Ukrayna Günü ve Ukrayna’nın sunduğu fırsatlar, Burak Pehlivan

by burakpehlivan on 07/12/2015

GOK_7274

Ülkemizin köklü iş kurumlarından, İstanbul Sanayi Odası(İSO) takdir edilecek ve konumuna yakışan bir inisiyatif alarak, Türkiye Cumhuriyeti Kiev Büyükelçiliği ve Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nun da desteğiyle geçen hafta, Türkiye’de “Ukrayna Günü” faaliyetine imza attı. Bu organizasyon önemliydi zira, bu tarz bir etkinlik ülkemizde Ukrayna’yla ilgili olarak ilk kez düzenleniyordu. Aslında süreç, 3-4 ay önce İSO yetkilerinin Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği(TUİD)’e başvurarak, Ukrayna’daki iş dünyamızın sorunlarının dile getirilmesini rica etmesiyle başlamıştı. Bu sorunları ele aldığımız kısa raporu, içeriği, yapılış tarzı ve zamanlamasıyla oldukça başarılı bir biçimde gerçekleşen etkinlikte 200’ün üzerindeki iş insanıyla paylaşma olanağı buldum. Önümüzdeki dönemde, Ukrayna’ya Türkiye’nin ilgisinin daha da artacağı kuşkusuz. Bu noktada, belli bir plan dahilinde; ülkemizde işadamı derneklerinde, ticaret ve sanayi odalarında Ukrayna ekonomisinin sunduğu fırsatlarla ilgili kapsamlı sunumlar yapmak iki ülke ekonomik ilişkileri gelişimi açısından oldukça yararlı olacaktır. Bunun başlangıcını ise İstanbul Sanayi Odası’nda yapmak oldukça keyifliydi.

Organizasyon, ev sahibimiz olan İstanbul Sanayi Odasının başkanvekili Adnan Dalgakıran’ın açılış konuşmasıyla başladı. Dalgakıran ismi önemli zira Adnan beyin soyadını taşıyan firma, kompresör ve jeneratörde, yani Ukrayna’nın görece güçlü olduğu makine sektöründe bu ülkede yalnızca 10 yıldır faaliyette olmasına, bu sürede iki devrim, bir global ekonomik kriz ve bir düşük yoğunluklu savaş yaşanmasına rağmen tamamı Ukraynalı personeliyle, yerelleşmeyi başararak pazar lideri haline geldi ve burada iş yapmak isteyen firmalarımız için güzel bir rol modeli olarak karşımızda duruyor.

Ukrayna’daki fırsatları ortaya koyarken, ülkenin genel durumu hakkında saptama yapmak, ülkede iş dünyamız açısından olumsuz etkenleri genel olarak ele aldıktan sonra, önümüzdeki dönemde iş yapmayı kolaylaştıracak parametreleri ortaya koymak daha uygun olacaktır. Bu nedenle önce kısa bir durum tespitiyle başlamak daha doğru.

Ukrayna ekonomisi geçen yıl çift haneli küçülürken, ülkenin turizm merkezi, Ukrayna’nın yüzölçümünün yaklaşık %5’ini oluşturan ve 2 milyondan fazla nüfusa sahip Kırım, Rusya Federasyonu tarafından ilhak edildi. Ülke sanayinin %15’inin bulunduğu ve ihracatın %25’ini gerçekleştiren, Donetsk ve Lugansk illerinin oluşturduğu Donbass bölgesinin önemli bir bölümünün fiili kontrolü ise merkezi hükümetin elinde değil. Milli gelir ve nüfus küçülürken, borçların Ukrayna’nın üzerinde olması ve dramatik biçimde aşınan para birimi, dolar bazında ülkenin borçluluk oranını %40’lardan %100’lere çıkardı. 2015 yılı sonu itibarıyla ise küçülmenin %11-12 bandında gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel. Ukrayna’nın para birimi grivna Amerikan doları karşısında %70 oranında devalüe olarak son bir buçuk yılda dünyada en çok değer kaybeden para birimi olmasına rağmen, toprak kayıpları ve genel istikrarsızlık yüzünden ihracatta da ciddi daralma meydana geldi. Küçülen ekonomi ve düşen alım gücü ise çoğu ithalatçı olan Türk sermayeli firmalarının pazarlarını küçültürken, azalan satışlar ve yüksek devalüasyon yabancı sermayeli firmaların, özelinde ise konumuz olan Türk firmalarının 2014 yılında ve devam eden 2015 yılında ciddi zararlar yazmasına yol açtı.

Gerçekleştirilen reformlar Ukrayna’da iş yapmayı hızla kolaylaştırıyor

Yapısal reformlar yapmanın ve bunları uygulamanın ülke açısından artık bir tercih değil, zorunluk olduğunu bilen ve tercihini Batı’dan yana koyan yeni Ukrayna liderliği iş dünyasının genel sorunlarını çözme yolunda önemli bazı adımlar atıyor. Geçmişte yabancı sermayeli şirketlerin de az da olsa başına gelen, ve “Reydır Atak” olarak isimlendirilen, firmaların kısmen hukuk kısmen cebir yoluyla ele geçirilmesini sağlayan yöntemler elimine edilerek yabancı sermayeye güven verilmeye çalışılıyor. Hukukun üstünlüğü tesis edilmesi yolunda adımlar atılırken, aşırı regülasyonlar ortadan kaldırılarak, vergi kalemi ve kontrol organı sayısı azaltılıyor; lisansların alımı kolaylaştırılırken, lisans sayısında ciddi oranda kesintiye gidiliyor. Vergi mevzuatı basitleştiriliyor. Reform süreci devam ettikçe Ukrayna’da iş yapmak daha da kolaylaşacaktır.

2015-12-07 00-32-31 ScreenshotRüşvet ve yolsuzlukla mücadele için yolsuzluk karşıtı bir ajans kuruldu. Kolluk kuvvetlerindeki reform 200 bin kişilik militsiya adlı Batıdaki polis kurumunun gördüğü vazifeyi gören teşkilatın polis teşkilatına dönüştürülmesi kararıyla başlatıldı. İlk etapta başkent Kiev’de pilot uygulama yapılırken ve bu çalışma diğer kentlere de yayılıyor.

Gümrükler Türk firmalarının sorun yaşadığı bir başka alan. KDV ve gümrük vergisi kaybını önlemek adına Ukrayna gümrük teşkilatı indikatif/emsal fiyat uygulaması yapıyor. Ancak malın fiyatının gerçekten düşük olduğu ve faturanın doğru olduğu durumlarda bile, ithalatçı firmalar beyan ettikleri faturalarda yükseltme yapmaya zorlanıyor. Bu ise firmalarımızın maddi kayıplarına yol açıyor. Daha şeffaf bir gümrük sistemi ve Türk ve Ukraynalı gümrük makamları arasında daha iyi bir koordinasyon, düzgün çalışan firmalarımızın daha rekabetçi olmasının önünü açacaktır.

Türk firmalarının karşılaştığı bir başka sorun ise, Ukrayna hazinesinin yeterli imkâna sahip olmamasından da kaynaklan, ülkede üretim yapıp ürünlerini, ihraç eden firmalarımızın devletten KDV alacaklarını almada karşılaştığı sorunlardır. Firmaların çoğu değil KDV iadelerini nakit olarak geri almak, çoğu zaman vergi, SSK gibi yükümlülükleriyle bile KDV alacaklarını mahsup edemiyorlar.

2015-12-07 00-32-00 ScreenshotKolay ulaşılabilirlik Türk işadamlarına avantaj sağlıyor

Gelelim, başka ülkelerin işadamlarına göre, Ukrayna’da sahip olduğumuz görece avantajlara. Türk işadamının, girişimcisinin Ukrayna’da iş yapmasını kolaylaştıran etmenlerin en başında bu ülkenin kolay ulaşılabilir olması geliyor. İstanbul’dan, başkent Kiev’in dışında, Harkov, Lvov, Herson, Odesa, Zaporoje ve Dniptopetrovsk şehirlerine THY’nin, Onurair’in ve Pegasus’un da aralarında bulunduğu Türk Havayolu şirketlerinin seferleri var. Atlasjet ise, bir Ukrayna şirketi olarak burada faaliyetlerine başladı. Ancak birçok sektörde olduğu gibi Ukrayna’da havacılık sektöründe de tekelleşme var ve bu haksız rekabete yol açıyor. THY başta olmak üzere, şirketlerimizin mevcut hatlarda daha fazla uçma ve yeni hat açma taleplerine zorluklar çıkarılıyor. Halbuki daha çok uçuş iki ülke için daha fazla turist, daha çok işadamı ve daha çok ticaret demek.

Ukrayna Türkiye Serbest Ticaret Antlaşması ikili ticaret hacmini hızla artıracaktır

1 Ağustos 2012’de vizelerin karşılıklı olarak kalkması ve iki ülke vatandaşlarının 60 güne kadar seyahatlerinde vizeye ihtiyaç duymaması, kişilerin serbest dolaşımı önündeki engelleri kaldırdı. Bu ise birçok Avrupa ülkesinde vize sorunlarıyla boğuşan işadamlarımızın Ukrayna’da iş yapmasını kolaylaştırdı. İkili ticarette pozitif ivme oluşturacak başka önemli bir nokta ise artık imzalanması son aşamaya gelen Ukrayna Türkiye Serbest Ticaret antlaşmasının yürürlüğe girmesidir Böylece mal ve hizmetlerin de serbestçe dolaşımı sağlanacaktır. Tek tek sorunlar yerine, iki ülke iş dünyasının ve iş derneklerinin bu antlaşmanın imzalanması doğrultusunda lobi faaliyetlerinde bulunması daha doğru bir adım olacaktır. Aynı şekilde Türk ve Ukraynalı havayolu şirketlerinin önün açılması mevcut sefer sayısının ve çeşitliliğinin artırılması da kritik bir öneme sahiptir ve bu konudaki lobi çalışmaları her alanda hızlandırılmalıdır.

2015-12-07 00-32-58 ScreenshotUkrayna’daki güçlü Türk toplumu, bu ülkedeki yatırımlar için iyi bir altyapı oluşturuyor

Ukrayna’da güçlü bir iş dünyamız, başka ülkelerin iş dernekleri arasından sıyrılarak en üst sıralarda kendilerine yer bulan saygın işadamı derneklerimiz var. Ülkenin en büyük yabancı yatırımcısı olan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın başında bir Türk bankacı varken, ülke için çok önemli bir kurum olan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının özel gözlem misyonunun başında ise yine bir Türk büyükelçi görev yapıyor. Çok sayıda uluslararası firmanın tepe pozisyonlarında Türk profesyoneller yer alıyor. Birçok farklı sektörde pazar lideri firmalarımız var, başta ülkeyi dünyaya bağlayan Borispol Havalimanı ana terminal kompleksi olmak üzere birçok altyapı ve üstyapı projesi Türk inşaat firmaları tarafından gerçekleştirildi. 2015 yılında Ukrayna’da gerçekleşen en büyük devlet ihalesini ise bir Türk firması kazandı. Ukraynalıların en çok tercih ettiği destinasyon yıllardır Türkiye olurken, bu ülkede düzenlenen birçok sanatsal ve kültürel f2015-12-07 00-32-13 Screenshotaaliyette de ülkemiz başrolde. Türk dizileri Ukraynalı seyircileri adeta ekran başına kitliyor. Başta TİKA olmak üzere kurumlarımız önemli sosyal sorumluluk projelerine, teknik işbirliklerine imza atıyorlar. Tüm bunlar ülkemizin Ukrayna’daki yumuşak gücüne katkı yaparken, işadamlarımız için uygun yatırım ortamını oluşturuyorlar.

Ukrayna’nın en büyük şansı, sahip olduğu güçlü sivil toplumdur

Ukrayna, 1990 yılında Sovyetler Birliği çökerken, Dünya Bankası’nın istatistiklerine göre satın alma gücü paritesine göre kişi başına gelirde Türkiye’nin de, Polonya’nın da, Brezilya’nın da önündeydi. Bugün, Moldova’nın bile gerisine düşerek kişi başına gelirde Avrupa’da en son sırada yer alıyor Kötü yönetimin ülkenin geri kalmasında nasıl etken olduğunu göstermesi açısından maalesef dünyada belirgin bir örnek oldu. Ortalama ücret yalnızca 185 dolar. Ancak bu dip noktasıdır. Ukrayna Dünya Bankası Kolay İş Yapma endeksinde 2012 yılında 157. , 2014 yılında 112. sıradayken, bu yıl 83. sıraya yükselmiş durumda. Ukrayna tarihinin en genç kabinesi oluşturulurken, çoğu yurtdışı eğitimli olan bakanların hemen hemen hepsi İngilizce ’ye hâkim. Maliye Bakanı, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda çalışmış bir yatırım bankacısı iken, ekonomi bakanı ise yine bir yatırım bankacısı ve eski bir Litvanya vatandaşı. Birçok kritik devlet pozisyonunda 2004 yılından itibaren Gürcistan’daki reform sürecine imza atmış Gürcistanlı siyasetçiler ve yüksek memurlar yer alıyor. Aynı şekilde birçok bakanlığın kadrolarında AB üyesi ülkelerin bürokratları danışman, denetleyici gibi pozisyonlarda görev alıyorlar. Belli ki bu sefer batı işi şansa bırakmak istemiyor. Uluslararası toplum maddi ve manevi olarak Ukrayna’nın arkasında duracaktır. Ama tüm bunların ötesinde Ukrayna’nın en büyük şansı, AB üyesi Romanya’dan bile güçlü bir sivil topluma sahip olmasıdır. Reformların devamlılığının ve başarıya ulaşmasının en büyük garantisi işte bu güçlü sivil toplum olacaktır. Bugün, Avrupa ailesinin bir parçası olan Ukrayna’nın müreffeh geleceğine yatırım yapmak için doğru zamandır.

Burak PEHLİVAN

GOK_7138

 

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: