Ukrayna Ekonomisi’nde 2013 Yılında Büyüme

by burakpehlivan on 09/07/2013

156747721

Ukrayna, global ekonomik krizin etkisiyle 2009 yılında gerçekleşen %15,6’lık rekor küçülmenin öncesinde; Kuçma’nın son iktidar yılı 2004’te ve sonrasındaki Turuncu Devrim iktidarlarının ilk 4 yılında hatırı sayılır bir büyüme yaşadı. 2010 yılının başında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda, başkanlığa Viktor Yanukoviç seçilirken, mecliste Bölgeler Partisi’nin önderliğinde hükümeti kuruldu. 2010 ve 2011 yıllarında istikrarın sağlanması ve 2009’daki küçülmenin baz etkisiyle ülke ekonomisi sırasıyla %4,1 ve %5,2 büyüdü(Ukrayna İstatistik Kurumu). Ancak büyüme oranı geçtiğimiz yıl sıfıra düştü. İçinde bulunduğumuz yıl ise başlangıçta her ne kadar hükümetin ve IMF’in tahminleri %3 civarında büyümeyi öngörüyor olsa da bu büyüme tahminleri zaman içerisinde aşağıya doğru güncellendi ve güncellenmeye devam ediyor.

220px-Ukrainian_salary_mapUkrayna ekonomisi 2013’ün ilk çeyreğinde %1,1 küçülürken, inşaat sektöründeki küçülme ise %14,8’i buldu, sanayi üretiminde ise daralma %5’in üzerinde gerçekleşti. Tarım ve ormancılıktaki %5,7’lik, ticarette ise %3,1’lik büyüme ne yazık ki ekonominin küçülmesini engelleyemedi. Mevcut veriler ve öngörüler doğrultusunda hükümet 2013 yılına ilişkin büyüme tahminini %1-1,5 aralığına çekmiş durumda. IMF’e göre, Ukrayna bu yıl büyüme kaydedemeyecek. Büyümeye ilişkin en kötümser tahmini ise ülkenin son dönemde en büyük kreditörlerinin başında gelen ve geçtiğimiz günlerde Ukrayna Ülke direktörlüğüne bir Türk bankacının, Şevki Acuner’in atandığı Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası(EBRD) yapıyor, bu kuruma göre ülke ekonomisinde bu yıl %0,5’lik bir daralma yaşanacak.

Ukrayna, Türkiye’den farklı olarak yaşlı bir nüfusa sahip ve nüfusu artmıyor. Dolayısıyla ekonomide büyüme yaşanmamasının sosyal etkileri görece daha az oluyor. Türkiye’nin medyan yaşı 29’lerdeyken, bu ülkede 40’ın üzerinde. (CIA factbook). Bununla birlikte büyümede pozitif ve istikrarlı rakamlara ulaşmak 2015 yılında gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde iktidar için çok önemli. Dolayısıyla mevcut durumu değiştirecek bazı hamlelerin yapılması gerekiyor.

Russa-Ukraine-art_1650452c

Peki Ukrayna’da bugün yaşanan durum ne, tekrar pozitif büyüme rakamlarına dönebilmek için neler yapılabilir? Durum tespitine devam edelim. IMF’in hükümette istediği başta hane halklarına yüksek doğalgaz zamları olmak üzere talepleri karşılanmadığı için bu kurumdan kredi alamayan hükümet, bono piyasalarında görece çok yüksek faizler ve kısa vadeler ile borçlanıyor. Ülkenin kredi derecelendirme kuruluşları tarafından verilen kredi notları çok düşük seviyelerde, 2013 ve 2014 yılında yüksek dış borç ödemeleri var ve döviz rezervleri azalıyor. ABD ve AB siyasi nedenlerin de etkisiyle ülkeye özel sektör yatırımlarının önünü açmakta isteksiz davranıyorlar. 4 yıldır dolar karşısında sabit kalan grivna kuru sonucunda, parası bu dönemde dolar karşısında değer kaybeden Türkiye ve Rusya gibi ülkelerdeki ihracatçılar başta metal sanayi olmak üzere Ukrayna’daki üreticilere karşı rekabet avantajı kazandılar. Buna paralel ülkenin en büyük döviz sağlayıcısı olan bu sektörde 2011 yılı ortasından beri düşen global metal fiyatlarından dolayı sıkıntı var. Fabrikaların bir bölümü kapanıyor ya da çalışan sayısında tenkisata gidiliyor.

Ülkenin ihracat yaptığı pazarlarda başta AB olmak üzere büyüme beklenmezken, Ukrayna’yı Belarus ve Kazakistan ile kurduğu gümrük birliğine davet eden hatta davet etmek bir yana bu konuda baskı uygulayan Rusya, zaman zaman Ukrayna ürünlerinin ülkeye girişine engeller çıkarıyor. Bunun en bariz örneği, otomotiv sektöründe yaşanmış ve Ukrayna otomotiv sektörü en büyük ihracatını yaptığı bu ülkede koyulan kullanım vergileri sonucunda ciddi bir ihracat kaybı yaşamıştı. 2012 yılında Ukrayna’da iç pazarda %22’lik artış yaşanmasına rağmen, aynı yıl ülkedeki otomotiv üretiminde çift haneli küçülme yaşandı. AB ile Ortaklık Antlaşması, Rusya ile Gümrük Birliği’nin kıskacında olan ülkede her iki ülkeye de ihracatın artması global ekonomideki yavaşlama da düşünüldüğünde zor gözüküyor. Bu alandaki istisnai sektör ise 2011 yılında 12,5 milyar dolarlık ihracattan, 2012 yılında yalnızca bir yılda 19,5 milyar $’a ulaşan tarımdır. Tüm olumsuzluklara rağmen bu sektöre hem yerli sermaye hem de yabancı sermaye yatırım yapmaya devam ediyor.

8e9e94a45fd0d7a40c004016331ce5b195d03e71-505x2841

Yukarıda saydıklarımız ekonomik büyümenin karşısındaki dışsal faktörler, peki içsel faktörler neler? Ukrayna küçük işletmelerin ekonomiye katkısında Rusya’daki oranın bile çok gerisinde yalnız %18’lik bir orana sahip. Ülkedeki özel sektör rekabetçi, dinamik değil. Bir başka problem ise yüksek reel faizler. Döviz fiyatınn sabitlenmesi pahasına ülkede faizler çok yüksek seviyede seyrediyor. %20’nin üzerindeki reel faizler ile firmaların borçlanması, üretim, ticaret yapması çok zor, piyasada ciddi bir para kıtlığı söz konusu. Bu duruma çek, senet gibi ödeme araçlarının olmaması da eklendiğinde birçok sektörde durgunluk had safhaya ulaşmış durumda.

Dünyada Bankası’nın kolay iş yapma endeksinde geçtiğimiz yıl Ukrayna 185 ülke arasında 152. sıradaydı. Hükümet ekonomide reform yapma arzusunda, bunda ise kısmen başarılı oluyor ancak böyle bir ekonominin kısa sürede dönüşmesi kolay değil. Ülke, yapılan reformların etkisiyle bu yıl listede 15 basamak yükselerek 137. sıraya yükseldi. Hükümetin hedefi ise ilk 100’e girmek. Şirketlerin, sahiplerinin rızaları dışında reydır saldırıları ile el değiştirmesinin önüne geçilmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması, ticaret, borçlar hukukunun çağdaş normlara ulaştırılması, böylece alacaklara daha rahat ulaşımının önünün açılması ve KOBİ’lere düşük faizli kredilerin verilebileceği bir ekonomik ortamın oluşturulması gündemdeki ilk maddeler. Vergi, sosyal güvenlik reformu gibi alanlarda gelişme sağlamak da hükümetin hedefleri arasında. Bu alanlarda sağlanacak gelişmeler ülkede iş dünyasının, yabancı sermayenin ve büyümenin önünü açacaktır. Bu maddeler ekonomik alanda yapılacaklar, ya da yapılması planlananlar.

Siyasi alanda Batı ile ilişkilerin iyileştirilmesi ve IMF ile yeni bir standby antlaşması yapılması ülkeye borç ve yatırım olark yabancı sermayenin girişini hızlandıracaktır, ne yazık ki ülkenin kendi iç tasarruf imkanları ile ihtiyaç duyulan yatırımları yapması ve yüksek büyüme rakamlarına ulaşması çok zor. Ukrayna liderliği AB ve Rusya’nın başını çektiği Gümrük Birliği arasında seçim yapmaya zorlanırken, Çin, Türkiye, Brezilya, Arap devletleri gibi üçüncü ülkelerle ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirme politikasını başarıyla uyguluyor. Bu yönde devam edilmeli, ancak içerde gerekli reform kararlarının alınması ve bu reformların uygulamaya dönüştürülmesiyle hem yerel hem de yabancı sermayeye güven verilmeli. Bunlara paralel, AB ve Rusya ile ilişkilerini belli, istikrarlı bir zemine oturtmuş Ukrayna’da özellikle tarım sektörünün dinamosunda global durgunluğa rağmen çok ciddi büyüme oranları yaşanabilir. Bu ise ülkede hızla refahın artmasını ve yaşam kalitesinin düzelmesini beraberinde getirecektir.

Burak PEHLİVAN

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

{ 1 comment… read it below or add one }

Dr.Erkan July 15, 2013 at 23:07

Yazınızda Ukrayna ekonomisini ve bulunduğu durumu çok güzel özetlemişsiniz Burak Bey. Teşekkür ederim.
Ukrayna son 4 yıl içinde ekonomik krizden bir hayli etkilenmiş durumdadır. Tabi bu durumda destek alabileceği eski dostu Rusya’dan, AB reformları gereği uzak durmakta fakat AB birliğide çok büyük bir batağın içindedir. Bence Rusya ile daha güçlü iş birliği yapmalıdır. En hızlı ve etkili çözüm bu olacaktır.

Reply

Leave a Comment

Previous post:

Next post: