Macaristan ve Macaristan Ukrayna İlişkileri

by burakpehlivan on 30/03/2012

haberUkrayna’nın, batı komuşusu olan Macaristan 10 milyon nüfusa sahip bir Doğu  Avrupa ülkesi. Bugün denize çıkışı olmayan Macaristan, Hunlar ile başlayan ve  Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile 1. Dünya Savaşı’na kadar süren görkemli  bir tarihe sahip. 2004 yılından beri AB üyesi ancak Euro’nun sert mali  koşullarını yerine getiremediği için henüz Euro Bölgesi’ne dahil değil. 2009  krizinde ekonomisi %6,8 küçülmekle beraber, kişi başına geliri geçtiğimiz yıl  13.300 dolar olarak gerçekleşti. Ülke, özellikle son dönemde AB çevrelerince  Başbakan Orban liderliğindeki hükümet tarafından demokrasi karşıtı, yargı  bağımsızlığını zedeliyici uygulamalar yapıldığı gerekçesiyle eleştiriliyor.  Muhalefetin susturulduğu, Anayasa Mahkemesi’nin bile hükümetin kontrolü altına  alındığı idda ediliyor. Macar hükümeti ise, hükümetlerinin parlamentoda üçte iki  çoğunluğa sahip olduğunun, evet böyle bir çoğunluğun başka AB ülkelerinde  hükümetlere nasip olmadığının ancak Macaristan’da bu çoğunluğa sahip iktidar  partisinin anayasayı değiştirebilmesinin yine demokrasi içerisinde olduğunun  altını çiziyorlar.
Sovyetler Birliği’nin çöküşü ve eski demir perde ülkelerinin bir biri ardına  AB’ye üye olması müthiş bir refah artışı getirdi. Ancak bu süreç, bu ülkelerde  bankacılık sisteminin ve büyük sanayi kuruluşlarının Almanya’nın başını çektiği  Batı Avrupa ülkelerinin firmalarının kontrolüne girmesi sonucunu doğurdu. Bugün  AB üyesi olan Doğu Avrupa ülkelerinin hemen hemen hepsinde bankacılık sektörünün  en az yarısı Batı Avrupa bankalarının elindedir. 2008 global ekonomik krizi bu  ülkelerde ciddi problemlere neden oldu Macaristan’da işşizlik %11’e ulaştı, ülke  borçlarını döndürebilmek için IMF ile anlaşmak zorunda kaldı. Zorlu iktisadi  zemin politikada, aşırılıkların prim yapmasına yol açtı ve radikal milliyetçilerin  partisi Macaristan’da %15 oy oranına sahip hale geldi. Ekonomik koşullar halkı  istikrar adına, daha otokratik eğilimler taşıyan partilere yöneltiyor. Bu  noktada Başbakan Orban’ın partisinin parlamentoda anayasayı değiştirebilecek  çoğunluğa ulaşması şaşırtıcı olmuyor.
AB’yi rahatsız eden yalnız hükümetin yaptığı anayasa değişiklikleri değil Yeni  hükümet, ekseriyesi batı Avrupa sermayesine ait olan büyük işletmelere ve  özellikle bankalara yeni vergiler, regülasyonlar getiriyor. Hükümetin  düşüncesine göre son 10-15 yıl zarfında ana iştiraklerine büyük kar transferleri  yapan bu kuruluşlar, bugün yaşanan sıkıntıda iş yaptıkları ülke halkıyla daha  fazla dayanışmada bulunmalı, açıkçası bütçeye daha çok katkıda bulunmalı. Macar  hükümetinin yaklaşımının bu kuruluşların diğer AB ülkelerinde bulunan  merkezlerini ve dolayısıyla bu ülkelerdeki hükümetleri rahatsız etmesi şaşırtıcı  olmasa gerek.
AB ile demokrasi temelli tartışmaların içerisinde olan Macaristan hükümeti komşu  Ukrayna ile iyi ilişkilerden yana. Ukrayna’da 155 bin Macar etnik kökenine sahip  Ukrayna vatandaşı var. Zakarpatya bölgesinin nüfusunun %13’ü Macar, buna  karşılık Macaristan’da yalnızca 7.000 etnik Ukraynalı yaşıyor. Macar milliyetçi  partilerinin söylemlerinin ve Macar hükümetinin 2010 yılında çıkarmış olduğu  yasayla dünya üzerindeki tüm Macarlar’a vatandaşlık verebileceğini açıklamasının  çifte vatandaşlığın yasak olduğu Ukrayna’da, haklı olarak Ukrayna makamlarını  rahatsız ettiği söylenebilir. Ancak Macarca bilen Ukraynalılar’ın ticari ve  ekonomik anlamda iki ülke ilişkileri açısından köprü görevi gördüğü de bir  gerçek.
Ukrayna ile Macaristan arasındaki ticaret hacmi 2011 yılında 3,5 milyar $ gibi  oldukça yüksek bir rakamda gerçekleşti. Macar yatırımları ağırlıklı olarak,  Ukrayna’nın batı bölgelerinde. Bu yatırımların, üçte biri Zakarpatya’da  yoğunlaşmışken, geri kalan yatırımların ekseriyesi Lvov, İvano-Frankovsk ve Kiev  bölgelerinde bulunuyor. 1.000’in üzerinde Macar sermayeli ya da ortaklı şirket  Ukrayna’da faaliyet gösteriyor. Ülkedeki Macar doğrudan sermayesi ise 770 milyon  $’ı aşmış durumda. Şirketimin de müşterisi olduğu ve hizmet kalitesini  beğendiğim OTP Bank, Ukrayna’nın en büyük bankalarının başında geliyor. Petrol  dağıtım firması MOL ise ülkenin birçok bölgesindeki istasyonlarıyla göze  çarpıyor.
Macaristan, Ukrayna’nın AB ile ortaklık anlaşmasının ve gümrük birliğinin AB  içerisindeki en ateşli savunucularından. Her ne kadar kendi ekonomik kriziyle  uğraşıyor olsa da, bu ülkedeki birçok firma son yirmi yıl zarfında önemli  sermaye birikimleri yaptılar. Macar firmalarının yatırım imkanları, Ukrayna için  önemli bir yabancı sermaye potansiyeli oluşturuyor. Radikal milliyetçi partilerin  zırvalıklarını çözmek ise Macar hükümetinin sorumluluğundadır. Macaristan,  Avrupa içerisindeki sınırları düzenleyen ve kabul eden Helsinki Nihai Senedi’nin  taraflarından biridir ve buradaki imzasına aykırı hareket etmesi düşünülemez.  İki komşu ülkenin ekonomik, ticari, siyasi ve kültürel açıdan güçlü ilişkiler  içerisinde olmasının hem Ukrayna’ya, hem Macaristan’a hem de iki ülke  vatandaşlarının refahına önemli katkısı olacağı açıktır.

Burak PEHLİVAN

 

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

{ 1 comment… read it below or add one }

Ali Kunt March 30, 2012 at 11:32

Yazilarini soluksuz takip ediyoruz kardesim.

Reply

Leave a Comment

Previous post:

Next post: