Ukrayna ve IMF İlişkileri, Ukrayna Kritik Dönemde

by burakpehlivan on 24/10/2011

haber 

 

 

 

 

 

 

 

 

IMF, yani Uluslararası Para Fonu biz Türkler’in çok yakından tanıdığımız bir kuruluş. Bu kuruluş, II. Dünya savaşı sonrası yeniden şekillenen dünyada, Dünya Bankası (WB) ile birlikte Bretton Woods kararları sonucunda tesis edildi. Dolayısıyla savaşı kazanan ülkelerin kuruluşun yönetiminde önemli bir ağırlığı var. Dünya Bankası, ülkelerin altyapı yatırımlarını finanse ederken, IMF’nin müşterileri ise ödemeler dengesi problemi yaşayan ülkeler. Devletler, finansal krize girip, uluslar arası borç yükümlülüklerini yerine getiremediği noktada IMF devreye girerek, ülkenin acil ihtiyaç duyduğu kredileri sağlıyor. Bunun karşılığında ise borç verdiği ülkelerden bir dizi acı önlem talep diyor. Bu talepler ülkelerin büyümesini sağlamaktan ziyade, hızlı küçülmelere yol açan ama buna karşılık, yurtdışı alacaklıların paralarını garanti eden, bütçeye ve ödemeler dengesine disiplin getiren uygulamalar oluyor.

Ukrayna Ekonomisi 2008 yılında krize girip, takip eden yıl %15,8’lik rekor bir oranda küçülürken, ülkenin acil finansman ihtiyacı için hükümet IMF ile anlaştı. IMF ile yapılan stand-by anlaşması sonucunda dilimler halinde, ülkenin 16,5 milyar $ kredilendirilmesi kabul edildi. Bu tip stand by anlaşmalarının temelinde, ülkeye acil ödemelerin yapılması için IMF’in kaynak yaratmasının yanı sıra, anlaşmanın borç vericilere sağladığı güvenle ülkelerin özel sektörden de ciddi kaynak bulmalarına olanak sağlaması yatıyor. İmzalanan anlaşmanın sonucunda ilk kredi dilimleri hızla serbest bırakılırken, Ukrayna’nın yükümlükleri gerçekleştirmede ağır hareket etmesi sonucunda sonraki kredi dilimlerinin ödemeleri 2011 mart ayından beri donmuş durumda.

Ukrayna’da, hükümet kendisi için sıkıntılı siyasi sonuçları olmasına rağmen, Para Fonu’nun istediği 4 istekten üçünü zor da olsa gerçekleştirdi. Bunlar emeklilik reformu yapılarak emeklilik yaşının kademeli olarak yükseltilmesi, Merkez Bankası bağımsızlığının artırılması ve döviz değişim pazarında yapılan iyileştirmeler. Ancak dördüncü talebin yerine getirilmesi, yani hanelerin kullandığı doğalgaz ücretlerinin %75, hatta %100 artırılması yoluyla bizim Botaş’a benzer bir kamu kuruluşu olan Naftogaz’ın açıklarının radikal olarak azaltılması, önümüzdeki sene gerçekleşecek seçimler öncesinde hükümeti çok zor durumda bırakacaktır. Dolayısıyla bugüne kadar bu taleple ilgili bir yasa meclisten geçmedi. Ancak IMF, takip eden kredi dilimlerini serbest bırakmada bu şarttan kesinlikle taviz vermiyor.

IMF, yönetim ağırlığı ABD ve AB’de olan bir kuruluş, dolayısıyla kararlarında ekonomik gerçeklerin yanında, siyasi etmenlerin de rol oynadığına şüphe yok. Ukrayna’da, ana muhalefet lideri Timeşenko’nun haklı veya haksız nedenlerle hapise atılmış olması, Batı ile Ukrayna’nın ilişkilerinde gözle görülür bir sıkıntı yarattı. Bunun üzerine bir de gaz fiyatlarının artırılmaması, IMF’nin yeni kredilerinin önünü büyük olasılıkla tıkayacaktır. Ukrayna liderliği bu noktada, Rusya ile pazarlıkları sıklaştırmak yöntemiyle bu ülkeden aldığı gazın fiyatında, hanehalklarının kullandığı gazda zama ihtiyaç bırakmayacak ölçüde indirime gitmeye çaba harcayacaktır. Ancak bunu gerçekleştirmek için Rusya, Kazakistan ve Belarus’un oluşturduğu Gümrük Birliği ile ilişkileri güçlendirmek hatta birliğe girmeyi taahhüt etmek ve/veya ülkenin strtatejik öneme sahip boru hatlarının yönetimini Gazprom’la yani Rusya ile paylaşmak gerekiyor. Gaz fiyatı pazarlığında Ruslar’ın talepleri açık ve Batı ile arası bozulan ve pazarlık gücü görece olarak azalan Ukrayna’dan, gaz fiyatlarında indirim karşılığında alabileceğinin azamisini almaya çalışacaktır.

Ukrayna’ya bugün ziyarette bulunacak IMF heyetinin kredi dilimlerini serbest bırakmaması ve kötü bir izlenimle ülkeyi terk etmesi durumunda, zaten gelişmekte olan ülke paralarının son aylarda dolar karşısında değer kaybetmesine rağmen ülkede uygulanan sabit kur politikasyıyla grivnada değer kaybına izin vermeyen ülkenin, devülasyon dedikodularının gerçeğe dönüşmesiyle, Rusya ile anlaşmadan başa çıkması çok zor gözüküyor. Şu an ki güçlü Ukrayna liderliği ülke için büyük bir şans. Umulur ki ülke yöneticileri, Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu kararları ivedilikle alabilirler ve ülkenin ikinci bir krize doğru yol almasının önüne geçebilirler.

 

Burak PEHLİVAN

 

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: