşırtıcı biçimde rafine. Yine kendisi gibi Brüksel ve Viyana’da görevli diplomat arkadaşlarıyla birlikte Taşkent, Buhara, Semerkant ve Aral Gölü’nü kapsayan iki haftalık bir tatile çıktıklarını anlatırken, bana Rus avant-garde’nın St.

Continue reading

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği’nin(TUİD) geleneksel iftarı Türkiye Cumhuriyeti Kiev Büyükelçisi Yönet Can Tezel’in teşrifleriyle Kiev Intercontinental Otel’de gerçekleşti. Organizasyona, Ukrayna Adalet Bakan Birinci Yardımcısı Nataliya Bernatska, Japonya Ukrayna Büyükelçiliği müsteşarı Michio Harada, TİKA Ukrayna program koordinatörü Hacı Bayram Bolat, T.C. Kiev Büyükelçiliği müsteşarı Buket Kabakçı, T.C. Kiev Ticaret müşaviri Haydar Koçak, T.C. Kiev Kültür ve Tanıtma müşaviri Berat Yıldız ile THY Ukrayna Genel müdürü Dinçer Sayıcı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katılım gösterirken, gecede Doğu Avrupa’nın en başarılı İngilizce gazetesi seçilen Kyiv Post’un genel yayın yönetmeni Brian Bonner, ülkenin prestijli iş-ekonomi dergisi Business Ukraine’in sahibi gazeteci Peter Dickinson, Britanyalı işadamı Muhammet Zahur, Kiev Ekonomi Forumu Başkanı Yuriy Pivavarov, Avusturya Ukrayna İşadamları Derneği Başkanı Alfred Praus gibi isimler de hazır bulundu.

Continue reading

Ukraynalı seramik sanatçıları Alena Friedman ve Svetlana Zboviç’in “Boğaziçi’nin tasarımları” adlı ortak seramik ve çini sergisinin resmi açılışı Ukrayna’nın kültür başkenti Lviv’de, Lviv Belediyesi ve Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği(TUİD)’in desteğiyle, Ştuka Galerisinde kentin ileri gelen kültür ve fikir çevrelerinin mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi. Serginin açılış konuşmasını yapan TUİD yönetim kurulu başkanı Burak Pehlivan, Türkiye Ukrayna ekonomik ve siyasi ilişkilerinin son yıllarda tarihinin en iyi dönemini yaşadığını bununla birlikte bu ilişkilerin kültür ve sanatla birleştirildiğinde daha çok anlam kazanabileceğini ve ancak böylece iki ülkenin halkları açısından kalıcı hale gelebileceğini ifade etti.

Continue reading

21. yüzyılda, yakarak, yıkarak, kırarak, dökerek; baskıyla kurulan otoritelerin uzun süre ayakta kalması, yaşaması mümkün değil. Bu şekilde korkuyla kazanılan saygınlık kalıcı olmadığı gibi, ülkenin imajına da tarihteki yerine de katkıda bulunmuyor. Milletleri, ülkeleri farklı, özel kılan, olumlu manada diğerlerinden ayrıştıran onların sanata, spora, kültüre, edebiyata, bilime, ekonomiye, ticarete, kısacası insanlığa katkıları. Yumuşak güç kavramı hızla önem kazanıyor. Ülkemiz ise yumuşak gücünü, kim zaman Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı(TİKA), Yunus Emre Türk Kültür Merkezleri gibi kurumların faaliyetleriyle, kimi zaman başarılı sporcu ve sanatçılarıyla kimi zaman ise Türk dizileriyle, evet Türk dizileriyle pekiştiriyor.

Continue reading

Geç bir saat, telefonum çalıyor. Arayan isim, Kiev’deki başarılı Türk restoranlarından Mangal’ın sahibi Murat Nalçacıoğlu. Konuşma ilerleyince anlıyorum ki, TUİD Web’in genç ve başarılı editörü Cavit Buçak, ülkemizin popüler içerik sitesi onedio.com ‘dan aldığı “Yurtdışında yaşayan Türkler’in özlemekten bir hal oldukları 18 Türk yiyeceği” başlıklı haberi sitede paylaşmış ve bu haber Murat’ın çok hoşuna gitmiş. Yazıdan ilham alarak bir yemek daveti vermek istediğini aktarıyor. “Bu tatların en azından tamamının yurtdışında hakkıyla bir arada bulunmasının mümkün olmadığı söyleniyor ama bu 18 tadı da Mangal’da en güzel biçimde sunacak olanaklara sahibiz, ben bu meydan okumayı kabul ediyorum” diyor, “hem de Kiev’de en zor beğenen isimlerden oluşan bir jüriye bu iddiamı kanıtlamaya hazırım” diye de takılmayı ihmal etmiyor.

Continue reading

Ukrayna, resmi tatil günleri bakımından zengin bir ülke. Dini ve resmi bayramlar haftasonuna denk geliyorsa bile bu bayramlardan kaynaklanan tatiller devam eden haftanın ilk günlerine kaydırılıyor. Paskalya, Üçlü Bayramı gibi dini bayramların tarihlerinin Kilise Takvimi’ne göre değişmesinden dolayı ise bu bayramlardan kaynaklanan tatil günlerinin zamanı yıldan yıla farklılık gösterebiliyor. Tatil günleri değişen ve değişmeyen bayramların isimleri ve yıl içerisindeki konumları ise şöyle Yeni Yıl:Yeni yıl tatili 1 ve 2 Ocak günlerini kapsamakta ancak bu dönem, genelde 7 Ocak’ ta kutlanan Rajdestvo(Ortodoks Noeli) ile birleşmekte ve Ocak ayının ilk 10 günü, ülkede fiili tatil haline gelmektedir.

Continue reading

Hayatımda ikinci kez bir Noel yemeğine iştirak ettim. Geçtiğimiz yıl Ortodoks bir aile ile beraberdim, bu sene ise bir Grek Katolik dostum beni onlar için çok önemli olan Noel yemeğine davet etti. Grek Katolikler ve Ortodoks Hıristiyanlar, Katolik ve Protestanlardan bağımsız olarak, takvim farklılıklarından ötürü Noel’i 24 Aralığı 25 Aralığa bağlayan gece değil, 6 Ocağı 7 Ocağa bağlayan gece kutluyorlar. Bu gece, yani Hz. İsa’nın doğduğuna inanılan gün, Hıristiyanlıkta var olan orucun da son günü.

Continue reading

Ukrayna tatiller konusunda cömert bir ülkedir. Gerek resmi bayramlar, gerekse dini bayramların çokluğunun yanı sıra, eğer bayram haftasonuna geliyorsa, takip eden pazartesi de bayram ilan edilir. Ekonomisini büyütmeye, bunun için de daha çok çalışmaya ve üretmeye ihtiyacı olan Ukrayna’nın bu uygulamalarını eleştirmek mümkün ancak bu fazla sayıda tatil, ülke içi ve dışı turizme de şüphesiz hareket getiriyor. Bugün 50 gün bayramı ve yarın Ukrayna’da, Rusya’nın aksine resmi tatil. Kiev’in sokakları boş.

Continue reading

Kasım ayının son cumartesi günü Ukrayna’da Holodomor(Golodomor) kurbanları anılır. Holodomor, dünyada pek bilinmese de insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biridir ve Ukraynalılar için en az 2. Dünya Savaşı kadar iz bırakmış önemli bir vakadır. Holodomor, 1932-33 yıllarında, kıtlık nedeniyle Sovyetler Birliği’nde özellikle bugünkü Ukrayna’da ve Rusya’nın tarım zengini Kuban Bölgesi’nde milyonlarca insanın ölmesi hadisesidir. Bu kıtlık bazı çevrelere göre artan Ukrayna nüfusunu, kendisi ve Sovyetler Birliği’nin geleceği için bir tehdit olarak gören Stalin tarafından bilinçli olarak planlandı, dolayısıyla bu hadise Ukrayna halkına karşı bir soykırımdır.

Continue reading

Türkiye sınırına yaklaşık 150 km mesafedeki Filibe, 6.000 yılı aşan tarihiyle Avrupa’nın en eski şehirleri arasında gösteriliyor. 500 sene Osmanlı hakimiyetinde kalan kent, bugün modern Bulgaristan’ın bir parçası olmakla birlikte önemli ölçüde Türk izleri taşıyor. Filibe ismini ilk olarak Osmanlı Padişahı I. Murat’ın Balkanlar’da yaptığı fetihleri okurken görmüştüm. Şehrin Bulgarca Plovdiv olarak adlandırıldığına ise 90’lı yılların başında şehrin takımlarından Botev Plovdiv’in Fenerbahçe ile Avrupa kupalarında karşılaşması ile vakıf oldum. O sene, Rıdvanlı Fenerbahçe zor da olsa rakibini eleyerek, bir üst tura çıkmıştı.

Continue reading

Birleşmiş Milletler’e üye 200’e yakın ülke var. Bu devletlerden bazıları tarihte dünyaya ya da önemli bir bölümüne etki etmiş büyük imparatorlukların, kültürlerin mirasçısı ya da son birkaç yüz yıldır büyük devlet haline gelmiş ülkeler. Özellikle geçmişte güçlü bir kültüre sahip olan devletler, ekonomik olarak güçlendikçe kendi kültürlerini, dillerini, sanatlarını dünyanın diğer coğrafyalarıyla da paylaşmak, tanıştırmak arayışına giriyorlar. Bu yaklaşımın nostaljik, manevi olduğu kadar reel politik nedenleri de var. Zira bu alanlardaki etkinlik günümüzde devletlerin sahip olduğu yumuşak gücün parçalarından biri.

Continue reading

Bundan 25 yıl önce Paskalya ismini ilk kez duyduğumda İstanbul Erkek Lisesi’nde hazırlık birinci sınıf öğrencisiydim. Şanslı öğrencilerdik, zira öğretmenlerimizin yarısı Türk, yarısı Alman olduğu için hem Türkler’in hem de Almanlar’ın dini ve milli bayramlarında okulumuz tatil olur, akranlarımızdan çok daha fazla tatil yapardık. Bu tatillerden biri de Paskalya’ydı. Her yıl nisan ayında neredeyse bir hafta okula gitmezdik. İstanbul Erkek Lisesi’nde okuduğum 8 yıl boyunca Paskalya’nın ne olduğunu hiç merak etmedim.

Continue reading

Kiev, 13 nisan akşamı Ukrayna Türk Toplumu açısından tarihi anlardan birine tanıklık etti. O akşam, Anadolu Ateşi Troy Gösterisi, Ukrayna’nın en prestijli temsil salonu olan Ukrayna Sarayı’nda 4.000’e yakın izleyiciyle buluştu. Bu gösteri önemliydi zira herkes biliyordu ki, bu gösteri kaynağını, kökünü bizim topraklarımızdan alan, Türkiye’nin, Türkler’in kaydadeğer bir sanatsal, kültürel faaliyetiydi. Son yıllarda ekonomisi, sanayisi hızla gelişen, özgüveni artan, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olma iddiasında olan bir ülkenin sanatta, kültürde var olmadan bunu başarması söz konusu olamaz.

Continue reading

Türkiye’de yaşarken başka ülkelerin, dinlerin, milletlerin, toplumların birbirlerinden farklı gelenekleri, kültürleri, kutlama biçimleri bugünkü kadar ilgimi çekmiyordu açıkçası. Bunda ülkemizin homojen bir nüfus yapısına sahip olmasının elbette etkisi var ancak bu tek etken değil tabii ki. Bir başka ülkede yaşayan yabancıyken, o ülkedeki yerel halkla ilişki kurduğunuz gibi, o ülkedeki yabancı toplumların bireyleri ile de ilişki kuruyorsunuz. Halbuki kendi ülkenizde dostlarınızın arasında böyle bir ihtiyacınız olmuyor, belki de işin kolaycılığına kaçıyorsunuz.

Continue reading

Rusça ile tanıştığım ilk kitap, iki Amerikalı yazar Peter ve Natalia Norman tarafından “ Руский Язык Быстро и Успешно ” adıyla yazılmış; ünlü şair ve Rus dili profesörü Ataol Behramoğlu’nun çevirisi ile Türkçe’ye kazandırılan “50 Derste Rusça’ydı”. Bu kitap, ülkemizde, Rusça’ya ilginin bu kadar yoğun olmadığı dönemlerde Rusça öğrenmeye dönük ender kaynaklardan biriydi ve o zamanlar 50 Derste Rusça’yı her kitabevinde bulmak da mümkün değildi. 60’lı yılların Moskovası’nın arka planında Rusya’da dönemin yabancı konuklarını ağırlamakla sorumlu ;İntourist firmasının müdürü ve sekreterinin iş ve günlük yaşamlarını konu olan kitapta, elli farklı dilbilgisi konusu, elli ayrı vaka ve dolayısıyla elli farklı dersle öğretilmeye çalışılıyordu.

Continue reading

** Nevruz’dan, Aziz Patrick Günü’ne Bahar Bayramları** Baharın gelmesi farklı ülkelerde ayrı isimlerle ama hemen hemen aynı tarihlerde kutlanıyor. Hintliler zorlu kış koşullarının geride kaldığı, doğanın canlandığı, bitkilerin çiçek açtığı ve tüm bunlara paralel insanoğlunun içindeki yaşama sevincinin artmasının başlangıcı olan baharın gelişini Renk Bayramı adıyla kutlarken, İrlandalılar bu bayramı Aziz Patrick Günü olarak isimlendiriyorlar. Haftasonu katıldığım Kiev’deki Nevruz Programı’nda, konuşma yapan Türkmenistan Büyükelçisi’nin işaret ettiği gibi Türki ve Farsi topluluklar ise bu önemli günü Nevruz Bayramı adıyla kutluyorlar.

Continue reading

Hayatımda ikinci kez bir Noel yemeğine iştirak ettim. Geçtiğimiz yıl Ortodoks bir aile ile beraberdim, bu sene ise bir Grek Katolik dostum beni onlar için çok önemli olan Noel yemeğine davet etti. Grek Katolikler ve Ortodoks Hıristiyanlar, Katolik ve Protestanlardan bağımsız olarak, takvim farklılıklarından ötürü Noel’i 24 Aralığı 25 Aralığa bağlayan gece değil, 6 Ocağı 7 Ocağa bağlayan gece kutluyorlar. Bu gece, yani Hz. İsa’nın doğduğuna inanılan gün, Hıristiyanlıkta var olan orucun da son günü.

Continue reading

Ukrayna’ da Din

Ukrayna’ da Din Ukrayna, Sovyetler Birliği zamanında bile ortodoksluk dini konusunda kuzey komşusu Rusya’ya göre daha çok hassasiyet sahibi olmuş. Sovyetler Birliği’nin yıkılması ile dinin toplumdaki yeri her geçen yıl daha da artıyor. Bugün, ortodoksluk dininin gerektirdiği orucu, ibadetleri, kilise ziyaretlerini toplum gün günden güne daha çok yapıyor. Kısacası dinin toplumda zaman geçtikçe daha çok benimseniyor. Ülkede başlıca iki büyük kilise var. Bunlardan biri Moskova Patrikliği’ne bağlı olanların oluşturduğu Ortodoks Kilisesi.

Continue reading

Kiev, Borispol Havalimanı’nda özellikle eylül ayında ilginç giysili, sakalları uzun, saçları örgülü, bir bölümü saçlarının üstünü kipa ile bazıları ise fötr şapkaya benzeyen bir şapka ile örtmüş dikkat çeken insan grupları ile karşılaşırız. Bunların hemen hemen hepsi erkektir. Peki kimdir bu insanlar, bu insanların Kiev’ de ne işi var? Kiev’ e geldiğim ilk zamanlardan beri bu soruların cevabı ilgimi çekmiştir. Bu kişiler kendi inançları gereği, bir tür Hac vazifesini yerine getirmek için Ukrayna’ya gelen Hasidik Yahudileridir.

Continue reading

İstanbul Harbiye’de şık otellerin, birbirinden lüks mağazaların, gösterişli lokantaların bulunduğu bölgede, Askeri Müze ve Kültür Sitesi, Dünya’nın ilk askeri bandosu, Mehteran Bölüğü’ne ev sahipliği yapar. 12-14 Haziran tarihlerinde Sivastopol’ daki Askeri Bandolar Festivali’ ne katılan Türk Mehteran Bölüğü bu festivalde eserlerini icra etti. Mehteran Bölüğü’nün repertuarında, köklerini yaşadığımız coğrafyadan alan, “Kırım’dan Gelirim” ve Mehteran Bölüğü’ nün kaldırılmasından sonra eserlendirilmesine rağmen “Sivastapol Marşı’ nın” olması beni bu yazıyı yazmaya sevk etti.

Continue reading

Author's picture

Burak Pehlivan


Kiev / Ukrayna