Ukrayna Krizinin Ekonomik Boyutu: Burak Pehlivan, Türk Ukrayna İşadamları Derneği (TUİD) Başkanvekili ile Röportaj

by burakpehlivan on 30/08/2015

Üniversiteler, zaman zaman yanlış bir biçimde yalnızca meslek eğitimi alınan kurumlar olarak değerlendirilse de aslında, araştırma yapılan, farklı fikirlerin sorgulandığı, bilim üretilen, öğrencilerine vizyon ve farklı bakış açıları veren eğitim kurumlarıdır. Ülkemizden bir üniversite gazetesinin Ukrayna ile ilgili röportaj teklifi geldiğinde de bunun için çok mutlu oldum. Zira yerli ve uluslararası birçok basın kuruluşuna röportaj veriyor olsak da, ülkemizde üniversite talebelerinin Ukrayna’ya ilgi duyması ve bu konuda talepkar olması beni çok mutlu etti. Bunun için bu röportajın benim için anlam ve önemi de çok büyük. Öğrenci kardeşlerimiz kusura bakmasınlar, işlerin yoğunluğundan dolayı taleplerini gerçekleştirmekte geç kaldım ama onların hak ettiği özeni göstermeye çalıştım.

ukrayna-krizi-icin-dortlu-zirve-5917190_3958_o

Sayın Pehlivan, röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Öncelikle kısaca Ukrayna krizinin başlangıcını anlatabilir misiniz? Yani ABD’nin ve AB’nin başını çektiği Batı bloğu ile Rusya kıskacında Ukrayna krizi nasıl başladı?

Sevgili Mehmet, ben size teşekkür ederim. Üniversiteden uzunca bir süre uzak kaldık. Türkiye’de üniversite öğrencilerinin, bölge ülkeleriyle, özelinde Ukrayna’ya ilgisinin bu kadar yüksek olduğunu görmek ve bu konuda gençlerle fikirlerimizi paylaşıyor olabilmek bir ayrıcalık.

Ukrayna, bağımsızlığını ilan ettiği 1991 yılından, 2014 yılı şubatına kadar, siyasi olarak tarafını tercihini tam olarak belirleyememiş, bir ülkeydi. İkinci cumhurbaşkanı Leonid Kuçma’nın 10 yıllık yönetim zamanında çok vektörlü dış politika ismiyle vücut bulan Batı ile Rusya arasında denge politikası benimsendi. 2013 yılının kasım ayında Rusya ile Gümrük Birliği ve Avrupa Birliği ile Serbest Ticaret Antlaşması arasında kararsız kalan dönemin yönetiminin, önce Avrupa ile anlaşacağını söyleyip, daha sonradan Rusya’ya yönelmesi, toplumda geniş bir hayal kırıklığına yol açtı. Avrupa yanlısı olarak başlayan gösteriler, daha sonra ise yolsuzluk karşıtı protestolara dönüştü. Sonuçta Yanukoviç iktidarı devrilirken, Kırım’ın Rusya tarafından ilhakını, ülkenin sanayi bölgesi olan doğudaki iki eyalet Lugansk ve Donetsk’in oluşturduğu Donbas bölgesindeki kanlı çatışmalar takip etti. Minsk I ve Minsk iki görüşmeleriyle bugün için ateşkes sağlanmış durumda.
minsk-ceasefire-agreement45
Yakın zamandaki gerginliklerle beraber hâlihazırda son durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Minsk II antlaşmasına rağmen Doğu Ukrayna’dan küçük çaplı da olsa zaman zaman çatışma haberleri geliyor. Bununla birlikte ülke topraklarının %93’ünün kontrolü merkezi hükümetin elinde ve siyasi, ekonomik reformlar, Batı’nın ve Batı kurumlarının desteğiyle gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Yapısal reformların sonuçları görülmeye başlandı. Ülke insanı her şeye rağmen, iyimser, pozitif ve gelecekten yana ümitli.
2247170
Krizin başlangıcından itibaren Ukrayna’nın ve Rusya’nın ekonomik kayıpları ne düzeydedir?

Hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın ciddi ekonomik kayıpları oldu. Ukrayna ekonomisi resmi rakamlara göre 2014 yılında %9 küçülürken, bu yılın ilk iki çeyreğindeki küçülme ise Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre geçen yılın aynı dönemine göre %16 gibi oldukça dramatik bir oranda gerçekleşti. Yılın genelinde ise beklenen küçülme %9’dan aşağıya olmayacaktır. Ülkenin para birimi grivna %70’e yakın değer kaybederken, %0 olan enflasyon %50’lere yaklaştı. Dış ticarette ise %40’ları bulan bir daralma var.

Rusya’ya gelince yaşananlardan, Rusya ekonomisi de büyük zarar gördü. Rusya Merkez Bankası’nın döviz rezervleri 500 milyar dolardan 300 milyar dolara düşerken, Rusya önemli bir ticaret partnerini; Ukrayna’yı büyük oranda kaybetti. Düşen petrol fiyatları ve yaptırımların da etkisiyle rublenin dolar karşısındaki değer kaybı %50’yi aşarken, 2014 yılında küçülen Rusya ekonomisinin bu yıl da küçüleceğine şüphe yok.
18249_I_p-01043423
Rusya ve Ukrayna arasındaki bu kriz ortamında Batı’nın Ukrayna’ya verdiği desteği ekonomik açıdan yeterli buluyor musunuz?

Geçmişte reformlar konusunda ayak sürüme konusundaki tüm sabıkasına rağmen, Ukrayna çok sayıda reformist yasayı meclisten geçirmiş ve uygulamaya almış durumda. Doğudaki kargaşaya, ülkenin son 2 yılda yaşadıklarına ve ülkenin seçimini Avrupa’dan yana yapmış olmasına rağmen, Batı’nın mali desteği görece çok az. Yunanistan’a 2008 krizi sonrasında, 220 milyar dolar sağlayan AB, Ukrayna’ya bugüne kadar yalnızca 5.5 milyar dolarlık bir destek verdi. Üstelik, Yunanistan için toplam 85 milyar Euro’luk yeni bir kurtarma paketi daha gündeme alınmış durumda. Evet, Yunanistan AB üyesi, hatta Euro bölgesinin bir parçası ama Ukrayna’da Avrupa’nın istikrarı için çok ama çok önemli bir ülke. ABD’nin ise, Ukrayna’ya garanti ettiği kredi yalnızca 3 milyar dolar. IMF’in sağladığı 17.5 milyar dolar ile birlikte düşünülse bile bu rakamların Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu şok yardım için yetersiz olduğu görülüyor. Halkın, Batıya yönelimi kuvvetli bir biçimde desteklemesi için yapısal reformların ve ülkenin Batı tercihinin getirilerini çok ama çok hızlı bir biçimde görmesi gerek. Yoksa hiç arzu etmediğimiz siyasal istikrarsızlıkların baş göstermesi ve ülkenin güçsüz iktidarlar üreten seçim sarmalına girmesi riski karşımızda duruyor.
high_noon_in_relations_between_imf_and_ukraine_has_matured_159588
Yakın zamanda Ukrayna Parlamentosu IMF’nin yeni yardımlar için şart koştuğu yeni yasaları onaylamadı. Ayrıca, IMF Ukrayna ekonomisi için %9 küçülme öngördü. Bu dâhilde, Ukrayna’nın önümüzdeki süreçte dar boğazdan kurtulmasının yolu nedir?

Evet Ukrayna Yüksek Meclisi bazı yasaları çıkarma konusunda zaman zaman ağır hareket edebiliyor ama bir bütün olarak baktığımız da IMF’in taleplerinin büyük oranda yasalaştığını görüyoruz. Bu yıl için öngörülen %9’luk küçülme bana göre iyimser sayılabilecek bir tahmin ancak 2016’da büyümeye tekrar dönüş yapacağımızı düşünüyorum. Ukrayna liderliği yapısal reformların gerçekleştirilmesi ve yolsuzlukla mücadele konusunda tavizsiz bir tutum takınmalı. Bu ne kadar hızlı ve kararlı yapılırsa, dar boğazdan çıkışta o kadar hızlı olur.

401226_img650x420_img650x420_crop
Ukrayna krizinde Türkiye’nin pozisyonunu nasıl görüyorsunuz?

Ukrayna krizinde, Türkiye, stratejik ortağı ve dostu Ukrayna’nın yanında yer almıştır. Yeni yönetimin ilk kabul ettiği büyükelçi Türkiye Cumhuriyeti büyükelçisi olurken, yönetim değişikliği sonrasında Kiev’e ilk ziyaretlerden birini belki de birincisini Türkiye Cumhuriyeti dışişleri bakanı gerçekleştirmiştir. Aynı şekilde ülkemiz Kırım’ın Rusya tarafından ilhakını kabul etmediğini ve asla kabul etmeyeceğini de tüm dünyaya deklare etmiştir. Cumhurbaşkanımızın marttaki Ukrayna seyahatinde ise, Ukrayna’ya 50 milyon doları kredi, 10 milyon doları hibe toplamda 60 milyon dolar yardım yapılması da karara bağlanmıştır.
11046498_850524551707916_7137916396430382207_n
Krizin başlangıcı itibariyle Türk girişimcilerin yatırımlarında bir azalma oldu mu? Ayrıca, kriz ortamında Türk yatırımcılar için alınması gereken tedbirler nelerdir?

Ukrayna’daki Türk sermayesi dün bu ülkeye yatırım yapmamıştır ve dolayısıyla bugün de çekip gidecek değildir. Bu ülkede kalıcıyız. Anacak çoğu ithalatçı olan firmalarımızın küçülen pazar, düşen alım gücü ve değer kaybeden yerel para biriminden kaynaklanan sorunlardan etkilendiğini söylememek mümkün değil. Buna karşılık, pazara yeni girişlere ya da mevcut firmalardan bazılarının yatırımlarını genişlettiklerine, tanıklık ediyoruz. Türk yatırımcılar mevcut ekonomik koşullarda kur risklerini azaltmaya, iş yapma süreçlerini daha verimli hale dönüştürmeye ve ticaretlerindeki ya da üretimlerindeki yerli girdi oranını artırmaya çalışmalılar.
TUID-767x1024
Bu kriz ortamında TUİD olarak lobi faaliyetlerinizi devam ettirebiliyor musunuz? Ayrıca, krizin fırsata çevrilebilmesi adına Türk yatırımcılar için muhtemel fırsatlar nelerdir?

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği(TUİD) olarak bugün, dünya üzerindeki en aktif yurtdışı Türk işadamı derneklerinden biri olduğumuzu ifade edebilirim. Ukrayna’daki yabancı ülke işadamları dernekleri arasında ise oldukça saygın bir konuma sahibiz. Ülkenin içinde bulunduğu kriz ortamına rağmen, derneğimiz üyelerinin ve yönetimin gayretleri ve Ukrayna’daki Türk iş dünyamızın destekleriyle plan, proje ve faaliyetlerine kesintiye gitmedi, bilakis son yıllarda nicelik ve nitelik olarak artış sağladı. Bu süreçte Türkiye ve Ukrayna arasındaki ekonomik, ticari ve kültürel ilişkilerin gelişimine elimizden geldiğince katkıda bulunmaya devam ediyoruz.

Ukrayna’da gelecek vaat eden tarım, bilgi işlem teknolojileri, enerji ve emlak gibi sektörlere Türk yatırımcılar daha fazla ilgi göstermeliler. Aynı şekilde, içinde bulunduğumuz dönemin bu ülkede hafif sanayiye dönük yatırımlar için fizibilite yapılarak değerlendirilmesi sağlıklı olacaktır.
ukrayna-turkiye-iliskilerini-660x330
Son olarak, bir yazınızda Ukrayna’nın kurtuluşunda Türkiye’nin rolüne değinmiştiniz. Türk Akımı Projesi bu rolün bir aracı olabilir mi?

Türkiye yaklaşık 20 yıldır Avrupa ile Gümrük Birliği’ne sahip, 2001 krizi sonrasında ise IMF ile başarılı bir istikrar programı yürüttü, kuruma borcunu kapatırken, ciddi bir büyüme süreci de yaşadı. Ülkemizin her iki alanda yaşadığı olumlu ve olumsuz deneyimleri bugün için benzer bir süreci yaşayan Ukrayna için faydalı olacaktır. Bir başka önemli konu Türkiye’nin son 30 yılda turizm ve sivil havacılık gibi ilgili sektörlerdeki başarıları, turizm alanında bugün için potansiyelini kullanmaktan maalesef çok uzak bir durumda bulunan Ukrayna için yol gösterici olabilir. Türkiye ve Ukrayna arasında enerji üretimi, iletimi ve güvenliği gibi alanlarda da işbirliği yapma imkânları mevcut.

Hacı Mehmet BOYRAZ

Share on Facebook127Share on Google+0Share on LinkedIn34Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: