Bir Türk’ün Ukrayna’daki Büyük Başarısı ve Mary Wilson Konseri

by burakpehlivan on 07/02/2011

Cuma akşamı, Kiev’de, Bağımsızlık Meydanı’ndaki Çaykovski Müzik Akademisinin konser salonunu tıklım tıklım dolduranlar tarihi bir ana tanıklık ettiler. Amerika’da ve dünyada, 60’lı ve 70’li yıllara damgasını vuran, bugüne kadar 100 milyondan fazla plağı satılan efsanevi Supremes grubunun Diana Ross ve Florance Ballard ile beraber solistliğini yapan Mary Wilson Kiev’de ilk kez hayranları ile buluştu. Colin Powell’in dışişleri bakanlığı döneminde ABD kültür büyükelçisi olarak atanan Wilson, ABD’nin Ukrayna Büyükelçiliği’nin himayesinde ve Citibank ana destekleyiciliğinde bu konseri gerçekleştirdi. Wilson’ ın 18 yıl üyeliğini yaptığı Supremes Grubu, zamanında öyle bir popülerliğe ulaşmıştı ki, müzik listelerinde çağdaşı Beatles ile rekabet ediyordu. Grup 70’lerin sonlarında dağıldı ama etkisi bugüne kadar süren bir miras bıraktı.
Konserde, Mary Wilson 67 yaşında olmasına rağmen olağanüstü bir performans sergiledi. Bana çocukluğumun ve ilk gençlik yıllarımın süper babaannesi Tina Turner’ı hatırlatan bir performans. “Baby Love”, “Someday We Will be Together”, “Stop In the Name of Love”, “Fields of Gold”, “You are so Beautiful” gibi birçok klasik şarkıyı seslendiren sanatçı hareketli dansları ile sahnesini süsledi. Farklı ve derin bir ses rengine sahip şarkıcı, dinleyicileriyle güzel bir diyalog kurdu. Ukraynaca bazı sözcükleri konuşması esnasında kullanması ise izleyicilerden müthiş alkış aldı. Konser bittikten sonra Wilson coşkulu seyirci kalabalığının talebi üzerine 3 kez bis yaptı. Son bölümde seyirciler ayağa kalkmış dans ederek, sanatçının şarkılarına eşlik ediyorlardı. Sesiyle, danslarıyla, duruşuyla seyircinin gönlünü kazanan Mary Wilson sahneden dakikalarca ayakta alkışlanarak uğurlandı.
Ben üç Ukraynalı konuğum ile konsere gittim. Konser öncesi antrede birçok izleyici ile selamlaşmam konuklarımın ilgisini çekti, bana neden bu kadar çok Kiev’de yaşayan Mary Wilson hayranı Türk olduğunu sordular. Ukrayna Türk Toplumu’ndan konsere ilgi gösterenlerin sayısı, Wilson’ın Ukraynalı hayranları kadar olmasa da neredeyse Amerikalı seyirciler kadardı. Bu sorunun cevabını misafirlerim benden hemen öğrenseler de, diğer seyirciler Mary Wilson’ın sahneye teşekkür etmek için organizasyonu gerçekleştiren Oğuzhan Güler’i çağırması ile alabildiler.
Wilson’ ın “sevgili genç dostum” diye takdim ettiği Oğuzhan Güler genç bir Türk girişimci ve haliyle Ukrayna Türk toplumundan çok sayıda kişi bu konsere ilgi gösterdi. Amerikan Büyükelçisi John Teft’in Mary Wilson’ ın Ukrayna’da konser icra etmesi için bir Ukraynalı ya da Amerikalı organizatörden değil, Ukrayna’da yaşayan bir Türk işadamı olan Oğuzhan Güler’den talepte bulunması keyifli, bir o kadar da Ukrayna Türk toplumu için gurur verici bir hadise oldu.
Türkler, bugün Ukrayna’da, ülkeyi Avrupa’ya bağlayan otoyolları, başkent Kiev’deki uluslar arası havalimanını, 5 yıldızlı otelleri ve alışveriş merkezlerini inşa etmekle kalmıyorlar. Ülkenin en büyük üç cep telefonu operatöründen biri olarak 11 milyon müşteriye hizmet veriyorlar. Ülkenin en popüler ayakkabı boyası markası ile yüz akımız THY ile başkentin billboardlarını süslüyor, kentin en işlek caddelerindeki dükkânların tabelaları deriden, kont pantolona, ev tekstilinden halıya birçok Türk markasının ismiyle aydınlanıyor. Türk organizatörler Kiev’in gece yaşamına, sosyal hayatına renk getiriyor. Türkler inşaat sektöründe de, finansta da, hizmet sektöründe de, cemiyet hayatında da boy gösteriyorlar. Ülkelerin topla tüfekle fethedildiği dönemler geride kaldı. Tüm bunlar Türkiye’nin bu topraklardaki yumuşak gücüdür. Bugün Türkiye’nin, Türk insanının imajı Türk malının, Türk markalarının imajını oluşturuyor. Ülkemiz güçlü oldukça, ülkenin marka değeri büyüdükçe, insanlık kültürüne, bilime, sanata Türk insanının katkısı çoğaldıkça, Türkiye’de üretilen malların, Türk markalarının değeri artıyor. Aynı nitelikteki İtalyan ürününün, Türk markalı üründen en az %30-40 pahalı satılmasının nedeni budur, İtalya’nın ülke imajının, Türkiye’nin ülke imajından yüksek olması. İşte Oğuzhan gibi Türk girişimciler başarıları ile bu topraklarda, Türkiye’nin, Türk insanının imajına katkıda bulunuyorlar. Yavaş yavaş da olsa, azar azar mesafe de alınsa Türkiye bu coğrafyalarda marka haline geliyor, bu da hem Türk markalarının pazarda yapılanmasını kolaylaştırıyor hem de daha yüksek fiyatlara alıcı bulmasının önünü açıyor.
Türkiye genç ve girişimci nüfusuyla, yüksek üretim ve pazarlama gücüyle yakın coğrafyasında Avrupalı rakipleri ile arayı kapatmaya başladı. Ülkemizin imajının ticaretle turizmle, kültürel faaliyetler ve bayrak taşıyıcımız havayolu şirketimizin bilinirliği ve başarılarıyla güçlenmesi hepimizin menfaatinedir. Buna bir de bu ülkelerde sanat, spor, cemiyet yaşamı gibi alanlarda popüler Türklerin ve Türkiye sevdalılarının varlığı eklendikçe Türkiye’nin güçlenen imajı taçlanacaktır. Ukrayna hükümeti IMF başdanışmanı Engin Akçakoca, IMF eski Ukrayna ülke müdürü Ceylan Pazarcıbaşıoğlu, Türkiye sevdalısı Mircea Lucescu, Kiev Opera Evi’nde Kiev Senfoni Orkestrası ile verdiği Mystic Love konseri ile Kievlileri Türk Sanat Musikisi ile tanıştıran Mustafa Tanyeri, organizatör Oğuzhan Güler gibi başarılı ve popüler isimlerin sayısı arttıkça Ukrayna’da Türkiye’nin, Türklerin ve dolayısıyla Türk markalarının imajı perçinlenecek, bu ülkede iş yapan işadamlarımızın işi kolaylaşacaktır.
Burak PEHLİVAN

Share on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: