Ukrayna Türkiye İlişkileri’nin geleceği

by burakpehlivan on 11/03/2014

ukrayna-turkiye-iliskilerinin-gelecegi-burak-pehlivan
Ukrayna’da çok hızlı bir 100 gün geçirdik. Halk protestolarının sonucunda iktidar el değiştirirken, geçici hükümet kuruldu. Cumhurbaşkanının yetkilerinin daha kıstılı olduğu, buna karşılık meclisin otoritesinin genişlediği 2004 anayasasına dönülürken, Ukrayna meclisi Yükse Rada, erken cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 25 Mayıs tarihinde düzenlenmesine karar verdi. Bu gelişmelerden AB ve ABD’nin memnun olduğu görülürken, Rusya’nın ise sürece tepkisi sert oldu. Ukrayna’nn en büyük dış ticaret partneri, Kiev’deki yönetimin meşruluğunu tartışmaya açarken, Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde ise de facto bir durum oluşturdu. Rusya, Kiev’deki hükümeti ve Batı’yı, Kırım’ın geleceğini ve Doğu Ukrayna’nın bir bölümündeki Rus yanlısı gösterileri masada tutarak ve daha başka bazı enstürmanları kullanarak, Ukrayna eski Cumhurbaşkanı ile o dönemki muhalefet temsilcileri arasında imzalanan ve Polonya, Almanya, Fransa Dışişleri Bakanları ile Rusya temsilcisnin hazır bulunduğu 21 Şubat tarhli antlaşmaya dönülmesine zorlamaya çalışıyor zira Rusya’yı göre bu antlaşmayı ihlal eden taraf, dünyadaki yaygın görüşün aksine sabık cumhurbaşkanı değil. Tarafların durumları ve tutumları net, biz nelerin yaşanacağını önümüzdeki dönemde yaşayıp göreceğiz, peki bu süreçte Türkiye ve stratejik partneri Ukrayna’nın ilişkileri ne gibi bir seyir izleyecek?

Siyasi konular uzun bir yazı konusu olabilir ancak bu yazıda şunu belirtmek ile yetineceğim, yeni Kiev yönetimini ilk ziyaret eden yabancı ülke dışişleri bakanı, Türk dışişleri bakanı Davutoğlu olurken, Tükiye Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü konusunda tartışmasız bir tutum takınmıştır. Yaşananların, Ukrayna halkının özgür iradesi çerçevesinde, diyalog ve barış içerisinde uzlaşma ile çözülmesi konusunda çağrı yapılmasıyla yetinilmemiş, çözüm için oluşturulan çalışma grubunda yer almayı da taahhüt etmiştir. Kuşkusuz Kırım Türkleri’nin durumu da, Türkiye’nin sürece karşı hassasiyetini pekiştirmektedir.

rusya-ukraynanin-ithalatina-kisitlama-getirebilir (1)

Türkiye’nin Ukrayna ihracatı 2013’te %20 artış gösterdi

Türkiye ve Ukrayna ekonomileri birbirlerine rakip değil, tamamlayıcı ekonomiler. Ukrayna Türkiye’ye ağırlıklı olarak hammadde ve yarı mamul ihraç ederken buna karşılık sanayi mamülleri alıyor. Türk sanayisi daha ziyade Ukrayna’dan aldığı hammaddeyi işleyip, katma değer oluşturarak 3. ülkelere satıyor. Türkiye Ukrayna’nın 4. büyük dış ticaret partneri ve en fazla dış ticaret fazlası verdiği ülke olma özelliğine sahip. 2013 yılında iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 6,7 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Ukrayna’nın toplam ithalatının %9 düştüğü bir yılda, Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı %20 oranında arttı. Kaldı ki 2013 yılı, Türkiye’nin toplam ihracatının neredeyse yerinde saydığı bir yıl dolu. Ukrayna ve Türkiye arasında birkaç yıl içerisinde 20 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak gibi iddialı bir hedef koyulmuştu, bu hedef başarılabilir mi? Gerekli şartlar olgunlaşırsa kesinlikle bu rakam hayal değil. Bunun olmasında en önemli aşama ise kuşkusuz iki ülke arasında müzakereleri bitme aşamasına gelen Serbest Ticaret Antlaşmasının ivedilikle imzalanmasıdır.

ukraynada-turk-sermayesi-ve-krizde-alinabilecek-onlemler-burak-pehlivan3 (1)

Serbest Ticaret Antlaşması’nın imzalanması ikili ticaretin önünü açacaktır

Ukrayna’da 700 civarında Türk sermayeli firma var ve bu ülkedeki Türk sermayesi üçüncü ülkelerden gönderilen kaynak ile birlikte 2 milyar doları aşıyor. Ülkede Türk müteahhitlik firmaları bugüne kadar 2 milyar doların üzerinde iş tamamladılar, bir o kadar değerdeki projeyi ise devam ettiriyorlar. Türkler yalnız inşaat, perakende gibi sektörlerde değil, hızlı tüketim mamulleri, makine, ilaç, kozmetik, dayanıklı tüketim, iletişim gibi pek çok sektörde bu ülkede güçlü işletmelere, markalara sahipler. Son yıllarda Türkiye ve Ukrayna arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler tarihinin en iyi dönemlerinden birini yaşıyordu. Elbette ülkenin içinde bulunduğu kriz ortamından kısa vadeli de olsa ticari ilişkiler etkilenecektir. Bununla birlikte orta ve uzun vadede iki ülkenin ekonomik ve ticari ilişkilerinde özellikle Serbest Ticaret Antlaşmasının imzalanmasıyla birlikte yukarıya güçlü bir artış bekleyebiliriz.

ukraynada-turk-sermayesi-ve-krizde-alinabilecek-onlemler-burak-pehlivan1 (1)

Karşılıklı turizm hareketlerinde 2013 yılında rekor kırıldı

İki ülke ekonomik ilişkilerinin güçlü olduğu bir başka alan ise turizm. 2012 yılında vizelerin karşılıklı olarak kalkması ve başta THY olmak üzere Türk havayolu şirketlerinin Ukrayna’ya artan sefer sayılarıyla bu alanda ciddi bir hareketlilik yaşandı. Geçtiğimiz yıl Ukrayna’dan Türkiye’ye gelen turist sayısı, tarihi zirve olan 750.000 rakamını aştı. Aynı şekilde ülkemizden, bu ülkeye gelen turist sayısında da rekor kırıldı ve 171 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Ukrayna’yı ziyaret etti. Dolardaki değerlenme, Ukraynalılar’ın alım gücünü düşürecektir. Bu nedenle yurtdışında tatil yapan Ukraynalı sayısında azalma yaşanması ve Türkiye’nin bundan etkilenmesi olasıdır.

Ukrayna’da, bir önceki iktidar döneminde ekonomide en büyük başarı, döviz fiyatlarında istikrarın sağlanması olarak gündeme getiriliyordu. Ancak, Ukrayna para birimi grivna son birkaç ayda dolar karşısında %15-20 bandında değer kaybı yaşadı, daha önemlisi kurda bir istikrar oluşmadı ve yüksek bir volatilite söz konusu. Güne 1 dolar 11 grivnadan başlarken, aynı gün içerisinde 12’ye çıktığı, gün sonunda ise kurun 10,5 grivnaya düştüğü zamanlar oldu. Böyle bir ortamda bırakın yatırımı, kısa vadeli planlama yapmak bile çok zor. Ukrayna Merkez Bankası, döviz alımlarına 6 gün valör getirerek, döviz mevduatlarının bankadan vadesinden önce çekimine bazı kısıtlamalarak uygulayarak ve daha başka bir dizi önlem ile para birimindeki yüksek değer kayıplarının önüne geçmeye ve kurda öngörülebilirlik oluşturmaya çalışıyor.

amerika-ukrayna-konusunda-ne-yapmali (1)

Ukrayna’ya, AB, ABD ve IMF’nin güçlü mali yardım paketi bekleniyor

Geçici Başbakan Yatsenuk’un ifadesiyle devlet hazinesi bomboş. Maliye bakanlığı yetkilileri ise iki yılda 35 milyar dolarlık bir finansman ihtiyacından söz ediyorlar. AB’nin, Ukrayna’ya 11 milyar euroluk mali destek paketini açıklamasına, ABD’nin 1 milyar dolar borç vereceğini taahhüt etmesine, IMF’nin ise Ukrayna ile 15 milyar dolar civarında olması planlanan yeni bir stand-by antlaşması için müzakereleri başlatmasına ve yeni hükümetin ekonomik ve siyasi durumu kontrol altına alıp, yönetebilmesine paralel olarak en azından önümüzdeki birkaç ayda döviz fiyatlarında daha öngörülebilir ve istikrarlı bir dönem yaşanacaktır. AB’nin 11 milyar €’luk mali paketinin aslan payını Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın önümüzdeki birkaç yılda bu ülkede kullandıracağı toplam tutarı 5 milyar € olacak krediler oluşturuyor. Bu kurumun Ukrayna direktörü ise bir Türk bankacı, Şevki Acuner. İlginç bir tesadüf ki, 2008 global krizinden sonra IMF ile antlaşma imzalayan Ukrayna’da o dönemde IMF’nin temsilcisi de yine bir Türk bankacı olurken, hükümetin IMF danışmanı ise eski BDDK başkanı Engin Akçakoca’ydı.
UKRAINE-UNREST-EU-RUSSIA-POLITICS-DEMO
Ukrayna, 2008 yılından beri kendini ekonomik olarak toparlayamadı. 2009 yılında ekonomi %15,6 oranında küçüldü ve son 2 yıldır büyüyemeyen ekonomi hala 2008 yılı değerlerine ulaşabilmiş değil. Birçok yabancı sermayeli banka, firma süreç içerisinde ülkeyi terk etti. Türk iş dünyası da neticede bu çetin iş ortamında iş yapıyor. Son 3 aydır yaşanan ekonomik gelişmeler ülkede iş yapmayı çok daha zor hale getirdi. Bunca yılın burada sıkıntısını çeken ve halen dayanma gücü olan Türk firmaları bugünleri de inşallah atlatacaktır. Bu konuda alınabilecek önlemler ve yapılabilecek destekleri birkaç yazıda daha önce kaleme almıştım.

Ukrayna’nın önünde tarihi bir fırsat var

Ukrayna’ya kısa vadeli bakmayacak, sermaye yapısı güçlü, vizyon sahibi Türk firmalarının pazara girşi için uygun bir dönem yaşanacaktır. AB’nin, ABD’nin, ülkesinde 1,5 milyon Ukrayna kökenli seçmen bulunan Kanada’nın ve tabii ki IMF’nin Ukrayna’ya henüz daha olası destekleri konuşulurken, daha şimdiden birçok batılı, çokuluslu firma bu ülkeyi yatırım radarlarına almış durumdalar. Ülkede bu kargaşa içerisinde yabancı sermayeli şirket kurulumlarında artış var. Ukrayna’nın önünde tarihi fırsat var. Yolsuzlukla mücadele, hukukun üstünlüğü, demokratik değerlere bağlılık, özgürlüklerin genişletilmesi gibi alanlarda yapılacaklar; başta siyaset kurumunda, devlet idaresinde ve ekonomide gerçekleştirilecek reformlar ülkede kuşkusuz yatırım iklimini hızla düzeltecek ve Ukrayna gibi tasarruf açığı yüksek, sermaye birikimi düşük bir ülkede halkın refahının hızla artmasına katkıda bulunacak yabancı yatırımların önünü açacaktır.

Ukrayna topraklarının Avrupa’da bulunan kısmı itibariyle en büyük Avrupa ülkesidir. 45 milyonluk bu ülkenin milli gelirinin önümüzdeki yıllarda kişi başına 4.000 dolarlık seviyesinden çok ama çok daha yukarılara çıkacağına şüphem yok. Bu noktada Türkiye, Karadeniz komşusunun ekonomik gelişiminde önemli bir siyasi ve iktisadi partner olarak göze çarpacaktır.

Burak Pehlivan

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: