Bir Türk’ün Büyük Başarısı ve TUID’in Bilgilendirme Toplantısı

by burakpehlivan on 04/11/2010

fikirusunce1Bu haftaki yazımı alışıla geldiği üzere pazara günü yazmak istemedim çünkü yazımda TUID’in 2 Kasım’da gerçekleştirdiği “Ukrayna’da Krizin Etkileri” konulu bilgilendirme toplantısını ele almak istiyordum. Bu toplantının gerçekleştiriliş biçimi ve toplantıya yüksek profildeki katılım ne kadar doğru bir karar verdiğimi gösterdi. Toplantı, beklediğimden de başarılı geçti.Bankacılık duayeni, 2001 krizi sonrasında BDDK başkanlığı yaparak Türkiye’nin bankacılık konusunda yapısal reformları yapmasında büyük pay sahibi olan Engin Akçakoca’nın, TUID Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Bekar’ın, Creditwest Bank Ukrayna’nın Genel Müdür’ü Adnan Anaçalı’nın, Ukrayna Merkez Bankası Başkan Yardımcısı ve IMF ülke müdürünün katılım gösterdiği bilgilendirme toplantısı, soru-cevap formatında ve katılımcıların özgürce düşüncelerini, sorularını yöneltebilecekleri sıcak bir formatta geçti. TUİD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Bekar kendine güvenli tutumu ve yerinde esprilileri ile iyi bir oturum başkanlığı yaptı. IMF temsilcisi, Ukrayna’nın krizden çıkması için ellerinden geleni yaptıklarını, tabii ki hastanın doktora ihtiyacı olmayacağı zamanı arzuladıklarını belirtti. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı ise sorulara bir bürokrat olarak kaçamak cevaplar verme eğilimindeydi, konumu gereği bu tutumu anlayış ile karşılanabilir.

Türkiye’nin 2000 yılların başında IMF ile sıkı ilişkiler içerisinde olduğu dönemi hatırlıyorum. Böyle bir dönemde bizim ülkemizde bu kadar üst düzeyde bir toplantının, yalnızca belirli bir ülke iş adamları için düzenlendiğini düşünmek herhalde bir hayal olurdu. Ancak Ukrayna’daki Türk toplumu böyle bir toplantının yapılmasını organize edebildi, tabii bunda en büyük pay kuşkusuz Engin Akçakoca’nın şahsına ve Türk Ukrayna İşadamları Derneği’nin çabasına aittir. Toplantıya ilişkin tek üzücü nokta bu kadar önemli bir toplantıya katılımın olması gerekenin altında kalmasıydı. Bildiğim kadarıyla toplantıyı organize edenler, toplantının duyurulması için bayağı çaba gösterdiler buna rağmen toplantıya katılımın düşük olması Ukrayna Türk toplumunu yakışmadı.

Engin Akçakoca bir süredir Ukrayna hükümetinin IMF danışmanı. Bugün IMF’in en büyük müşterisi olan Ukrayna’nın bu seviyede danışman olarak bir Türk’ü seçmesi, Türkiye’nin bankacılık gibi çok teknik bir konuda, bu seviyede bir uzman yetiştirmiş olması başlı başına gurur verici bir olay. Engin Akçakoca’nın krizden çıkışa dönük önerilerini, yapısal reformların gerçekleştirilmesine dönük düşüncelerini onun ağzından dinlemek çok önemliydi. Ona göre nasıl her çıkışın bir inişi var ise, her inişin de bir çıkışı olacağı bir gerçekti. Ukrayna demografik problemlerine rağmen, nitelikli işgücü, sanayi altyapısı, zengin toprağı ve büyük nüfusu ile ciddi potansiyele sahip bir ülke ve birçok alanda büyük fırsatlar sunuyor. Evet ülkenin bankacılık altyapısı zayıf, regülasyonlar oturmamış, hantal bir bürokrasisi var. Evet ülke krizin yaralarını tam olarak saramamış durumda ama tüm olumsuzluklar ülkeye başka bir açıdan bakıldığında aslında fırsat olarak değerlendirilebilir. Kaldı ki bu ülke çok genç bir ülke ve tüm altyapıların, reformların, regülasyonların 15-20 yıl gibi bir ülke ömrü için çok kısa sürelerde gerçekleştirilmesi mümkün değil. Tüm ülkelerin benzer sorunları var. Ona göre önümüzdeki iki seçenek var. Birincisi pılı pırtıyı toplayıp ülkeyi terk etmek, ikincisi ise ülkede ama gerekiyorsa küçülerek ama sektörel çeşitliliği artırarak kalmak. Birincisini yapmak çok kolay. İşlerin düzelmesi, sistemin oturması beklenebilir. Bu arada bir 10 yıl geçer, ülkeye dönüldüğünde ise köşe başları tutulmuştur, artık pazardan pay kapmak hem zordur hem de kar marjları düşmüştür. Buna karşılık ikinci yol seçilir, risk doğru yönetilebilirse, ülkenin sağladığı fırsatlar ve büyüme sürecinden azami derecede yararlanılmış olur. Ülke refaha ve istikrara kavuştuğunda köşe başlarından biri bizzat tutulmuş olur.

Engin Akçakoca’ya göre ülkenin başta icra-iflas alanında olmak üzere borçlar ve ticaret hukuku alanında yapacağı reformlar çok önemli. Çünkü vereceği kredilerde problem çıkması durumunda alacaklının borçludan bu parayı alması Ukrayna’da olduğu gibi zor ise bankalar likitte olmalarına rağmen kredi vermiyorlar. Bunun yanı sıra firmalar mallarını ve hizmetlerini satarken, problem çıktığında alacaklarını alamama korkusu içindeler, bu da ticari faaliyetleri yavaşlatıyor. Bir başka önemli nokta yarım kalan, bitmemiş, hatta biten ve müşteri bekleyen konutlara dönük çözümler getirilerek inşaat sektörünün kalkındırılması. Bankacılık duayenine göre bu sektör hareketlendiğinde diğer sektörlerin hareketlenmesi de hızlanacaktır.

Engin Bey bilgilendirme toplantısında düşüncelerini yeri geldiğinde rafine bir bankacı yeri geldiğinde ise bir esnaf mantığıyla katılımcılara aktardı. Verdiği örnekler, güvenli duruşu, Merkez Bankası ve IMF yetkilisi karşısındaki otoritesi beni çok etkiledi. IMF’nin bu en büyük müşterisinin IMF ile ilişkilerdeki bu en üst düzeydeki isminden acaba bizim ülkemiz yeterince yararlanabiliyor mu?

Deneyimi ve birikimi bu kadar yüksek bir kişilik şu an üniversitede ders mi veriyor, yoksa önemli devlet kurumlarında danışmanlık mı yapıyor bilmiyorum ama yaşı ve birikimi itibarıyla en verimli çağını yaşayan bu isimden ülkemizin hala ve mutlaka istifade etmesi gerekiyor. Evet, onun Ukrayna’da bu kadar önemli bir görevi yürütmesi önemli ama ülkesine hizmetinin daha bitmemiş olması gerekiyor.

Burak PEHLİVAN

 

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: