Kreşatik, Kiev’in İstiklal Caddesi

by burakpehlivan on 06/08/2013

1910940_2ffe0c43

Bir şehri şehir yapan içindeki insan kadar, o şehrin caddeleri, sokakları, binaları, ağaçları, parklarıdır da. Lise yıllarımda, kadim dostum Mert Nuhoğlu ile İstanbul’u parçalara ayırır, her hafta sonu yürüyerek bu parçalardan birini gezerdik. Başlangıç noktamıza varış hariç hiç ulaşım aracı kullanmadan onlarca saat yorulmadan, büyük bir keyifle caddeleri, sokakları arşınlardık. Bir gün Üsküdar’dan, Anadolu Kavağı’na yürür, bir başka gün Haliç kıyılarını gezer, başka bir gün ise Beşiktaş sahilinden Sarıyer uzanan bir rota çizerdik. O zamanlar internet olmadığı için gideceğimiz güzergahları önceden kitaplardan, dergilerden çalışırdık. Rotamızda önemli bir müze, bina ya da park varsa onu mutlaka ayrıntılı bir biçimde inceler, gezdiğimiz caddenin, sokağın bugününü olduğu kadar geçmişini de yaşamaya çalışırdık. Doğduğum, büyüdüğüm İstanbul’a ilgim hiç azalmadım ama son birkaç yıldır ağırlıklı olarak yaşadığım Kiev de zamanla kalbimde önemli bir yer edindi. Kiev, elbette İstanbul’a göre daha küçük, kompakt bir şehir bununla beraber öğrencilik yıllarım kadar zamanım da yok, dolayısıyla bu güzel şehri hala tam anlamıyla gezdiğimi söyleyemem.

Fırsat buldukça Kiev hakkında yazılar yazıyorum. Kiev’i Kiev yapan caddelerini, sokaklarını ise yazmaya Andrevskiy yokuşunu anlatan birkaç yazı ile yıllar önce başlamıştım. Bu seriye bugün Kiev’in kalbi Kreşatik ile devam edeceğim. Önümüzdeki günlerde Ukrayna’nın bu güzel başkentinin sıradışı, dikkat çeken birkaç caddesini daha, Bogdana Himeniltskava’yı, Bulvar Şevçenko’yu, Vladimirskaya’yı, Garadetskava’yı kendi açımdan tanıtmaya, yorumlamaya çalışacağım.

1941-год-Крещатик-до-войныYazının başlığına dönelim, Kiev’in ana caddesi Kreşatik ile İstanbul’un İstiklal’ini karşılaştırmak ne kadar doğru? Elbette bu iki cadde Atina’nnın Ermou Caddesi ile İstiklal arasındaki benzerlikler kadar benzerlik taşımıyor ancak aralarında birçok ortak nokta da bulmak mümkün. Ukrayna’nın başkentinin ana caddesi Kreşatik’in ortasındaki Bağımsızlık Meydanı, aynı İstiklal caddesinin başındaki Taksim meydanı gibi ülkenin en önemli meydanı ve önemli toplumsal olaylara ev sahipliği yaptı, yapıyor. İstiklal Caddesi yedi gün 24 saat trafiğe kapalı olarak insan selleriyle akarken, Kreşatik ise yalnızca haftasonları ve bayramlarda bu havaya bürünüyor, bir farkla ki Kreşatik’in genişliği kabaca İstiklal’in 5-6 katı. Her iki caddenin boyunca şık cafeler, restoranlar, dünyaca ünlü markaların mağazaları, etkileyici fasada sahip binalar sıralanıyor. İstiklaldeki binalar daha küçük ölçekli ve narinken, Kreştaik’teki binalar ise II. Dünya Savaşı sonrası hızla toparlanan Stalin Sovyetleri’nin devlet gücünü ve azametini yansıtmaya çalışan dev kütleli yapılar. İstiklal Caddesi’nde dolaşmayan bir yabancı nasıl İstanbul’un havasını eksik almışsa,  Kreştatik üstünde volta atmadan da Kiev’in ruhunu anlamak bana göre mümkün olmuyor.

Kreşatik Caddesi, ismini eski Slav dilindeki Kreşeniye(Hreşeniye) yani vaftiz kelimesinden alıyor. Kiev Rusları’nın büyük hükümdarı Prens Vladmir, 988 yılının temmuz ayında tebaasına hıristiyanlığın Ortodoks mezhebini kabul etmelerini buyurmuş ve onlar ile birlikte  bu caddenin bulunduğu yerden Dinyeper nehrine vaftiz olmaya yürümüş. Bu şekilde Slavlar’ın önemli bir bölümü hıristiyan olmuş. Ruslar, Ukrainler ve Beyaz Ruslar’ın kendi ataları olarak Kiev Rus Devletini gördüklerini burada belirteyim. Slavlar ve Ortodokslar için çok önemli bir tarih olan bu olayın 1025. yıldönümü kutlamaları için geçtiğimiz haftasonu  Rusya Devlet başkanı Putin ve Sırbıstan, Moldova, Beyaz Rusya gibi ülkelerin liderlerinin de aralarında bulunduğu onbinlerce kişinin Kiev’e gelmesi ve  büyük bir kutlama tertiplenmesi elbette tesadüf değil.

photoreport_353_0860Kiev Rus döneminde, hatta 18. yüzyıla kadar ticaretin ve zanaatın merkezi Kiev’de Padol bölgesiydi. Kreşatik Caddesi’nin bugün bulunduğu alanın büyük bölümü şehrin sınırları dışıında kalıyordu. Kreşatik’in bir cadde haline gelmesi 19. Yüzyılın ikinci yarısını buldu. 1870’lerden itibaren  cadde Padol’ün ticari ve ekonomik üstünlüğünü ele aldı. Cadde boyunca görece yüksek katlı iş ve ticaret binaları dikildi. Kreşatik’in simge binalarının başında ise  ülkenin en varlıklı işadamı Rinat Ahmetov tarafından satın alınıp Londra’daki Harrrods Mağazası benzeri bir alışveriş merkezine dönüştürülmesi planlanan ve benim de bunun hakkında daha önce bir yazı yazdığım ЦУМ geliyor. Bu bina II. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde 1939 yılında Moskovalı mimarlar Metsoyan ve Friedman tarafından inşa edildi. Savaşı görece az bir hasarla atlatan bina, bugün Sovyet Yapıcılık Sanatı’nın en önemli örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Binanın dış görünümü korunarak, çağdaş normlarda bir alışveriş alanına dönüştürülme çalışmaları gece ve gündüz hummalı bir şekilde devam ediyor.
II. Dünya Savaşı’nda hemen hemen tamamen yıkılan Kreşatik Caddesi, savaş sonrası, 50’li yılların ortalarına kadar, Stalin’in emri ve sunduğu geniş fonlar ile görkemli bir biçimde yeniden inşa edildi. Sovyetler Birliği döneminde gerek Ukrayna Sovyeti’nden, gerek Rusya’dan, gerekse Demir Perde’yi oluşturan diğer ülkelerden buraya gelmek, Kreşatik’te dolaşmak, bir hayal, büyük bir ayrıcalık olarak zihinlerde taht kurmuş, kitaplara, filmlere, romanlara konu olmuştur. Yeni Ukrayna Barok Stili süslemeli binaların yanı sıra Savaş sonrası Stalin mimarisinin eşsiz örnekleri geçmişte Sovyet yoldaşları etkilerken, günümüzde ise  şehre gelen yabancıları kendilerine hayran bıraktırıyor.

Реклама2Besarabya Meydanı ile Avrupa Meydanı arasında, şehrin güney kuzey ekseninde yer alan bir- bir buçuk km’lik Kreşatik caddesi  haftasonları araç trafiğine kapatılarak, yayaların tatlı işgaline terk edilirken, caddenin tacı ise Avrupa Meydanı’na daha yakın düzenlenmiş Bağımsızlık Meydanı, Ukraince ismiyle Maydan Nezalejnisti’dır. Maydan sözcüğü, Türkçe’de kullandığımız Meydan sözcüğüdür ve Türkler  ile etkileşimin sonucu olarak Ukraince’ye geçmiştir.

Kreşatik’in başlangıcındaki  Besarabya Meydanı, Ukrayna’nın Güney Bölgesi’nde yer alan ve üstünde Osmanlılar ile Ruslar arasında sert çarpışmaların yaşandığı neticede ise Ruslar’ın egemenliğine giren Besarbaya Bölgesi’nden ismini alırken caddenin sonunu oluşturan Avrupa Meydanı ise  ismini caddenin ilk oteli olan ve Fransız tüccar Germaine Breton tarafından işletilen Avrupa Oteli’nden almaktadır. Geçmişin Avrupa Oteli bugün Ukrayna Evi olarak kültürel, sanatsal, siyasi etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.

Kreşatik’in üstündeki meydanların, onu kesen sokak ve caddelerin hepsinin geçmişleri, bugünleri  ayrı ayrı birer yazı konusu ama, Kreşatik 15 numarada yer alan şık ve yüksek bir kemer geçilerek girilen ve Pasaj olarak isimlendirilen sokağa  burada ayrı bir paragraf açmak istiyorum.  Louis Vitton, Roberto Cavalli, Prada gibi lüks markaların mağazalarının birbirleri arkasına sıralandığı Pasaj,  Kiev’in efsane mimari Gorodetskiy’in bronz heykeli ve bu  sokak üstündeki  şık cafelerle Kiev’i ve Kreşatik’i daha da renklendiriyor. Bu sokak, Kreşatik’e göre çok daha genç, inşa tarihi 1. Dünya Savaşı’nın hemen öncesine 1913-1914 yıllarına dayanıyor.

maydan i kreshatikKiev, çok güzel bir şehir ve bu şehri ana caddesi Kreşatik ve caddenin ana meydanı Bağımsızlık Meydanı olmadan düşünmek mümkün değil. Avrupa’nın en yeşil başkentlerinin başında gelen Kiev’i, Turuncu Devrim’de kurulan çadırlar ve yapılan gösteriler ile Dünya Gündemi’ne oturan Maydan’ı(Meydanı) ve Kreşatik’i daha iyi tanımak, gezmek gerek. Gezerken ise binaları anlamak, inanın ki bu caddeden de, Kiev’den de, yaşamdan da aldığınız zevki artıracak.

Burak PEHLİVAN

Share on Facebook188Share on Google+0Share on LinkedIn6Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

{ 6 comments… read them below or add one }

Dr Erkan AKILLI August 8, 2013 at 18:20

Burak bey yazınız için sizi tebrik ediyorum. Caddenin nasıl oluştuğunu geçmişten bugüne gelişimini çok güzel inceleyip kendi yorumlarınız ile anlatmışsınız.
İlk defa Kiev i ziyaret edeceklere ve daha önce gezmiş olanlara çok yardımcı olacaktır.

Reply

evrim January 8, 2014 at 15:06

Tebrikler. Çok detaylı ve aydınlatıcı bir yazı olmuş. Bir kaç ay önce Kiev’deydim. Ben de anlatmaya çalıştım. Birkaç detaylı post’um var. Bence oldukça güzel ve diğer Avrupa ülkelerinden farklı bir şehirdi..

http://www.mornings-evenings.com/kiev-part-2-get-lost-in-kiev-%E2%99%A5/

Reply

burakpehlivan January 11, 2014 at 13:36

Evrim Hanım elinize sağlık, paylaşımınızı okudum. Kiev hakkında profesyonelce olsun, amatörce yazılmış olsun fazla Türkçe içerik yok, bu açıdan yazılan her şey kıymetli.

Reply

evrim January 15, 2014 at 12:21

Çok teşekkür ederim.

Reply

Mesut November 23, 2014 at 20:08

Burak bey makalelerinizi keyifle okuyorum hepsi faydalı ve okadar da tanıtıcı Bulunduğunuz mevkiyi Gereği gibi taşıdığınız verdiğniz pozitif enerjiden dolayı yeni başarılarınızın devamı dileğiyle sevgiler

Reply

burakpehlivan January 13, 2015 at 11:10

Mesut bey çok teşekkür ederim. Bu güzel sözlerinizi ve dileklerinizi hakedebilmek için öyle görülüyor ki daha çok çalışmamız gerekecek. Saygılar.

Reply

Leave a Comment

Previous post:

Next post: