Taraf Yazarı Hıdır Geviş, Ukrayna’daki Türk İş Dünyası’nı yazdı.

by burakpehlivan on 13/03/2013

photo (2)

Türkiye’ye sosyal medyayı ilk getiren gazetecilerden, sosyal medyanın sempatik bir o kadar da sembol isimlerinden Hıdır Geviş, Türk Ukrayna İşadamları Derneği (TUİD)’in davetlisi olarak geldiği Ukrayna’da, ilk yazısıyla Ukrayna’daki Türk İşadamlarını yazdı.

Türkiye’nin ekonomisyonerleri

Kiev’e hareket edecek uçağa doğru ilerlerken güler yüzlü sempatik bir beyefendiye dönüp “Ukraynalı mısınız” diye sordum. “Değilim” cevabını aldığımda, aksanından Türk olduğunu anladım ve konuşmayı İngilizce değil Türkçe devam ettirdim. Emre Sucu, Doğuş grubu için çalışıyormuş. Yılın belli bir kısmını İstanbul’da, belli bir kısmını da Kiev’de geçiriyor; eşi ve çocuğu sürekli olarak İstanbul’da, o ise hem orada hem burada…

Türk Ukrayna İşadamları Derneği’nin özel davetlisi olarak gittiğim Kiev’de, Emre Bey gibi pek çok Türk ile tanıştım. Kimi, bu ülkede büyük Türkiye şirketlerinin yöneticiliğini yapıyor, kimi kendi işini kurmuş, kimi Ukrayna veya Batılı şirketler için çalışıyor.

Bütün bu insanlarla tanıştıktan ve hikâyelerini dinledikten sonra, elimden olmadan onlara karşı hem bir minnettarlık hem de hayranlık duydum. Çünkü daha önce Türklerin olmadığı bir ülkede, kendilerine yepyeni bir hayat kurmaya çalışıyorlardı. Adım attıkları bu ülkede, kendilerinden önce örnek alabilecekleri, rol model olarak görebilecekleri kimseler yoktu. Öncesini bilmediğiniz karanlıkta, kendi elinizdeki mum ışığıyla yürümek gibi… Ukrayna halkının da Türkiye’den gelen bu insanlarla ilgili gerçeklere dayanan fikirleri yoktu, sadece önyargıları vardı. Kapalı bir sistem olan komünizmden gelen bir mirasla yabancılara şüpheyle bakıyorlardı çünkü onlara alışık değillerdi.

Nitekim Ukrayna’daki Türkler, bir anlamda her şeyi sıfırdan, kendi başlarına inşa ettiler. Bunun ne kadar zor ve tüketici olduğunu tahmin edersiniz. Ama bazen negatif etkenler pozitif sonuçlar doğurur, öyle de oldu… Zorluklar ve çatışmalar, Türk göçmenleri daha diri tuttu, mücadele güçlerini besledi. Bugün Türkler Ukrayna’da çok başarılı projelere imza atıyorlar. İnsana sempatik gelen bir nokta da Türk göçmenlerin geçmişte yaşadıkları bütün zorluk ve sıkıntılara rağmen yaşadıkları bu ülkeye olan sevgileri. Kendilerini Ukrayna’da farklı, ikinci sınıf vs. görmüyorlar, aksine gayet iyi hissediyorlar. Sistemin kendine özgü dinamiklerini de çözmüş ve buna uyum sağlamışlar… İşte bu nedenle komünizm sonrası Ukrayna’ya giden, orada ekmeğini kovalayan bu insanların macerası benim için Portekiz’den denize açılan ve yeni kıtayı keşfeden Christopher Columbus’unkinden hiç farklı değil. Türkiye’ye yeni bir kapı açtılar… Buranın kültürünü, yeme içme alışkanlıklarını oralara taşıdılar… İki toplum arasında bir tanışıklık sağladılar, bir sıcaklık inşa ettiler. Ukrayna’ya yeni gidecek Türkler için duygusal bir altyapı oluştururken, aslında ekonomik misyonerlik yaptılar. Ben isterseniz yazının bu kısmını çok fazla uzatmayayım ve Ukrayna’da yaşayan birbirinden farklı birkaç portreyi size sunayım.

» Cem Murat Aytaç: Kendisi Eczacıbaşı Madencilik Grubu’nun Rusya, Belarus ve Ukrayna operasyonlarından sorumlu. Kiev merkezli yaşıyor. Dokuz yıldır bu ülkede… Eşi ve iki çocuğu İstanbul’da. THY’nin seferleri nedeniyle sık sık İstanbul’a gidip gelebiliyor. İki yıl önce Türk Ukrayna İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Dernek başkanı seçildikten sonra, Ukrayna’daki işadamlarını birleştirici stratejiler izledi. Amacı buradaki Türkler arasında ciddi bir sinerji yaratmak ve bunu lobi faaliyetleri için kullanmak…

.» Burak Pehlivan: Henüz 34 yaşında ve uluslararası iş makinesi şirketlerinin Ukrayna ve Moldova distribütörlüğünü yürütüyor. Ukrayna ile ilişkisi 2003 yılında başlamış. 2009 yılında başkent Kiev’de Politeks Impeks adlı kendi şirketini kurmuş. Bekâr, ailesi İstanbul’da yaşıyor. Endüstri mühendisliği okumuş, pek çok dili rahatlıkla konuşuyor… Pehlivan, Ukrayna Beşiktaşlılar Derneği’nin kurucusu ve başkanı, arı gibi, çok enerjik…

» Dinkov Vyaceslav: Bulgar asıllı, Moldova doğumlu. Kendisi Moldova’da Türk lisesini bitirmiş. Marmara Üniversitesi’nde endüstri mühendisliği okumuş. Türkçeyi mükemmel konuşuyor. Toplam beş dil biliyor. Türkiye’yi ikinci anavatanı olarak görüyor. Türkiye asıllı bir şirket olan Dalgakıran’ın Ukrayna’daki genel müdürlüğünü yapıyor. Siyasete de çok hâkim, son derce sakin ve derin… Onunla konuşurken, bazen bir dervişle konuşuyor hissine kapılıyorsunuz.

» M. Hakan Yılmaz: Yaklaşık bir yıldır Türk Hava Yolları’nın Ukrayna genel müdürlüğünü yapıyor. 11 yıla yakın orta Avrupa’da bu görevini sürdürdü, yani hep dışarılarda. Ukrayna’da THY’nin pazar payını arttırmak, yeni hatlar açmak için çaba gösteriyor.

» Yavuz Ateş: Aslen Samsunlu. Kartalspor ve Gümüşhanespor’da profesyonel futbol oynamış. İnşaat okumuş. 2004 yılında Ukrayna’ya gelmiş, İngilizce ve Rusça öğrenmekmiş amacı… O zamanlar okullar Rusya’da yıllığı 4500 dolarken burada 800 dolarmış. Bir sene kalıp geri gitmeyi planlamış ama geliş o geliş hâlâ burada tekstil inşaat pek çok alanda çalışmış. Eşi Ukraynalı ve yakında bir de çocukları olacak. Yavuz Ateş şimdi kendi işini kurmuş. Kiev’in merkezinde Turquoise İstanbul adlı bir lokantası var. Döner, pide ne ararsanız var. Antalya’ya tatile gidip Türkiye yemeklerine alışan Ukraynalılar ona geliyor. Fiyatlar çok makul: harika bir döner dürüm ve Kiev usulü komposto 6,5 TL.

» Erhan Çimen: Bilişim sektöründe çalışıyor. 4,5 yıl önce Kiev’e Rusça öğrenmek için gelmiş ve kalmış… TUİD’in web Editörlüğünü yapıyor. Bekâr, ailesi Türkiye’de yaşıyor… Şimdilik hayatından memnun…

 

Kaynak:Taraf Gazetesi

Share on Facebook89Share on Google+0Share on LinkedIn5Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: