Ukrayna ekonomisi doğru yolda

by burakpehlivan on 26/02/2017

Ukrayna’da yaptığı 5 milyar € yatırımla ülkenin en büyük yabancı sermaye yatırımcısı olma ünvanını taşıyan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın(EBRD) Ukrayna direktörü Şevki Acuner ile her yıl Ukrayna’daki Türk işadamları ve profesyonelleri olarak bir araya gelir önceki yıl yapılanları değerlendirirken, ekonomiye ilişkin beklentileri tartışırız. 30 yılı aşan bankacılık kariyerinin ilk 12 yılını Kanada Kraliyet Bankası’nda son 20 yılını ise EBRD’de geçiren Acuner, yalnız bulunduğu konumun Ukrayna için öneminden değil, sahip olduğu müthiş iletişim becerisiyle de toplantıları, katılımcılar açısından unutulmaz bir söyleşi şölenine dönüştürür. Bu yıl dördüncüsünü yaptığımız toplantının açılışını yaparken, zihnim beni Şevki Acuner ile ilk tanıştığımız zamana götürdü.

2013 yılının mayıs ayıydı, dönemin Kiev Büyükelçimiz şimdi ise Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri genel müdürlüğü görevini yürüten Mehmet Samsar ile olağan görüşmelerimizinden birinde, EBRD’nin Ukrayna başkanlığına bir Türk bankacının, Şevki Acuner’in atandığı bilgisini paylaşmıştı. Kiev Büyükelçiliği öncesinde beş yıl New York başkonsolosluğu yapan büyükelçi Samsar, lobiciliğin önemine vakıf, bu konuya oldukça değer veren bir büyükelçiydi ve görüşmemizde Şevki Bey’in Ukrayna Türk iş dünyasına büyük katkı yapacağını belirtirken bana kendisiyle bir an önce iletişime geçmemizi tavsiye etmişti. Toplantı sonrası kısa bir araştırma yaptık ama Londra ve Kiev arasında mekik dokuyan Acuner’e ulaşmak kolay değildi, irtibat sağlayamamıştık. O dönemde Türk Havayolları’nın Ukrayna’da faaliyete geçmesinin 20. yılı münasebetiyle büyük bir kutlama tertipleniyordu. Biz de bu kutlamaya yalnız üyelerimizi değil,  her zamanki gibi ülkedeki diğer önemli ülke işadamları derneklerinin başkanlarını davet etmiştik. Genel sekreterimiz kutlamanın yapılacağı gün beni arayarak davet ettiğimiz isimlerden biri olan Britanya Ukrayna Ticaret Odası(BUCC) başkanı Bate Toms’un Londra’dan gelen bir misafiriyle davete icap etmek için izin istediğini iletti. Cevabım tabii ki olumluydu. Etkinlikte,  Bate arkadaşıyla beni tanıştırdı.  Misafirimiz aslında bir Türk, EBRD’nin yeni Ukrayna başkanı Şevki Acuner’den başkası değildi. Ukrayna’daki en büyük yabancı havayolu şirketi Türk Havayolları  1000’e yakın davetliyle harika bir geceye imza atarken, biz ise günün sonunda Şevki Acuner’i kazanmıştık.

Acuner’e, göreve başlamasının onuruna bir yemek düzenlemek istediğimizi ve kendisini Ukrayna Türk iş dünyasıyla tanıştırmak istediğimizi görüşmemizin daha hemen başında ilettim. Londra’da Türk Bankacılar Birliği başkanlığı yapmış kıdemli bankacının bu teklif çok hoşuna gitmişti. Kısa bir süre sonra düzenlediğimiz yemek vesilesiyle ,Ukrayna’daki Türk lobisi için çok önemli bir güç olan ve o güne kadar yeterince gündeme gelmemiş Ukrayna’daki Türk yatırımlarında ya da uluslararası sermayeli firmalarda görev yapan üst düzey Türk profesyonelleri ilk kez bir araya getirmiş olduk. İlerleyen günlerde Şevki Acuner TUİD üyesi olurken, her yıl sene başlarında yaptığımız ekonomik bilgilendirme toplantılarına da start verdik. Bu arada Ukrayna’daki Meydan olayları ve  akabindeki yönetim değişikliği EBRD’nin ülke açısından önemini daha da artırdı. Rusya’daki portföyünü küçülten bankanın, Ukrayna, birkaç yıl içersinde Türkiye’den sonra en çok yatırım yaptığı ülke haline geldi. Batı’nın 2014 yılında Ukrayna’ya sağladığı 35 milyar dolarlık destek paketinin IMF’den sonra en büyük parçasını ise EBRD oluşturdu. Üstelik IMF’den gelen para reel sektöre inmezken, EBRD fabrika ortaklıklarıyla üretime, yenilebilir enerjiye ve enerji verimliliğine verdiği destekle Ukrayna’nın enerji bağımsızlığına, karayollarını, raylı sistemleri finanse ederek ise ülke altyapısına hatırı sayılır katkılarda bulundu, bankacılık sektörünün kredileri daralttığı bu zorlu dönemde ülkeye adeta bir can suyu verdi.  Bu üç yıl zarfında, devlet bankalarının yeniden yapılandırılması, Kamu Iktisadi Kuruluşlarında iyi yönetişim ilkelerinin oluşturulması ve verimliliğinin artırılması gibi Ukrayna’da gerçekleştirileceğine inanılması güç reformlarda hep EBRD ön plandaydı. Özel sektörün devlet organlarıyla yaşadığı sorunları çözmede kritik bir görev üstlenen Ukrayna İş Ombudsman Konseyi ise EBRD’nin finansman ve teknik yardım desteğiyle oluşturuldu. Yönetim kurulu başkanlığını Acuner’in üstlendiği bu konsey kendisine yapılan 800’ün üzerindeki başvurudan 400’den fazlasını olumlu bir biçimde sonuçlandırma başarısını gösterdi. İşte tüm bu süreçlerin gerçekleştirilmesinde başrol oynayan EBRD’nin başında bir Türk bankacının olması açıkçası Ukrayna Türk toplumu olarak göğsümüz kabarttı.

EBRD Ukrayna direktörü Şevki Acuner, Ukrayna’nın son üç yıllık değişim, gelişim sürecinde sahadaki en önemli uluslararası kurumun kaptanlığını yaparken, bu yoğunluk ve sorumluluk içerisinde bile Ukrayna Türk iş dünyasıyla ilişkisini asla ihmal etmeyerek yurtdışında görev yapan Türk profesyoneller açısından da örnek alınması gereken bir profil çizdi. Ne zaman arasak ulaşabildik, ne zaman bir organizasyona davet etsek yanımızda oldu. Hatta, bu yıl ki dernek iftarımıza tarihi Ukrayna Kanada Serbest Ticaret Antlaşması’na tanıklık ettiği Kanada’dan 20 saatlik uçuş sonrası, havalimanında direk yemeğe gelerek, iştirak etti. Zira Türkiye Ukrayna Serbest Ticaret Antlaşması müzakereleri için faydalı olabileceğini düşündüğü gelişmeleri bizlerle zaman kaybetmeden paylaşmak istemişti.  Gerek Ukrayna’nın yaşadığı değişim gerekse iş dünyamızın son yıllarda geçirdiği evrim, Büyükelçi Mehmet Samsar’ın, öngörülerinin de çok ötesinde bir katkıyı Şevki Acuner’in Ukrayna’da görev yaptığı yaklaşık 4 yıl zarfında Ukrayna’ya ve Ukrayna Türk iş dünyamıza yapmasını sağladı.

Bu yılki ekonomik bilgilendirme toplantısını işte bu anıların bir özetiyle açarken, yoğun katılımın olduğu etkinlikte Şevki Acuner tüm açık sözlüğü ve samimiyetiyle Ukrayna ekonomisine ilişkin değerlendirmelerini yaptı. Bu yazıda da tıpki eski toplantılarda da olduğu gibi içeriğin off-the-record olması nedeniyle tabii ki ayrıntılara giremeyecek, genel hatlarla konuşulanlar üzerinden tespit yapmaya çalışacağım. Ancak şunu söyleyebilirim ki EBRD başkanına göre Ukrayna, Ukrayna ekonomisi kesinlikle doğru yolda. 2014 şubat ayındaki yönetim değişikliği ve sonrasında yaşananlar neticesinde iki yılda toplamda %17 küçülen Ukrayna ekonomisinde 2016 yılında %2’lik  bir büyüme yaşanırken, 2017’de de büyüme bu oranın üstünde yaşanacak.Elbette baz etkisi de düşünüldüğünde bu büyüme oranları yetersiz. Doğru yolda da olsa Ukrayna’nın,  %5-6’lık büyüme rakamlarına ulaşması ancak durmadan, sağa sola sapmadan ve bu yolda daha hızlı gitmesiyle mümkün. İşte buradaki “hız”kavramını, yapısal reformlar oluşturuyor. 

Yapısal reformalar çerçevesinde, önce yapılanlara bir göz atalım. Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ve etkin yönetimi konusunda ülkede önemli adımlar atıldı. 3 yıl önce 183 olan bankası sayısı 93’e indirilirken, Ukrayna’nın en büyük bankası, toplam bankacılık aktiflerinin %22’sine sahip Privatbank millileştirildi. Bir kısım bankaların, halktan topladığı mevduatları, banka sahiplerinin ceplerine aktardığı sistem ortadan kaldırıldı, sektör büyük ölçüde reforme edildi. Enerji reformuyla devlet doğalgaz şirketi Naftogaz’ın, GSMH’nin %8’lerine ulaşan açıklara sıfıra indirilirken, 350 bin kişinin çalıştığı Ukrayna Devlet Demiryollarına, 74 bin personelin istihdam ediliği Ukrayna Posta Servisine piyasa ücretleriyle CEO ve üst düzey yönetim getirildi. Vergi sisteminde düzenlemeye gidilirken, Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Ajansı, İş Ombudsman Konseyi, yatırım ajansı gibi özerk kurumlar oluşturuldu, mevcut üst kurumların özerkliği ve yetkinliği artırılmaya çalışıldı. 

Gerçekleştirilen reformlar sayesinde kurda istikrar sağlanırken, Merkez Bankası’nın döviz rezervleri güçlendirildi. Ekonomide ve sanayi üretiminde yeniden büyüme sağlandı. Tüm bu saydıklarımız bardağın dolu tarafı, elbette yapılması gereken daha birçok yapısal reform var ki bunlar olmadığı için de Ukrayna zaten sahip olduğu olağanüstü potansiyeli yeterince kullanamıyor ve o büyük çıkışı gerçekleştiremiyor. Kamu yönetiminde, vergi sisteminde, adalet ve sağlık hizmetlerinde de bazı değişimler var ancak kabul etmek gerek ki bunlar arzu edilen seviyelerden oldukça uzakta. Bunun için de uluslararası finans kurumları ve Ukrayna’nın dostları, daha etkin ve güçlü vergi sistemiyle adil ve sürdürülebilir emeklilik hizmetleri konusunda ısrarcılar. Ukrayna’da asgari ücret 120, emekli ücretleri 50 $ seviyesinde, kişi başına gelir ise 2.200 dolar’a geriledi. Dolayısıyla yüksek büyüme rakamlarının iç tüketimle sağlanması en azından kısa vadede mümkün gözükmüyor. Onun için yatırımlar ve dış talep yani ihracat büyüme için daha çok önem kazanıyor.  Ukrayna’nın hem daha çok yabancı sermaye çekmesini sağlayacak hem de küçük ve orta ölçekli çiftçinin krediye ulaşımına imkan sağlayacak tarım arazilerinin satımını engelleyen moratoryumun kaldırılması konusundaki ısrar onun için boşuna değil. Başarılı bir özelleştirme süreci de Ukrayna’nın şiddetle ihtiyaç duyduğu yabancı sermayenin alınmasında katalizör görevi görebilir. Ne yazık ki 2016 yılının toplamında özelleştirmeden elde edilen gelir yalnızca 12 milyon $ gibi ihmal edilecek bir rakam. Ancak Şevki Bey, özelleştirme konusunda bu yıl ve gelecek yıl daha ümitli zira devlet kurumlarının deneyimi artarken, yatırımcıların ilgisini çekebilecek varlıkların özelleştirme kapsamına alınması söz konusu. Mecliste de bazı yasal düzenlemeler yapıldı, yapılıyor. Neticede 1700 civarında kamu işletmesinin özelleştirilmesi planlanıyor, bu noktada birkaç iyi, başarılı özelleştirme tüm özelleştirme sürecini hızlandıracaktır.

Ukrayna AB ve Kanada ise Serbest Ticaret antlaşmaları(STA) imzaladı. Serbest Ticaret antlaşmaları doğaları gereği yalnızca ticaret antlaşmaları değil yatırım antlaşmalarıdır da. Bununla birlikte Ukrayna yaptığı antlaşmaların yatırım açısından henüz olumlu etkilerini göremedi. Batılı firmalar, yaygın yolsuzluk, zayıf hukuk sistemi ve jeopolitik risk algıları yüzünden Ukrayna’ya yatırım yapmakta çok istekli değiller.  Halbuki Türkiye ile yapılacak bir STA, Ukrayna’ya özellikle yatırımlar konusunda oldukça fayda sağlayacak, Ukrayna’da üretime dönük Türk yatırımları ülke ihracatına da olumlu yansıyacaktır. Elbette birçok sektörde rekabeti engelleyen tekelleşmenin ortada kaldırılmasının gerekliliğini de unutmamak gerek ki bu noktada özellikle Lifecell(Turkcell) ve Türk Havayolları gibi kuruluşlarımız adil rekabet ortamında Ukrayna ekonomisine çok daha fazla katkıda bulunabilirler.

Şevki Acuner’in konuşmasının başında dediği gibi Ukrayna ve ekonomisi doğru yolda. Görünürlüğü ve gücü Ukrayna’da her geçen gün artan Türk iş dünyası da Ukrayna’nın ekonomik kalkınma mücadelesi için çıktığı bu yılda ülkeye önemli oranda katkı sağlıyor. Bu katkının daha da artması ise, ülkenin daha yüksek büyüme oranlarına ulaşmasında olduğu gibi neticede Ukrayna liderliğinin elinde.

Burak PEHLİVAN

Share on Facebook352Share on Google+0Share on LinkedIn43Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: