İsviçre ve İsviçre-Ukrayna İlişkileri

by burakpehlivan on 26/08/2011

haber

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kyiv Post beğenerek takip ettiğim bir yayın organı. Haftalık yayımlanan bu gazete, Ukrayna’da olup bitenleri İngilizce bir kaynaktan takip etmek isteyenler için güzel bir seçim. Dönem dönem bu gazetede ülkelerin milli-önemli günleriyleparalel olarak ülke analizleri yapılıyor. Bu analizlerde aslında ulaşılması kolay olmayan bazı istatistikler okuyucu ile paylaşılmış oluyor. Ben de gerek bu istatistiklerden, gerekse kişisel arşivimdeki istatistiklerden yola çıkarakzaman zaman Ukrayna’nın başka ülkelerle ilişkilerine ilişkin  yazılar kaleme alıyorum. Bu yazılar, kah Türkiye perspektifinde Ukrayna’nın bu ülkelerle ilişkilerini karşılaştırmalı olarak ele aldığım yazılar oluyor, kahsa yalnızca Ukrayna ile bu ülkelerin ilişkilerini değerlendirmekle yetiniyorum.

İsviçre, Alp Dağları üzerinde korunaklı bir ülke. İsviçreliler bir savaş yaşamamış olmakla övünüyorlar. Ülkeyi oluşturan 26 kantonyönetim biçimini konfederasyon olarak belirlemiş. Ülkede, Almanca, Fransızca ve İtalyanca resmi dil, bunun dışına Latince’nin bir lehçesi olan Romanic milli dil olarak kabul ediliyor. Ülkede birçok farkı dilin konuşulması, vatandaşlarının işini dış ticarette kolaylaştırıyor. Birçok presjtijli uluslararası kurum ve dünya merkezini ya da Avrupa karargahını İsviçre’de kurmuş durumda. İsviçre’nin savaş yaşamamış olması ve her büyük savaşta tarafsız kalması ülkeyi para için güvenilir bir liman haline getirmiş. İsviçre Bankacılığı’nın ser verip sır vermez tutumu sayesinde diktatörlerin halklarından çaldığı paralardan, kara paraya, vergisi ödenmemiş milyarlarca dolarlık işadamı servetlerinden, bürokratların edindikleri kirli paralara kadar birçok servete bu bankalar ev  sahipliği yapıyor.

Dünya değişiyor, buna parelel finansal kurallar ve sistemler de değişiyor. Özellikle 2008 yılında yaşadığımız global ekonomik kriz ülkeleri sermaye hareketlerini daha iyi kontrol etmeye yöneltti. ABD’nin ve AB’nin yoğun baskısına dayanamayan İsviçre hükümeti son birkaç yıldır, bankalar üzerindeki sır perdesini kaldırıyor. Bankalar artık müşterilerinin bilgilerini başta ABD olmak üzere birçok ülkenin ilgili devlet birimleri ve vergi otoriteleriyle paylaşıyorlar. İsviçre bankalarının, rakiplerine karşı rekabet avantajı getiren
gizlilikleri ortadan kalkıyor. Tüm bunların sonucu olarak UBS, Credit Suisse  gibi İsviçre bankalarının karlılığı düşüyor ve bu bankalar önemli işten çıkartmalara imza atıyorlar. Daha birkaç gün önce UBS 3.500 kişiyi daha işten çıkaracağını deklare etti. AB’nin ve Euro Bölgesi’nin dışında kalmak, ayrıca Schengen ortak vize alanına geç katılım İsviçre’nin turizm, finans ve iş dünyasındaki konumuna da ket vurmakta. Her ne kadar geçtiğimiz günlerde İsviçre’nin Zürich kenti ortalamada dünyanın en yüksek maaşlarının verildiği
şehir seçilse de, İsviçre’nin, petrol şeyhlerini bile kıskandıran karşılşatırmalı refahı geçmişin çok gerisinde.

Saat endüstrisi, bankacılık sektörü, ilaç, kimya sanayi ve şık kayak tesisleriyle ünlü İsviçre’nin Ukrayna ile ekonomik ve ticari ilişkileri
çok gelişmiş değil. İki ülke arasındaki ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 123 milyon $ olarak gerçekleşmiş. 7,6 milyon nüfusa sahip İsviçre’nin, yalnızca 130 vatandaşı Ukrayna’da ikamet etmekte. Buna karşılık İsviçre’nin Ukrayna’daki doğrudan sermayesi 1 milyar $’ı buluyor ve neredeyse Türkiye’nin buradaki 1,3 milyar $ ‘lık yatırımına yakın bir rezerv teşkil ediyor. Ukrayna büyüyüp, geliştikçe, ülkenin refahı arttıkça İsviçre ile ticaret hacmi de, ülkedeki İsviçre sermayesi da artacaktır.

İsviçre ve benzeri Avrupa’nın küçük ülkeleriyle iyi ilişkiler içerisinde olmak elbette Ukrayna için önemlidir. Ancak Ukrayna’nın esas stratejik çıkarları daha büyük ülkelerle iyi ve yapıcı ilişkilerden geçiyor. Rusya, Almanya, Fransa, İtalya, ABD, Çin ve tabii ki Türkiye gibi ülkelerle. Türkiye bu noktada, tarihsel bağları, iyi komuşuluk ilişkileri, hızla gelişen dinamik ve Ukrayna ile birbirini tamamlayan ekonomisi ile ön plana çıkıyor. Geçtiğimiz hafta Ukrayna’nın Türkiye için neden önemli olduğunu yazmıştım, önümüzdeki hafta ise
Türkiye’nin Ukrayna açısından önemine ilişkin bir yazı kaleme alacağım.

Burak PEHLİVAN

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

{ 1 comment… read it below or add one }

Victor Fatih Sahin August 28, 2011 at 23:47

Yazılarınızla beraber hem istatistiksel hem de güncel bilgilere sahip oluyoruz.

Teşekkür ederiz.

Reply

Leave a Comment

Previous post:

Next post: