Türk Havayolları 2023 Vizyonu ve Bir Yol Hikayesi , Burak Pehlivan

by burakpehlivan on 19/12/2013

turk-havayollari-2023-vizyonu-ve-bir-yol-hikayesi
Geçtiğimiz hafta yaşamımın en uzun yolculuklarından birini yaptım. Uzun derken kastettiğim katedilen mesafe değil, yolda geçen zaman. 63 saatilik seyahatimin 8 saati uyuyarak, yaklaşık 50 saati ise iptaller, gecikmeler derken yolda geçti. Hoş bu 50 saatin en az 40 saatini okuyarak, yazarak ve güzel insanlar ile sohbet ederek değerlendirdim. Ayrıca bu zamanın büyük bir bölümünde bir müşterisi olarak etkileşimde bulunduğum Türkiye’nin tek global markası Türk Havayolları’nı (THY) düşünme, değerlendirme imkanım da oldu. Bundan dolayı yolda geçen zamanı bir kayıp olarak görmüyorum. Kendi yol hikayemin arka planında THY’yi yazmaya ise seyahatin dönüşünde, bavulumu beklerken Kiev Borispol havalimanında başlıyorum.

turk-havayollari-2023-vizyonu-ve-bir-yol-hikayesi4Mümessilliğini yaptığımız Alman makine üreticisinin Bremen’deki fabrikasında çok önemli bir bayi toplantısı katılacaktım, burada sektörümüzün efsanevi ismi olan firma sahibi ile de ilk kez görüşecektim. Dolayısıyla işi şansa bırakmamam gerekiyordu ve bir gün önceden Bremen’e geçip, ertesi gün ise 11:00’da başlayacak toplantıya katılacak, toplantı bitiminde firma sahibiyle görüşmemi gerçekleştirecektim. Tüm bunlar 3 saat içinde olacaktı, zira 14:00’da firma sahibi Bremen’den ayrıacaktı.

Gezilerimde zaman açısından büyük bir problem yoksa  fiyat farkı hatırı sayılır bile olsa THY ile uçmaya özen gösteririm. Türk Havayolları tamamen özelleşse de bu düşüncemin değişeceğini zannetmiyorum. Bu gezimde de öyle yapıyorum, kaldı ki bileti birikmiş miller ile satın alıyorum. 11 uçağı ile Kiev’de İstanbul’a hareket edeceğim. 14:30’da Hannover uçağı ile Almanya’ya geçip daha sonra 2 saatlik bir tren yolculuğuyla Bremen’e ulaşacağım. Tabii işler her zaman planlandığı gibi gerçekleşmeyebiliyor. Hem Kiev’de, hem İstanbul’da ciddi kar yağışı var. Evden erken çıkmama rağmen, kötü hava koşullarına Kiev’in Taksim’i diyebileceğimiz Bağımsızlık  Meydanı’ndaki AB yanlısı eylemler de eklenince güç bela Kiev Borispol Havalimanı’na yetişiyorum. Burada uçağın bir saat rötar yapması beni başta sevindiriyor ancak uçak içerisinde bu gecikmeye 2 saat daha eklenince, İstanbul’a indiğimizde artık Hannover uçağını yakalamam mümkün değil. Transit masasına gittiğimde görüyorum ki ortalık ana baba günü onlarca uçak iptal olmuş ya da ertelenmiş.  Hannover uçağı da iptal olanlar arasında, zaten zamanında İstanbul’a varsaymışım da uçamayacakmışım.

turk-havayollari-2023-vizyonu-ve-bir-yol-hikayesi3“Almanya’da herhangi bir yere uçurun” diyorum görevliye, “bugün mutlaka gitmem gerek” diye de ekliyorum. 19:30 Frankfurt uçağı ertesi gün sabah 03:00’e alınmış, en erken uçuş seçenği bu. 3 saatlik uçak yolculuğu , bir saat zaman farkı derken, saat başı trenlerinden  biriyle 4 saatlik bir seyahatten sonra en geç 10’da Bremen’de olur, toplantıya yetişirim diye geçiriyorum içimden, memur “uçağın kalkacağını garanti edemem” deyince Kopenhag ya da Zürih gibi başkentlerden aktarma seçeneklerine bakıyorum ama oralardan da Bremen’e zamanında yetişmem mümkün değil, mecbur Frankfurt seçeneğini kabul ediyorum.
Atatürk Havalimanı THY’nin merkezi ancak ne THY’ye ne diğer havayollarına artık burası yetmiyor. Havaalanı işletmecisi firma elbette karını optimize etmek istiyor bunda da haklı olabilir ancak THY’nin milyonlarca dolar harcayarak yaptığı dinlenme salonunun önünü simit mağazası ve kahve dükkanıyla kapatmak ne kadar doğru? Uzun süreceği anlaşılan yolculuğumda bunları düşünüyorum.Markalaşma, özelinde Türk markaları son zamanlarda üzerinde çok kafa yorduğum bir tema. Bu konuyu ilerleyen haftalarda geniş bir biçimde ele alacağım ancak şu an burada yazabilirim ki Türk Havayolları herhangi bir marka değil; adıyla, rengiyle, dünyadaki bilinirliğiyle ülkemizin tek global markası. 100’den fazla ülkedeki yüzlerce farklı  şehirdeki operasyonları ile ülkemizin yüzü adeta, bundan dolayı belki de daha hassas düşünüyorum. Kaldı ki yaptığı prestij ağırlıklı ve marka bilinirliği odaklı kampanyalar ile tüm dünyada yalnız kendisinin de değil, adıyla özdeş bu toprakların da imajını parlatıyor. Ayrıca Türk Havayolları’nı tercih eden bir yabancı ülkemize gelsin gelmesin, seyahati süresince aslında ülkemizi ziyaret ediyor, tüm etkileşimlerinde ülkemizi de kısmen değerlendirmiş oluyor.

turk-havayollari-2023-vizyonu-ve-bir-yol-hikayesi6

Sabah saat 3 uçağının gecikmesiz olarak kalkacağı bildiriliyor  ekranda ben bunları düşünürken.  Çok şükür diyorum, uçağı biniyoruz, o da ne? Uçağın içerisinde, yarım saatlik aralıklar ile yapılan anonslarla 2 saatten fazla gecikmemiz olacağını peyder pey anlıyoruz. Sonuca ulaşmak için sahip olunan parametreler doğrultusunda en iyisini yapmaya çalışırım genelde de başarırım ama elbette her zaman değil. Gereken yapılmış ve sonuca ulaşılamamışsa bu işte bir hayır var derim.  Bu sefer de uçakta öyle düşünüyorum. Artık yetişmem olanaksız gözüküyor, yine de sinirlenmiyorum, elimden geleni yapmışım. Kafamı dağıtmak için yanımdaki koltuktaki yolculuk arkadaşımla Frankkurt ve oradan Bremen’e nasıl gideceğime dair bir sohbet başlatıyorum.  Bu arada artık bavulum da yok iptallerin gölgesindeki kargaşada Atatürk Havalimanı’nda bavulum da kaybolmuş yine de eleştirmiyorum kimseyi çünkü görevlilerin nasıl can siparene çalıştıklarına bizzat tanık olmuşum.

turk-havayollari-2023-vizyonu-ve-bir-yol-hikayesi2

Yol arkadaşım beni sakince dinliyor, bazı notlar alıyor ve bir iki yazı gönderiyor, sonra da emin bir sesle “merak etmeyin, toplatınıza yetişeceksiniz” diye ekliyor. Nasıl diyorum? Sorumu kartvizitini vererek cevaplıyor, yanımdaki kişinin Türkhavolları’nın Frankfurt müdürü Serdar Külçür olduğunu o an anlıyorum. Yol boyunca Türk havayollarını konuşuyoruz, bildiğimi düşündüğüm birçok bilginin üzerine yenileri ekleniyor. Türk Havayolları yalnız yolcu taşımıyor, Teknik A.Ş ile birçok havayolu şirketine teknik servis verirken, kendi uçak koltuklarını, kabin modüllerini, mobilyalarını üreten fabrikaları var artık. Türkiye’nin son 10 yılda ortalama %4 küsür büyüdüğü bir dönemde ortalamada her yıl %4o küsür büyümüş, 2023’de ise hedef en azından Avrupa’nın en büyüğü olmak. Bu rakamları dinliyorum ama daha önemlisi bu rakamları anlatanın heyecanını, sabaha karşı olmasına rağmen enerjisini görmek, dinamizmi hissetmek bana keyif veriyor. Ne tesadüf ki aynı gün THY’nin yönetim kurulu başkanı ve genel müdürü de Türk basınıyla THY ve hedefleriyle  ilgili görüşüyor ve ertesi günkü gazetelerde bu haberler var.

Alana indiğimizde Türk Havayolları  ile aynı ittifak çatısı altındaki Lufthansa’dan Bremen biletim ayarlanmış bile, Serdar Bey neredeyse son aşamaya kadar bizzat eşlik ediyor ve süreci garanti altına alıyor. Yardım olmadan bileti ayarlamam mümkün değil zira uçaktaki son koltuk bana verilmiş ve  uçağa ucu ucuna yetişiyorum. 10’da Bremen’de, 10:30’da ise fabrikadayım, imkansız gibi görünen hedefe ulaşmış oluyorum.

turk-havayollari-2023-vizyonu-ve-bir-yol-hikayesi5

Diyeceksiniz ki THY’ye övgüler düzüyorsun çünkü işini çözmüşler. Bu satırları, 63 saatlik yolculuğunun 50 saatini yolda geçirmiş ve şu an itibarıyla kaybolan bavulunun yanlışlıkla gönderildiği Frankfurt Havaliman’ndan gelmesini  Kiev’de bekleyen biri olarak yazıyorum. Hatalar olur, olacaktır ama şunu biliyorum ve bizzat gördüm ki Türk Havayolları ve onun hizmet aldığı yardımcı firmalar bu sorunları çözmek için ellerinden geleni yaptılar, yapıyorlar. Siz yukarıda, icra komitesi başkanlığı, genel müdürlük gibi seviyelerinde istediğiniz kadar vizyon çizin, hedefler koyun, Frankfurt’taki ofis müdürünüz ya da Samsun’daki istasyon şefiniz veya uçaktaki kabin memurunuz ya da uçağın bakımlarını yapan motor teknisyeniniz bu hedefleri içselleştirip, gerçekleştirmeye inanmadıkça ve uygulamaya dökemedikçe sonuca ulaşamazsınız fakat görüyorum ki Türk Havayolları bunu başarmış,   dolayısıyla 2023 hedeflerine ulaşılacağından şüphem yok.
Havacılık karlı bir sektör değil dünya havacılık sektörünün karlılğı %’2’nin bile altında ama sivil havacılık oluşturduğu etki ile ekonomide çarpan etkisi oluşturuyor. Bu çarpan etkisini bugün Türk işadamlarımız da, ülkemizin gözbebeği İstanbul da yaşıyor. Artan uçuş ağı ve sefer sıklığıyla birçok noktaya İstanbul’dan ve bu noktalardan İstanbul’a  ulaşımın kolaylaşması çokuluslu firmaların merkezlerinin İstanbul’a taşınmasına katkı sağlıyor, işadamlarımız ise özellikle  bölge ülkelerine ve Afrika’ya çok daha kolay ve seçenekli uçabildikleri için görece avantajlı hale geliyorlar. Ayrıca ülkemizde turizm de müthiş bir biçimde ivmeleniyor. Daha da önemlisi Türk Havayolları bunları sağlarken bütçeye yük olmuyor, hem büyüyor hem de kar ediyor.

Her seyahat bir yol hikayesidir bu da benim hikayem. Bu hikayemi keyifle  yazıyorsam eğer kuşkusuz  güzel sohbetleriyle yolculuğuma renk katan yol arkadaşlarıma minnet borçluyum.   Frankfurt’taki genç, çalışkan ve idealist THY müdürü dışında, Ukrayna’nın geçirdiği ekonomik ve siyasi kriz ortamına rağmen bu ülkeye yatırım yapmak için gelen Türkiye’nin önde gelen bir holdinginin üst düzey yöneticisi, Rus Ordusu’nda 10 yıl subaylık yaptıktan sonra, ordunun geleneklerini kaybettiğini düşündüğü için istifa eden ve bugün makine ticaretiyle uğraşan Sibiryalı Yevgeniy, Türkiye’nin son yıllardaki ekonomik büyümesini hayranlıkla takip ettiğini görüşmemiz boyunca sık sık tekrarlayan Bulgar sanayici, Kamerun’daki madenine Türk Havayolları’nı tercih ederek giden Sivastapollu işadamı ve de Atatürk Havalimanı’ndaki uzun bekleme süremi sohbetiyle kısaltan Türk Ukrayna İşadamları Derneği’nin İstanbul Temsilcisi Mehmet Küçük’e bu vesileyle teşekkürler.

Burak PEHLİVAN

Share on Facebook148Share on Google+0Share on LinkedIn3Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: