Ukrayna Medya Sektörü

by burakpehlivan on 15/11/2010

Ukrayna’ da medya sektörü, belirli yerel grupların kontrolünde ve bu alanda yabancı sermaye azımsanacak kadar az.  Ülkede popüler Tv kanallarının hem Rusça hem de Ukraynaca yayını var  ancak reklam kuşakları Ukraynaca olmak zorunda.

Ülkede 4 güçlü politik ve finansal grup medya sektörünü kontrol ediyor.  Bunlar, Dmitro Firtaş ve Khoroshvkovsky sahibi olduğu  medya kuruluşları  ile ülkenin 3 önemli işadamı olan  Viktor Pinçuk, Renat Akhmetov ve Privat Grubun sahibi Kolomisky’ nin sahibi olduğu şirketler.


Fotoğraf: Wolfgang Staudt

Ukrayna’ nın en çok seyredilen TV kanalı Inter Tv. Bu kanal cumhurbaşkanı Yanukoviç’in önemli destekçilerinden Independent Medya şirketinin sahibi Dmitri Firtash’ a ait. Kanalın eski ortağı Khoroshvkovsky ise bugün Ukrayna Milli İstihparat Teşkilatı’nın başkanı.

Privat Grubun sahibi Igor Kolomoisky ise 1+1, Kino ve TET kanallarına sahip olan Merkezi Avrupa Medya(CEME) grubunu kontrol ediyor. Privat Grup ayrıca, UNIAN haber ajansı ve Gazetapo gazetelerinin sahibi. Grup, CITI televizyon kanalı, Izvestiya v Ukraine gazetesinin sahibi olan Glavred Medya’ yı da, eski sahibi Oleksandr Tretnakov ortaklıktan
ayrıldıktan sonra kontrol etmeye başladı. Telekritika adlı haber sitesi de grubun medya iştiraklerinden.

Interpipe ve Kievstar firmalarının sahibi Viktor Pinchuk,’un sahip olduğu kanal  ise Ukrayna’nın en popüler 4. Tv Kanalı ICTV. Pinçuk’un  kontrol ettiği bir diğer önemli kanal STB.

Ülkenin en zengin işadamı Renat Ahmetov ise Ukrayina televizyon kanalının sahibi.

Bir önceki dönemde dışişleri bakanlığı yapan  Petro Paraşenko’ nun sahip olduğu, 2004 yılında gerçekleşen Turuncu Devrimin adeta yayın organı olan Chanel  5 televizyonunu ise ülkenin bir başka önemli TV kanalı

Devletin sahip olduğu en önemli kanal ise, aynı zamanda hemen hemen ülkenin tümüne yayınları ulaşan Perşiy Kanal.

Son seçimlerden sonra ülkedeki hemen hemen tüm TV kanallarının mevcut  iktidarı destekler bir yayın politikası izlediğine dair ciddi iddialar var. Bu sürecin basın özgürlüğünü tehdit edeceği, bunun sonucu olarak demokrasinin gelişiminin sekteye uğrayacağı iddia ediliyor.

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: