Türkiye, geçtiğimiz haftalarda önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Siyaset gündeminin gölgesinde kalsa da İstanbul’da düzenlenen organizasyonun ismi Eurowoman Global Woman’s Business Forumu. Her yıl farklı ülkelerde düzenlenen bu çalıştay için Türkiye’nin seçilmesinde ülkemizde kadınların iş gücüne katılımının giderek artması da ön ayak olmuş durumda. Avrupa, Afrika, Asya ve Amerika’dan 30’dan fazla ülkeyi buluşturan bu organizasyona bu yıl 150’den fazla iş kadını katıldı. İngiltere’nin Londra, Ukrayna’nın ise Odessa kenti merkezli bu organizasyon 3 gün sürdü.

Continue reading

IELMUN, 1884 yılında eğitim hayatına başlayan, Türkiye’de lise ismini alan ilk eğitim kurumu olan, ilk öğrenci tiyatrosunun oynandığı, Türkiye’de ilk Almanca eğitimi verilen, ilk sinema gösterimi yapılan, ilk okul gazetesinin çıkarıldığı İstanbul Erkek Lisesi’nin öğrencileri tarafından, lise ve üniversite öğrencileri için düzenlenen bir Model Birleşmiş Milletler Konferansı. Bu konferansta katılımcılar, delege, büyükelçi, sekreterya üyesi veya gazeteci rollerini üstlenerek bir Birleşmiş Milletler simülasyonu gerçekleştiriyorlar. IELMUN’un resmi dilleri Türkçe, Almanca ve İngilizce. Organizasyon, onlarca farklı ülkeden yüzlerce öğrencinin katılımıyla düzenlenirken, yalnız çok dilli değil çok kültürlü de bir yapı oluşuyor.

Continue reading

Ukrayna’nın en prestijli üniversitesi Şevçenko Üniversitesi’nin Türkoloji Bölümü’nün davetiyle, bu okulda Türkçe öğrenimi gören öğrencilere, TUİD yönetim Kurulu Başkanvekili tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluşu, İki Ülkenin bugünkü ekonomik ilişkileri ve kariyer fırsatlarıyla ilgili bir konferans verildi. Konferansın başında, Şevçenko Üniversitesi öğretim üyelerinden Tudora Arnaut “iki ülkeyi ve insanını çok iyi bilen Pehlivan, makalelerinde yalnız bilgi vermek ile kalmıyor, kendinden de bir şeyler katarak çok farklı yazılar meydana getiriyor, kendisinin yazılarının hayranıyım” diyerek konuğunu takdim etti.

Continue reading

Bir şehri şehir yapan içindeki insan kadar, o şehrin caddeleri, sokakları, binaları, ağaçları, parklarıdır da. Lise yıllarımda, kadim dostum Mert Nuhoğlu ile İstanbul’u parçalara ayırır, her hafta sonu yürüyerek bu parçalardan birini gezerdik. Başlangıç noktamıza varış hariç hiç ulaşım aracı kullanmadan onlarca saat yorulmadan, büyük bir keyifle caddeleri, sokakları arşınlardık. Bir gün Üsküdar’dan, Anadolu Kavağı’na yürür, bir başka gün Haliç kıyılarını gezer, başka bir gün ise Beşiktaş sahilinden Sarıyer uzanan bir rota çizerdik.

Continue reading

E-posta kutuma ilginç bir mektup düşüyor, yazıda Andorra’nın en büyük bankalarından birinin yöneticisi Kiev’e geleceğini ve benimle görüşmek istediğini belirtiyor. İsmi hatırlıyorum, kendisi ile birkaç yıl önce bir yemekte karşılaşmış, tanışmıştık. Nezaketen talebinini geri çevirmiyorum, açıkçası hiç gitmediğim bir ülke hakkında birinci ağızdan bilgi alma ihtimali de ilginç geliyor. Onu ve yardımcısını yemeğe davet ediyorum. Yemek, Gezi Parkı gösterileri çerçevesinde Türkiye’de yaşananlarla aynı zamana denk geliyor ve aramızda ilginç bir sohbet başlıyor.

Continue reading

Author's picture

Burak Pehlivan


Kiev / Ukrayna