Ukrayna ve Rusya Yabancılara Neden Sıcak Bakmalı?

by burakpehlivan on 21/11/2010

Rusya’da, Federal Göçmen Servisi ve benim de bir ara ortak çalışma yürüttüğüm OPORA  müşterek bir rapora imza atmışlar. OPORA, Rusya’da kobileri desteklemek için kurulmuş, bizim KOSGEB tarzı bir kuruluş ancak çok ciddi yetkileri var. Bizzat, Vladimir Putin’in himayesinde çalışmalarını yürütüyorlar.Rusya’da, Türkiye’deki gibi 50, 60 yılık Kobiler bulmak tabii ki mümkün değil. Bolşevikler, serbest girişim adına ne varsa 70 yıl bastırmışlar. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra geçen 20 yılda ise küçük ve orta boy işletmelerin boy göstermesi kolay değil. Her ne kadar ülke Sovyetler Birliği’nin mirası olarak verimli çalışmayan, çalışamayan bir ağır sanayiye sahipse de, hafif sanayinde ciddi bir işletme açığı var. İşte OPORA’nın amacı bu hafif sanayi işletmelerinin desteklenmesi ve enerji kalemleri dışarı alındığında, dış ticarette meydana gelen korkunç açığın kapatılması.

Rusya tekstil, konfeksiyon, deri, ayakkabı ve daha birçok hafif sanayi sektöründeki ithalat kalemleriyle ilgili geçtiğimiz yıllarda gümrüklerde sıkıntı yaratmayı bu çerçevede başlatmıştı. Stratejiye göre bu ürünlerin ithalatı güçleştirilip, pahalandırılırsa, bu ürünleri içeride üretmek cazip hale gelecekti. Yeri gelmişken bu stratejide pek başarılı oldukları söylenemez. OPORA hem maddi destekle, Rusya’da KOBİ’leri desteklemeye çalışıyor hem de hükümetin önüne bu tip stratejik yol haritaları koyuyor. Bu son raporlarında, benim daha önce yazılarımda birkaç kez dile getirdiğim ülkenin demografik sıkıntılarına değinmişler. Rusya nüfusu azalan bir ülke, ülkede yaşayan insan sayısı 2010 yılı itibarıyla 140 milyonun altına inmiş durumda. Nüfus azalış hızı %0,5’i buluyor ve bu oranla birkaç küçük ada ülkesi dikkate alınmazsa dünyada nüfusu en hızlı azalan ilk 10 ülke arasında. Özellikle erkeklerde yaşlılık öncesi ölüm oranları çok yüksek. Kıtlığın ve savaşların pençesindeki birçok Afrika ülkesini bile geride bırakarak, bin kişiye düşen ölümde dünyada 7. sırada geliyorlar. Doğum oranlarında ise, dünyada ancak 176. sıradalar. Rusya’nın hem nüfusu azalıyor, hem de çalışabilir, genç nüfusun toplam nüfusa oranı hızla düşüyor. Alkolün ve stresin neden olduğu erkek orta yaş ölümlerinden dolayı bir de orta ve üzeri yaşlarda kadın ve erkek nüfusu arasında ciddi dengesizliklere sahip bir nüfus yapıları var.

OPORA’nın raporu bu demografik sorunların önlem alınmazsa ülkeyi 15 yıl içerisinde ekonomik olarak çok zor durumlara sokacağını dile getiriyor. Rapora göre şu an Rusya’da çalışabilir durumdaki nüfus 88,5 milyon. Önümüzdeki 15 yıl içerisinde ise bu sayının 11,5 milyon azalması bekleniyor. Sanayi ve ekonomideki büyüme de göz alınırsa, bu korkunç bir işgücü açığı demek. OPORA, milliyetçi çevreler her ne kadar buna karşı çıksa da, ülkenin adı geçen dönemde planlı bir biçimde 20 milyon göçmen işçiye gereksinim duyacağını ortaya koyuyor. Halihazırda, kayıtlı olmayanlarda birlikte ülkede 5-6 milyon yabancı işçi olduğu tahmin ediliyor. Bu sayı bugün bile yetersiz. Raporu hazırlayan kuruluşlar gelecek yabancı işçilerin BDT kökenli görece niteliksiz işçiler değil, kalifiye işçiler olması doğrultusunda görüş bildiriyorlar. Bu da ülkeye Çin, Hindistan gibi ülkelerden daha fazla göç gelmesi demek.

Ukrayna’da bu yönde bir çalışma, bu kapsamda henüz yapılmadı. Ancak yapıldığı takdirde sonuçlar daha olumsuz olacaktır. Ukrayna’nın doğum ve ölüm oranları, buna bağlı olarak nüfus azalış trendi, Rusya’dan daha kötü durumda. Ülke buna ek olarak, dışarıya genç nüfus olarak müthiş göç veriyor. Dünya Bankası’nın geçtiğimiz haftalarda yayınladığı “Göç Raporu’na” göre, Dünya’da en çok göç veren 5. ülke Ukrayna’dır. Nüfusu 40 milyonun üzerinde olan büyük ülkeler arasında ise, nüfusa oranla en çok göç veren ülke. Ukrayna, yabancıların kendilerini rahatsız hissettikleri, polis baskısı ve gereksiz kimlik kontrolleri ile bezdirildikleri bir ülke olmaktansa, özellikle işgücüne katılımı sağlanmış olan yabancı ülke vatandaşlarının kendilerini huzurlu hissettikleri bir yer olmalı. Rusya’ya ve diğer BDT ülkelerine baktığımızda Ukrayna görece olarak daha iyi durumda ama alacağı daha çok uzun bir yol var.

Dünyanın en çok göç veren ülkelerinden biri olan Ukrayna’nın empati yapması gerekiyor. Bu ülke mevcut durum değişmezse ve önümüzdeki 10 yıllarda inşallah yüksek büyüme rakamları yakalanırsa, Rusya gibi yabancı, göçmen işçiye bağlı bir ekonomiye dönüşecek. Ülkeyi yönetenler bu yöndeki stratejileri bugünden ortaya koyup, planlarsa ileride ülkede çalışacak yabancı göçmenler daha nitelikli olacaktır. Hükümet yetkilileri II. Dünya Savaşı sonrasında harap olan Almanya ekonomisindeki müthiş büyümede, başta Türkler olmak üzere 60’lı ve 70’li yıllardaki “Gastarbeiter’lerin” katkısını unutmamalıdır. Bugün, Ukrayna’nın kişi başına geliri 2.500 $’lar seviyesinde. Bölgede önümüzdeki 10 yıl içerisinde kişi başına geliri 10 bin $’ın altında olan bir ülke kalmayacaktır. Bu durumda ülkenin çok daha fazla sayıda işgücüne gereksinimi olacağı açıktır. Ukrayna, hem kendi evlatları olan genç nüfusunun ülkede kalmasını özendirmeli, hem daha önce gidenlerin geri dönmesi için çaba göstermeli hem de yabancılara dönük politikalarını gözden geçirmelidir. Ülke, yabancıları bastıran, bezdiren değil, yabancı işgücünü ve girişimcileri özendiren bir politika benimserse, oluşan refah ve artan milli gelirden yine bu ülkenin vatandaşları karlı çıkacaktır.

Burak PEHLİVAN

 

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: