Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan günübirlik resmi ziyaret için Ukrayna’ya gelirken, kısa gezinin, uzun ve kapsamlı bir gündemi var. Önce, ev sahibi Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodomir Zelenksiy ile birlikte iki stratejik partner ülke arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısına başkanlık yapacaklar, sonrasında ise on yıl sonra ilk kez iki ülke liderlerinin birlikte katılımıyla Kiev’de düzenlenecek Türkiye Ukrayna İş Forumunda iş insanlarına beraber hitap edecekler. 

Ukrayna, Türkiye ilişkileri tarihinin en iyi dönemini yaşarken, aslında daha yapılabilecek çok iş, alınabilecek çok mesafe var 

Ukrayna tarafında görüşmelere katılacak isimlere baktığımızda enerji, ekonomi, ticaret, savunma altyapı, turizm gibi alanların özellikle ele alınacağı göze çarpıyor ki bu alanlar zaten Ukrayna liderliğinin stratejik öncelikleri arasında. 

Ukrayna, 2014’te gerçekleşen Avrupa Meydanı Devrimi sonrasında müthiş bir değişim, dönüşüm geçiriyor. Değişimin hızının yeterliliği konusunda zaman zaman eleştiriler olsa da, ülkenin fiziksel altyapısından, insanların mantalitesine bu değişimi özellikle en az 6 ay gibi aralıklarla ülkeye gelip gidenlerin değerlendirmelerinden çok net algılamak mümkün. Meydan sonrası, ülkede bağımsızlığın ilk 23 yılında yapılandan daha fazla yapısal reform gerçekleştirilirken, son 6 ayda ise Ukrayna’nın tarihinin en yüksek oyla seçilen ve yine partisi Meclis’te tek başına çoğunluğa ilk kez ulaşan Cumhurbaşkanı olan Volodymyr Zelenskiy’in ifadesiyle turbo rejimde yapısal reformların hızı, kapsamı ve derinliği daha da arttı. 

Hızlı değişimin, uygulamaya koyulan yapısal reformların halk üzerinde kısa vadede yan etkileri de olmuyor değil. Hiçbir Ukrayna liderinin bugüne kadar sahip olmadığı halk desteğine sahip olan Cumhurbaşkanı Zelenskiy, halkı iyi tanıyan, ülkenin sorunlarına bilen bir isim. Halkın kendisine ve reformlara güçlü desteğinin devamı ve Ukrayna’daki değişimin, ilerlemenin sürdürülebilir olması açısından sıradan vatandaşın günlük hayatında olumlu etkilerini hissedebileceği ülkenin yolları, köprüleri, havalimanları, limanları gibi altyapısının geliştirilmesine yatırım yapmayı ve yine bürokrasiyi azaltacak, yolsuzluğun yapılma alanlarını daraltacak devletin dijitalleşmesini önceliklendirmiş durumda. 

Ukrayna’da önümüzdeki 5 yılda 25 milyar $’lık altyapı yatırımı yapılması hedeflenirken bu hedefe yalnızca Ukrayna’nın kendi imkanlarıyla ulaşılabilinmesi mümkün değil. Uluslarası finans kurumlarının kredileri kadar, ülkeler arası ikili antlaşmalar ve özel sektör katkısıyla da bu yatırımlar gerçekleştirilmeye çalışılacak.  Hafta başında Başbakan Honçaruk, Ulaştırma Bakanı Krikliy ve Ukravdator (Ukrayna Karayolları) Genel Müdürü Oleksandr Kurbakov’un katılımıyla alanında bir ilk olan Karayolu 2020 forumu 500 yerli ve uluslararası katılımcıyla çok başarılı bir biçimde düzenlendi. Forum, resmî konuşmaların uzunluğundan ziyade, bu üç ismin hedefleri şeffaf bir biçimde paylaştıkları ve katılımcıların sorularını samimice cevapladıkları bir platform oldu ve böylece altyapı hamlesinin startı verildi. 

Türkiye fiziksel altyapıda da, devlet hizmetlerinin dijitalleşmesinde de son 20 yılda büyük yatırımlar ve atılımlar yaptı. E-devlet uygulamalarıyla hem vatandaşın kamu hizmetlerine ulaşımı, erişimi kolaylaştı hem de vergi tabanı genişledi böylece devlet daha büyük yatırımları gerçekleştirebileceği yatırımı imkanlarına kavuştu. Nitekim Türkiye’nin Dünya Bankası İş Yapma Endeksinde son yıllardaki yükselişinde bu alanlardaki gelişmelerin etkisi var. 

Altyapı ve müteahhitlik hizmetlerinde ise Türkiye uluslararası arenada yıldız bir ülke. Yalnızca Kamu Özel Ortaklığı Modeli ile son 20 yılda toplam tutarı 150 milyar $’ı geçen 200’ü aşkın altyapı projesi gerçekleştirildi. Dünya’nın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması arasında 44 Türk firması var. Türk inşaat firmaları Ukrayna’da ise bugüne kadar 7 milyar $ proje büyüklüğüne ulaşan aralarında yüzlerce, binlerce kilometre yol, ulaştırma köprüleri, havalimanları, stadyumlar, 5 yıldızlı otellerin de yer aldığı çok sayıda yapıyı inşa ettiler. Ukrayna’da ‘’Türkler iyi yol yapar’’ deyişi devletin üst kademlerinde de halk arasında da yaygın bir söyleyiş. Bu güvenin oluşmasında ise hiç kuşkusuz 15 yıldır Ukrayna’nın altyapısının nitelikli bir şekilde inşasına katkıdan bulunan Türk inşaat firmaları pay sahibi. Dolayısıyla bu gezide Türk inşaat firmalarının know-how’u, makine ekipman gücü, sermayesi ve işletme deneyimiyle altyapı sektöründe daha çok rol almaları gündeme gelebilir. 

Ekonomi cephesinde Ukrayna’da hükümet yüksek büyüme hedefleri koydu. Bu hedeflere ulaşılması ancak yüksek miktarda doğrudan yabancı sermaye çekilebilmesi ile mümkün. Bunun için iş ortamının ve yatırım ikliminin geliştirilmesine büyük önem veriliyor. Yerli ve yabancı yeni yatırımcılara garantiler verilirken, mevcut yatırımcıların var olan sorunlarının çözümü için çaba sarf ediliyor. Ukrayna’daki Türk sermayesi 3,5 milyar $’a yaklaşıyor, bu rakamın en az üçte biri ise ülkeye Avrupa Meydanı Devrimi sonrasında girdi. Son iki yılın yıldız sektörü ise yenilenebilir enerji. Yenilenebilir enerjide, Türk firmaları yalnızca iki yılda  200 milyon $’ı aşan yatırım yaptılar ve bu alana yapılan yatırımlar başka sektörlerdeki Türk firmalarının Ukrayna’daki yatırımları için de katalizör işlevi gördü. Ancak bu alandaki yeni yasa ve düzenlemelerin geriye dönük de etkileri olabileceği ya da başlayan yatırımlarda top oyundayken oyunun kurallarını değiştirilmesi endişesi genel olarak bu alandaki yatırımları durdurdu. Yenilenebilir enerji alanında alınacak kararların, aralarında Türklerin de olduğu yabancı yatırımcıların ülkedeki yatırım ortamına ve devletin taahhütlerine güveni açısından sektörü aşan etkileri olacaktır.  

Turizm, ziyarette gündeme gelebilecek bir başka önemli alan. 2011’den beri iki ülke arasında vizesiz seyahat mümkünken,  2017’den sonra artık kimlik kartıyla Ukrayna ve Türkiye vatandaşları birbirlerini ziyaret edebiliyorlar. İlk kez Kiev’e geldiğim yıl olan 2004’ü hatırlıyorum Türk Havayolları’nın, Kiev’e günlük seferi bile yoktu. Bugün Türk ve Ukrayna havayolu şirketleri haftada 200’ün üzerinde karşılıklı sefer düzenlerken, Türk Havayolları, Ukrayna’nın bayrak taşıyıcı havayolu şirketi MAU’dan sonra Ukrayna hava sahasını en çok kullanan 2. havayolu şirketi oldu. Dünya’da en çok turist ağırlayan 6. ülke olan Türkiye’ye, 2019’da gelen Ukraynalı turist sayısı 1,5 milyonu geçerken, 300 bine yakın Türk vatandaşı Ukrayna’yı ziyaret etti. Bunlar harika rakamlar bununla beraber turizmi öncelikli sektörlerden biri olarak belirleyen Ukrayna’nın kuşkusuz, Türkiye’nin bu alandaki birikimine, know-how’una ve tabii ki Türk firmalarının yatırımlarına ihtiyacı var. Bugün dünyanın en büyük 5 yıldızlı otel bölgesi olan Antalya’nın bu hale gelmesi 1985’te başlayan devletin bu bölgedeki turizm yatırımlarına verdiği teşviklerle oldu. Ukrayna turizm hamlesi başlatırken, Türk otel yatırımcılarının, işletmecilerinin önümüzdeki dönemde ülkede yatırımlarına tanıklık edeceğiz ama turizm sektöründeki yerli olsun yabancı olsun yatırımların devlet tarafından teşvik edilmesi, uygun yatırım ortamın sağlanması önemli. 

Son 5 yılda özelleştirmede Ukrayna’da ciddi bir ilerleme kaydedilemezken, bu yıl 500’e yakın şirketin özelleştirilmesi öngörülüyor. Ukrayna’da sayıları 3.600’ı bulan devlet işletmelerinden en az 1.500’ü ise önümüzdeki birkaç yıl içerisinde özelleştirilmiş olacak, bu ise yalnıza bölgede değil, dünyada son on yıllardaki en büyük özelleştirme dalgalarından biri. Türkiye son 20 yılda 60 milyar $ özelleştirme ve imtiyaz geliri elde etti. Türk firmaları bu alanda deneyimlendi. Liman, havalimanı işletmesinden, özelleştirme ihalelerine katılıma Türk firmaları Ukrayna’da özelleştirmeye ilgi gösterecektir. Nitekim iş forumunda Ukrayna Özelleştirme İdaresi Başkanı’nın da bir konuşması olacak. 

Gündemden hiç düşmeyen ve Türkiye Ukrayna ekonomik ilişkilerinin en önemli gündem maddesi olan Serbest Ticaret Antlaşması’na gelince. İki ülke müzakere heyetleri arasında ziyaret öncesi iki ayrı toplantı gerçekleşti. Uluslararası iş çevrelerinin yakından tanıdığı bir isim olan, Ukrayna’nın yeni ticaret temsilcisi ve bu müzakerelerde Ukrayna heyetlerine başkanlık yapan Taras Kachka’nın müzakere sürecine olumlu katkı yaptığı kesin. İki ülkenin de hassasiyetleri olan alanlar olduğunu kabul etmek lazım ancak büyük resme bakıldığında Serbest Ticaret Antlaşması’nın ikili ticaret ve yatırımlara etkisi öyle büyük olacak ki, bugüne kadar kaybedilen zaman ne yazık ki hem iş dünyaları için hem de halkların refahı için büyük kayıp. Altın çağını yaşadığını söylediğimiz bu dönemde 2008’de yıllık 8 milyar  $’a ulaşan ticaretin hacminin, son yıllarda yıllık 4 ila 5 milyar $ aralığında sıkışıp kalması kabul edilebilir değil. Cumhurbaşkanı Zelenskiy’in bu dönemlerini turbo rejim olarak ifade ettiğini söylemiştik. Başbakan Honçaruk ise Ağustos 2019’da henüz yeni hükümet kurulmadan ve kabine üyesi olmadan, Türk iş dünyasının temsilcileriyle Cumhurbaşkanı Zelenskiy’in resmi gezisinde bir araya geldiğinde kurulacak yeni hükümetin ekonomide en önemli önceliklerinden birinin Türkiye Ukrayna Ticaret Antlaşması olacağı bilgisini paylaşmıştı. Bu gezide bu alanda liderler düzeyinde bir imza olmasa da, ticaret, ekonomi bakanları düzeyinde bir imza ile sürecin imzalanma öncesi son aşamaya taşınması kazanım olacaktır. Karşılıklı yatırımların ve ticaretin iki ülke cumhurbaşkanlarının koymuş olduğu hedef olan 10 milyar $’lara çıkması hayal değil ve bu hedeflere ulaşmanın anahtarı Serbest Ticaret Antlaşmasından geçiyor. 

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskiy, göreve geldiği günden beri halka yakınlığı, yatırımcılara verdiği değerle Türkiye’de bilinen, sevilen bir yabancı lider. Türkiye’ye, Türk iş dünyasına ve Türkiye’nin hızlı kalkınmasına ilgisi Türk yatırımcılara güven veriyor, onları cesaretlendiriyor. Ülke liderleri arasındaki kişisel uyumun da ülke ilişkilerine güçlü katkı yaptığı bir gerçek. Kişisel ilişkilere önem veren bir lider olan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de sıcak, samimi bir ilişki yakaladılar. Önümüzdeki dönemde Türkiye ve Ukrayna’nın ekonomik ilişkilerinin daha da üst seviyelere çıkmaması için bir neden yok. Kayıtlar hala devam ederken, Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası’nda iki ülke liderlerinin katılımlarıyla gerçekleşecek iş forumuna kaydolan iş insanı sayısının ise yalnızca birkaç günde 800’ü geçmesi, forumu alanında Ukrayna’daki belki de en büyük iş forumu haline sokarken, Türk ve Ukrayna iş dünyalarının daha büyük hedeflere hazır olduğunun güzel bir kanıtı. 

 

Burak Pehlivan

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği (TUİD)

Yönetim Kurulu Başkanı