Burak Pehlivan: Erdoğan’ın Ukrayna Gezisi, ilişkilerde önemli bir milat olabilir

by burakpehlivan on 23/03/2015

yd-20150320-ukrayna-09-karsilama
Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabineden 6 önemli bakanın ve ülkenin önde gelen işadamlarının da aralarında bulunduğu geniş bir heyet ile Ukrayna’ya bir çalışma ziyareti gerçekleştiriyor. Bu ziyaret çok önemli zira, yönünü Avrupa Birliği ile bütünleşme doğrultusunda çizen Ukrayna’ya bu Türkiye’den yapılan ilk yüksek düzeyli ziyaret olacak. Yeni Ukrayna hükümeti, yalnız AB ve Kuzey Amerika ülkeleriyle değil, başta Türkiye olmak üzere gerek komşu ülkelerle gerekse Ortadoğu, Afrika ve Uzakdoğu ülkeleriyle de ekonomik ve siyasi ilişkilerini önümüzdeki dönemde geliştirme arayışında. Aynı şekilde Türkiye de Karadeniz komşusu Ukrayna ile mevcut iyi ilişkilerini daha da güçlendirme arzusunda.

Temelleri 2011 yılında atılan ve iki ülke arasında başbakan ya da cumhurbaşkanı seviyesinde her yıl toplanan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi, Ukrayna’nın yoğun ekonomik ve siyasi gündemi nedeniyle, 2014 yılında toplanamamıştı. Bu ziyarette bu konsey de toplanacak. Türkiye’nin yaklaşık 20 ülkeyle Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi oluşumu var ve bu konseylerden en iyi çalışanların başında Ukrayna Konseyi geliyor. Ukrayna ve Türkiye ilişkilerinin son yıllarda ekonomik, siyasi, kültürel ve insani boyutların tamamında gelişmesinde, güçlenmesinde hiç kuşkusuz adeta ortak bakanlar kurulu şeklinde toplanan konsey toplantılarının ve bu toplantılarda alınan kararların etkisi büyük oldu. Son 10 yılda, AB adaylık çıpasına sahip, OECD, NATO, G20 gibi kurumların üyesi olan Türkiye ekonomik gelişimi için ihtiyaç duyduğu yabancı sermayeyi güçlü bir biçimde çekerken; güçlenen ve büyüyen Türk özel sektörünün özellikle çevre ülkelere yatırım ilgisi arttı. Dolayısıyla 700’ün üzerindeki Türk firmasının, Ukrayna’ya toplamda 2,5 milyar doları aşan yatırım yapması, yda da Türk inşaat firmaları aralarında otoyolların, 5 yıldızlı otellerin, köprülerin, havalimanlarının, stadyumların bulunduğu 2 milyar doların üzerinde taahhütü bu ülkede gerçekleştirmesi tesadüf değil.

İki ülke ekonomik ilişkileri, Ukrayna’nın ekonomik açıdan çok zor bir dönem geçirdiği son iki yıla rağmen görece iyi düzeyde seyretmekte. Karşılıklı ticaret hacmindeki daralmaya rağmen, Türkiye, Ukrayna’nın, 2,5 milyar dolar ile 2014 yılında en fazla dış ticaret fazlası verdiği ülke olmuştur. Krize rağmen, Türk firmaları Ukrayna’daki yatırımlarını önemli oranda korurken, Türkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Türk Havayolları ise birçok havayolu şirketinin seferlerini azalttığı ya da ofisini kapadığı Ukrayna’da, 13 yıl aradan sonra Kherson’a düzenli sefer başlatan ilk uluslararası havayolu şirketi olurken, bir başka önemli Ukrayna şehri Zaporoje’ye ise bu yılın ilk yarısında itibaren İstanbul’dan uçma kararı almıştır. Firma başta Kiev İstanbul hattı olmak üzere, bu ülkeye yaptığı diğer seferlerin ise frekansını artırmaya arayışındadır. Low cost Türk havayolu şirketlerinden Atlasjet bir Ukrayna şirketi olarak uçuş izni beklerken, diğer Türk özel havayolu şirketleri ise Lviv, Odesa ve Harkov gibi şehirleri İstanbul’a bağlıyor. Artan ve çeşitlenen ulaşım imkanlarının ticarete ve turizme katkısı eksponansiyel olacaktır.

Türkiye, Ukraynalıların turizmde bir numaralı destinasyonu olma özelliğini 2014 yılında da korudu. Her ne kadar Türkiye’yi ziyaret eden Ukraynalı turist sayısı 2013 yılındaki 758.000’lik rakamdan, 2014 yılında 650.000’e düşse de, yaşanılan kriz düşünüldüğünde ve yılın büyük bölümünde Donetsk ve Simferepol Havalimanlarının çalışamadığı göz önüne alındığında bu düşüş oldukça makul olarak değerlendirilebilir. 2015 yılının ilk iki ayında ise Türkiye’yi ziyaret eden Ukraynalı turist sayısında geçen yılın aynı dönemine göre %3-4’lük bir artış söz konusu. İki ülke insanı karşılıklı ziyaretlerle birbirini daha iyi tanırken, her geçen yıl daha fazla evliliğe tanıklık ediyoruz. Dünyanın birçok yerinde başarılı olan Türk dizilerinin ise, Ukraynalıların ilgisi ise her geçen gün daha da artıyor. Yeni yeni başlamakla birlikte özellikle Meydan olayları sonrasında ise Ukrayna’nın ve ülkenin zengin kültürünün, Türkiye’de daha da çok bilindiğine, takdir edildiğine tanıklık ediyoruz. Bu kültürel etkileşimler hiç kuşkusuz siyasi ve ekonomik ilişkilere de olumlu yansıyor.

AB adayı Türkiye, 1996 yılında beri Avrupa ile Gümrük Birliğine sahiptir. Ukrayna ise bu süreçte çok yeni. Türkiye gibi büyük bir nüfusa sahip ve adaylık/üyelik sürecinde AB kamuoyunda tüm üye ülkelerin desteğine sahip olmayan Ukrayna, Türkiye’nin benzer deneyimlerinden istifade edebilir. Türkiye’nin yaptığı doğruları örnek alabilir ve bu süreçte yapılan yanlışları ise tekrarlamaktan uzak durabilir.

Türkiye ve Ukrayna arasında 2012 ağustos ayından itibaren önce vizeler karşılıklı olarak kalktı, daha sonra ise vizesiz kalma süreleri 30 günden 60 güne çıkarıldı. İnsanların serbest dolaşımının turizme de ikili ticarete de olumlu yansımaları oldu. Mal ticaretini önündeki engelleri kaldıracak Türkiye Ukrayna Serbest Ticaret Antlaşması ise karşılıklı ticaret artışını daha da ivmelendirecektir. Bu ziyaretin gündem maddelerinin belki de önemlisi bu Serbest Ticaret Antlaşmasına son şeklin verilmesi olacaktır.

Türkiye, Ukrayna’nın yalnız iyi gününde değil, kötü gününde de yanında olan bir dostudur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, bu kadar yüksek profil ve genişlikte bir heyetle yaptığı ziyaretin içeriği ve zamanlaması tesadüf değildir. Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenlik haklarını her daim savunmaktadır. Türk şirketleri ise Ukrayna’nın geleceğine ve yeni hükümetin yolsuzlukla mücadele, şeffaflık, hukukun üstünlüğü ve reformların yaygınlaştırılması gibi hedeflerine inanmakta ve Ukrayna ekonomisine her yıl daha fazla yatırım yapma arzusundadır. Bunun en büyük örneğini ise hiş kuşkusuz krizin en yoğun yaşandığı bu dönemde ana hissedarını bir Türk şirketi olan Turkcell Holding’in oluşturduğu Astelit, geçtiğimiz ay 3G ihalesini 3 Milyar 355 milyon grivnaya şeffaf bir ihale süreci sonucunda kazanarak vermiştir. Ukrayna’nın parlak geleceğinde, ülke insanının refah artışında hem iki ülkenin gelişen ticaretinin hem de bu ülkedeki Türk şirketlerinin fark edilir bir payı olacağını ümit ediyorum. Avrupa Meydan’ı sonrasında, Türkiye’den yapılan bu ilk önemli ziyaret bu sürecin inşallah güzel bir başlangıcı olacaktır.

Burak Pehlivan
Bu yazının orijinali İngilizce olarak, Doğu Avrupa’nın en önemli yayın organlarından biri olan Kyiv Post’da yayımlanmıştır.

Share on Facebook114Share on Google+0Share on LinkedIn23Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: