Şampiyona’nın Ardından

by burakpehlivan on 27/07/2012

alt

Ukrayna ve Polonya’nın ortaklaşa düzenlendiği Avrupa Futbol Şampiyonası, İspanya’nın şampiyonluğuyla geride kaldı. Şampiyona esnasında yalnızca 2 maçı Kiev’de stadyumda canlı olarak izleyebildim. Bu maçlardan ilki, İngiltere ve İtalya arasındaki çeyrek final maçı, diğeri ise finaldi. Yoğun iş temposuna ve İspanya İtalya maçının oynanacağı dönemde İstanbul’a gitme zorunluluğuma rağmen, final maçı için Kiev’de kaldım. Kaldığıma da değdi doğrusu. Final, futbol olarak çok üst düzeyde değildi ve maproç finale yakışan bir çekişmede geçmedi belki ama bu maçta statta olmasaydım, bu yazıdaki değerlendirmelerim kanımca eksik kalacaktı.

Şampiyona öncesi iki ayrı makale ile şampiyonanın ve bu şampiyona için yapılan yatırımların Ukrayna için artı ve eksilerini değerlendirmeye çalışmıştım. Şimdi ise bu dev organizasyonun üzerinde birkaç hafta geçtikten sonra genel bir değerlendirme yapma imkanı buluyorum. Batı Basını’nın art niyete varan, abartmalı kara propaganda haberleri ve Ukrayna’nın kendi hatasından kaynaklanan yüksek otel fiyatları ne yazık ki beklenenden daha az ziyaretçiyi tirbünlere çekti. 1,4 milyon biletli seyirci beklenirken, iki ülkede 1 milyon 274 bin seyirci statları doldurdu, bu rakam biletli seyirci sayısında %10’u aşan bir kayba işaret ediyor. Final maçında bile Kiev Olimpiyat Stadı’nın toplam kapasitesinin %10’u boştu. Maçın hemen öncesinde özellikle yüksek fiyatlı biletlerin karaborsada değerinin yarısına, hatta üçte birine satıldığına tanık oldum, halbuki karaborsacıların büyük kar hayalleri vardı.

Başkent Kiev başta olmak üzere yüzbinlerce seyirci bekleyen Ukrayna şehirlerinin hayal kırıklığına uğradığını söylemek mümkün. Grup maçları esnasında Kiev’e hareket getiren, eğlenceli bir o kadar da sevimli İsveç taraftarları takımlarının elenmesiyle şehirde görünmez oldular. Ev sahibi iki ülke Polonya ve Ukrayna’nın üst turlara çıkamaması, taraftarlarının alım gücü olan Hollanda ve Rusya gibi ülkeler yerine krizin pençesindeki İtalya, Yunanistan gibi ülkelerin takımlarının üst turlara çıkması, taraftar sayılarını ve harcamalarını önemli ölçüde etkiledi. Yeme içmeden, konaklamaya, ulaştırmadan, eğlence sektörüne birçok sektörün umduklarıyla buldukları çok farklı oldu. Almanya’nın finalde olmaması ise Kiev’i zengin ve bir o kadar da sayısı kalabalık Alman taraftarların harcamalarından mahrum bıraktı. Ancak tüm bunlar olmasaydı da Ukrayna’nın şampiyonadan beklediği gelir gerçekleşenin en fazla %20 üzerinde olurdu Çeşitli hesaplamalara göre Ukrayna’nın bu şampiyonadan kazandığı gelir 800 milyon $ ile 1 milyar $ arasında. Her şey yolunda da gitseydi toplamda 10 ila 15 milyar dolar aralığında yapıldığı tahmin edilen yatırımın 3 haftalık bir şampiyona esnasında karşılanması zaten beklenemezdi.

Ukrayna, bu şampiyonadan çok şey kazandı. 2008 yılında bir uçak yolculuğunda tesadüfen yan yana seyahat ettiğim UEFA’nın İtalyan Başdanışmanı’nın bana ülkenin başkanının, başbakanının ve şampiyona ile ilgili bakanların kartvizitlerini göstererek, “bunların hepsiyle görüşüyorum, bu ülke bu şampiyonayı yapacak kapasitede değil ve yapamayacaktır” diye iddialı konuşmasını hatırladıkça ve Ukrayna’nın yaşanan global ekonomik krize rağmen bu şampiyonadan bu kadar başarılı bir karneyle çıktığını gördükçe, bu ülkenin kazanımının ne kadar büyük olduğunu görüyorum. Hayali sokak hayvanı katliamlarından, açgözlü Ukraynalı esnafı imajı yaratmaya, Avrupa’nın belki de ırkçılığın en az olduğu bu ülkesinden, ırkçılık şampiyonu çıkarmaya, hatta bunun için BBC gibi kanallarda özel belgeseller göstermeye kadar giden bir süreçte, Ukrayna 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonundan yüzünün akıyla çıkmıştır.

Yalnızca 20 yaşındaki bu genç ülke Dünya’nın en önemli organizasyonlarından birini her türlü olumsuzluğa rağmen en iyi şekilde gerçekleştirmiştir. Elbette bundan sonraki süreçte yapılan yatırımların yerindeliği, etkinliği ve geri dönüşümleri, demokratik her ülkede olduğu gibi konuşulacak, değerlendirilecektir ama Ukrayna’nın son yirmi yılda tek bir havalimanı bile yapamamışken 4 yeni havalimanına, modern statlara, ciddi sayıda yeni konaklama tesislerine ve önemli oranda ulaştırma yatırımlarına şampiyona öncesi kavuştuğu unutulmayacaktır. Ukrayna, çağdaş ve medeni dünya devletlerinden biri olduğunu şampiyonaya gelen yabancılara da, ekran başındaki milyarlarca futbolsevere de göstermiştir. Daha da önemlisi birçok gözlemcinin ifade ettiği gibi Avrupa fonlarını arkasına alan, AB ülkesi Polonya’dan çok daha iyi ve başarılı bir organizasyon gerçekleştirmiştir. Ukrayna insanı ise konukseverliğiyle yabancı taraftarların kalbinde önemli bir yer edinmiştir. Bundan sonraki süreç bu imajı devam ettirerek ve yapılan altyapı yatırımlarının üzerine daha fazlasını koyarak ülkeye daha fazla yabancı yatırımcı, turist çekilmesine yol açacak doğru politikaları uygulayacak Ukraynalı siyasetçilere düşmektedir. Şampiyonanın bu güzel ülkeye gerçek manada eksi ve artısı ancak 5 yıllık, 10 yıllık dönemlerden sonra anlaşılacaktır.

Share on Facebook0Share on Google+0Share on LinkedIn0Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: